Allah’ın Misafirlerine (1)
Umre; Kurban Bayramının ilk dört günü dışında yılın bütün günlerinde yapılabilen, mikatta niyet edip telbiye getirip ihrama girmekle başlayan, tavaf ve sa’yden ibaret olan, sa’y sonrası traş olmakla sona eren bir ibadettir.
Umre; Kâbe-i Muazzama ’ya duyulan sevgi, saygı, tazim ve hürmeti aksettiren bir ibadettir. Umre; nafile ibadetler arasında Ramazan ayının son on gününde yapılan itikâf gibi; kulun Allah’a yönelmesine, manevî derecelerinin artmasına vesile olan, gönüllerin ibadet zevkini doya doya yaşadığı farklı bir ibadettir.
Umre; mübarek bir yolculuktur, sıradan turistik bir gezi değildir. Bunun için umre öncesinde ve umre esnasında bu ibadet, Mekke ve Medine hakkında bilgilendirme ve şuurlandırma seminerlerine şiddetle ihtiyaç vardır.
Umre esnasında Müslüman, Beytullah’ın huzurunda Rabbine içten ve gönülden yalvarır, yakarır, dualar ve niyazlarda bulunur. Her zamankinden daha çok tövbe ve istiğfarda bulunur. Günahlarını, hatalarını, eksikliklerini düşünür. Kulluk görev ve sorumluluklarını gözden geçirir. Peygamberimiz ’in hayatının elli üç yılını geçirdiği Mekke-i Mükerrem’de Peygamber-i Zişan’ı ve O’nun çok değerli ashabının hatırasını yaşar.
Müslümanın Müslüman kardeşinden dua istemesi her zaman güzeldir ama özellikle hacca ve umreye giden kardeşlerimizden dua istememiz ve mübarek makamlarda din kardeşlerimiz için dua etmemiz sünnettir, bir kardeşlik görevidir. Allah Resulü (s.a.v), umre yolculuğuna çıkmak için kendisinden izin isteyen Hz. Ömer’e: “Dualarında bizi de unutma sevgili kardeşim!..” demişti.
Umre ibadeti planlı, programlı ve disiplinli bir ibadettir.
Umre, Kur’an ve Sünnette yer alan aşk, muhabbet, coşku ve maneviyat dolu bir ibadettir. Umre ibadeti; Hac ibadeti gibi planlı, programlı, disiplinli, hükümleri ve ayrıntıları İslam fıkhının menasik bölümlerinde net, açık ve tafsilatlı bir şekilde belirtilmiş bir ibadettir.
“Haccı ve umreyi Allah için tam olarak yerine getirin”, âyeti bu ibadetin Allah rızası için, şartlarına ve usulüne uygun olarak, hatasız, tam ve kâmil bir şekilde yerine getirilmesini emretmektedir.
Umre ibadeti kolay öğrenilen, yerine getirilmesi pek zor olmayan bir ibadettir. Buna rağmen özellikle ilk defa umre yapanların bu konudaki terim, usul, adabı ve prensipleri ilk anda derhal kavrayamamaları gayet tabiîdir.
İlk umre için nerede ihrama girilmelidir?
İlk umreye mîkat sınırında ya da mîkat hizasında niyet edilir. Mikattan önce ihrama girilmesi caiz olsa da mîkat sınırında ya da mîkat hizasında ihrama girilmesi tercih edilmelidir. Hac mîkat yerleri ile umre mîkat yerleri aynıdır.
- Uçakla umreye giden umre yolcuları program gereği önce Medine’ye gidiyorlarsa ve Medine’de uçaktan inip orada kalacaklarsa; ihrama girmeleri gerekmemektedir.
- Medine’den Mekke’ye araba ile gidenler Medine çıkışında Mekke yolunda Medine’ye 5 km mesafede Zülhuleyfe’deki mîkat mescidinde ihrama girer, telbiye getirir, niyet ederler.
- Ancak umre yolcuları uçakla Cidde’ye oradan doğrudan Mekke’ye gidiyorlarsa uçakta Medine hizasına gelindiğinde ya da uçağa binmeden önce havaalanında ihrama girip umreye niyet etmeleri gerekmektedir.
İhram, Dünyevî elbiselerden sıyrılıp kefen misali havluya benzer iki parça bembeyaz elbiseye bürünerek bir mevtâ teslimiyeti içinde olma hali.. Dünyadan sıyrılıp ölümü, ahireti, ölümden sonrasını düşünme ruhaniyeti..
Ama hanımlar farklı. Onlar sadece niyet edip (Lebbeyk) duasını okuyacaklar. Hanımlar haya ve iffet sembolü tesettür kıyafetini ihrama niyet ettikten sonra bile aynen koruyacaklardır. İhrama niyet eden hanımların sadece yüzleri açık olacak, telbiye ederken bile sesleri haya ve iffete uygun sadece kendilerinin duyacakları kadar, sessizce yakarış içerisinde olacaklardır.
İhram, Şehveti, cinsel duyguları, süsü, ziyneti, kokulanmayı, kılık kıyafetteki cazibeliği, sun’îliği, kırıcı ifadeleri, kötü sözleri, lüzumsuz tartışmaları tamamen terk etme halidir...
İhramlısınız. Canlıları incitmeyeceksiniz. Kimseyi rahatsız etmeyeceksiniz. Daima sabırlı olacaksınız. Tam anlamıyla Cenab-ı Hakka yöneleceksiniz. Gönlü ürpertili, boynu bükük, kalbi daima Rabbisiyle irtibat halinde, lokması helâl, ağzı dualı, âdeta melekleşmiş bir insan olacaksınız. İstenen bu.
İhramlı iken sık sık tekrarlanan ortak slogan: Telbiye (Lebbeyk)
İhrama girdiğimiz andan itibaren dilimizde tek slogan Lebbeyk duasıdır. “Buyur, emret Allahım!.. Emrine hazırım. Emrini tuttum geldim Allahım!.. Emrine hazırım. Senden başka hiçbir şeyi sana ortak koşmuyorum. Şükür yalnız sana mahsustur. Nimetin gerçek sahibi, mülkün gerçek sahibi sensin. Senden başak hiçbir şeyi sana ortak koşmuyorum., manasındaki “Lebbeyk Allahümme Lebbeyk!.. Lebbeyke lâ şerike leke Lebbeyk. İnne’l-hamde ve’n-ni’mete leke ve’l-mülk. Lâ şerîke lek.” duası ihram müddetince tekrarlanacak. Her münasebette, defalarca, yüksek sesle... Ta Kâbe’ye varıncaya kadar.. Sık sık bu dua (telbiye) tekrarlanacak...
Meleklerin bile ihrama bürünerek bilfiil katıldıkları bu nidalara, bu niyazlara, bu yakarışlara Cenab-ı Hak icabet etmekte, kullarının bu samimî ifade ve ihlaslı tavırlarından razı ve hoşnut olmaktadır.
Beytullah’ı içinde barındıran Mekke’ye girince değişik bir iklim hissediyorsunuz... Kâbe’yi görünce sanki bir hayal âlemine dalıyorsunuz. Kâbe’de ilk tavafla birlikte yepyeni bir manevî iklime giriyorsunuz. Beytullah’a her an inen melekleri düşünüyorsunuz.
Sadece kendimiz için değil; ailemiz, yakınlarımız, komşularımız, ülkemiz ve bütün İslam alemi için, bütün mümin kardeşlerimiz için gönülden dualar ve niyazlarda bulunuyorsunuz.
Fahri SAĞLIK
Emekli Müftü