Haccı Anlamak, Hacı olmak, Hacı Kalmak

Hac, Müslümanlar açısından, hayatının en önemli değişim, gelişim ve belki de dönüşüm duraklarından biridir. Hacda arzu edilen ruhî yenilenmeyi sağlayabilmek için kişi, içindeki her türlü manevî kir ve pası, ruhuna yük teşkil eden bütün ağırlıkları söküp atmalıdır. Tüm dünyalık kaygıları bir tarafa bırakıp tam anlamıyla ruhunu arındırmaya yoğunlaşmalıdır.

Hacı için hayat, hacdan önce ve hacdan sonra olmak üzere ikiye ayrılır. Hacda beyaz bir sayfa açılır. Kutsal yerlerde hem geçmişe hem de geleceğe doğru bir yolculuk yapan hacı, hacda gördüğü ve yaşadığı hakikatlerden sonra, kazanımlarını korumaya gayret etmelidir.

Hac yapmaktaki temel hedeflerden biri, İslâm’ın neşet ettiği kutsal mekanlardan ibretler, dersler alarak hayatına yeni bir yön verebilmektir. Hacdan elde edilen kazanımların sürdürülebilmesi için bu güzelliklerin korunmasına büyük özen göstermek gerekir. Hacı olmak için kişi, manevî hayatını olumsuz etkileyen her şeyi bırakmak ve bir daha bunlara dönmemek kararlılığı ile yola çıkar. Dolayısıyla hacı olmak pek kolay değildir. Fakat asıl önemli olan, hacı olduktan sonra kazanılan bu güzellikleri sürdürebilmektir. Halkımızın “haccı tutmak” olarak dile getirdiği bu husus, aslında “hacı kalmayı” anlatan bir deyimdir. Haccın mebrur (hayırlı, makbul) olmasının asıl anlamı da budur. Hacının, hac yaptıktan sonra bir daha kötülüklere dönmeme taahhüdüne bağlı kalmasını ifade eder.

Hac, bir arınma sürecidir. Bu süreci yaşadıktan sonra tekrar kirlenmemektir hacı kalmak.

Hacı olma süreci kısa sürer, ancak hacı kalma süreci uzun ve sınavlarla doludur. Bu süreçte şeytan, kişinin kazanımlarını elinden almak için çok uğraşır. Şeytanın bu uğraşı, aslında hacda ne büyük kazanımlar elde edildiğinin de bir göstergesidir.

Hacı olmak, bir bakıma Müslüman olmanın sorumluluklarını hakkıyla yerine getirme taahhüdüdür. Hacı kalmak ise bu taahhüde bağlı kalmaktır.

Hacı kalmak, hayatında tertemiz bir sayfa açtıktan sonra bu sayfayı bir daha kötülüklerle kirletmemektir. Hacı kalmak, erdemli olmaktır. Hacı kalmak, hakka hukuka riayet etmektir. Hacı kalmak, örnek bir Müslüman olma sorumluluğunu daha bir bilinçle taşımaktır. Hacı kalmak, samimiyeti kuşandıktan sonra o samimiyeti kaybetmemektir. Hacı kalmak, şeytan taşlarken simgesel olarak şeytana atılan taşları kendi günahlarına atıp, günahları, kötülükleri, ahlâkî kusurları tekrar geri getirmemektir. Hacı kalmak, tövbeyi bozmamaktır. Hacı kalmak, sözüne bağlı olmak, verdiği sözden dönmemektir.

İslâm’a göre, hacdan döndükten sonra, dinî sorumlulukta herhangi bir değişiklik yok ise de insanlar hacıyı örnek bir Müslüman olarak görmek isterler. Bu bakımdan bilhassa olumsuz tutum ve davranışlarının İslâm’ın aleyhinde propaganda malzemesi yapılacağını göz önüne alarak hacı, daha bir dikkatli ve bilinçli olmak zorundadır.

Gerek dürüstlük, doğruluk, özü sözü bir olmak... gibi ahlâkî nitelikler açısından ve gerekse İslâmî bilinçlenme noktasından bir hacının, hacdan sonraki hayatının hac öncesinden daha güzel olması, makbul haccın en açık belirtisidir. Yaptığı hac, Allah’a saygısını, takvasını ve ahiret hayatına daha iyi hazırlanma şevkini ne derece artırmışsa, Allah nezdinde haccı o derece kabul görmüş demektir. Bundan dolayı hacı, hacdan sonraki hayatını, hac günlerinde odaklandığı İslâmî yaşantı doğrultusunda sürdürme çabası içinde olmalıdır. Allah’a verdiği sözü daima hatırında tutarak kötülüklerden, İslâm’ın onaylamadığı her türlü söz, fiil ve davranıştan uzak durmalıdır. Hacer-i Esved’i selamlarken yaptığı sözleşmeyi, ahdi bozmamalıdır. Çünkü o bu hareketiyle, bundan böyle Allah’ın emir ve yasaklarına karşı gelmeyeceğine söz vermiş olmaktadır. Bu itibarla hacı, yaptığı bu sözleşmeyi ihlâl edecek her türlü söz, fiil ve davranıştan uzak kalmaya özen göstermelidir. Şeytanın ya da heva ve hevesinin peşine takılarak ahde vefasızlık etmemelidir.

Değerli Hacılarımız!                                                                                                                                                                                    

Hac yolcusu, Hak yolcusudur. Rahmanın misafirleri olduğunuzu hiç unutmayınız. Tavaf esnasında gözünüzü Kâbe’den, gönlünüzü Kâbe’nin Rabbinden ayırmayınız. İhram, makamdan, mevkiden ve tüm imtiyazlardan soyunmanın simgesidir. Takva elbisesine bürünmektir. “Takva elbisesi daha hayırlıdır.” (A’raf suresi, 26)  Takva; Kulluk idrakini en üst noktaya çıkarmaktır. Sakınmaktır, korunmaktır, sevmektir, kalb-i selim’e (sükûn ve selamet üzere bir kalp) sahip olmaktır. Haccı sadece bir yasaklar manzumesi olarak algılamayınız ama, sakınılması gereken söz, fiil ve davranışlardan da kendinizi koruyunuz. Hac vesilesi ile, İman, İslam mertebelerini aşarak ihsan mertebesine ulaşmak idealleriniz arasında olsun. İhsan; “Sen yüce Allah’ı görmesen de, O’nun seni her zaman gördüğü şuurunda olmaktır.” Kimsenin gönlünü kırmayın ki, gönlünüz kırılmasın. Namazlarınız zaruret olmadıkça otel de kılmak yerine Mescid-i Haram da kılmaya gayret ediniz. Haccın aynı zaman da bir sabır eğitimi olduğunun idraki ile sabırlı olunuz. Kur’an’ın ifadesiyle “Mü’min öfkesini yutmalıdır.” Hacı, Müslüman kardeşlerine karşı anlayışlı ve hoşgörülü olmalı, başkalarını hor, hakir görme gibi bir tavırdan şiddetle sakınmalıdır. Çünkü sevgili Peygamberimiz “Mü’minin kardeşini hakir görmesi, günah olarak kişiye yeter.” buyurmuştur. Kul haklarına riayete ayrı bir özen gösterilmelidir. Herkesin eşit olduğu bir ortamda, kendisi için birtakım ayrıcalıklar aramak Haccın ruhuyla bağdaşmaz. Bayan Hacılar Kâbe’de mümkün mertebe hanımların namaz kıldığı yerleri kullanmalıdır. Hac ’da yüce milletimizi temsil açısından olumsuz imaj bırakılmamaya özen gösterilmelidir.

Güle güle gidiniz. Günahlarınızdan arınmış, hayatınızda tertemiz yeni bir sayfa açmış olarak salimen geliniz. Biz sizlere dua ediyoruz, sizler de dualarınızda bizleri unutmayınız. Şimdiden haccınız mebrur, sa’yiniz meşkur, amelleriniz ve dualarınız makbul olsun. 

Fahri SAĞLIK

Emekli Müftü