Anneler Günü

Bazı günler vardır… Takvimde sadece bir tarih gibi görünür ama insanın içinde koca bir ömür kadar yer kaplar. Anneler Günü de benim için öyle artık.

Ben annemi 7 Mayıs’ta kaybettim. İnsan annesini kaybedince yaşı kaç olursa olsun içinde bir yer hep çocuk kalıyormuş, bunu öğrendim. O gün sadece annemi değil, eksikliğini yıllarca içimde taşıdığım birçok duyguyu da yeniden hissettim.

Çünkü bazı insanlar annesini kaybetmeden önce de içinde biraz annesizlik büyütüyor.

Ben annemin sevgisini hep uzaktan hissettim. Belki vardı, belki kendi bildiği kadardı… Ama insan bazen bir annenin sadece varlığını değil; sarıp sarmalamasını, saçını okşamasını, koşulsuzca yanında durmasını özlüyor. İçimde hep o eksiklik kaldı.

Belki bu yüzden çocuklarıma verirken sevgiyi hiç kısmamaya çalıştım.

Şimdi iki oğlum var. Biri iki ay sonra baba olacak. Hayat bazen insanı yıllar önce eksik bıraktığı yerden başka bir mutlulukla tamamlıyor. Küçük oğlum Ankara’da üniversite okuyor. Anne olmak bazen kilometrelerce uzağa bakıp “Acaba iyi mi?” diye düşünmekmiş.

Bugünlerde herkes Anneler Günü telaşında… Hediyeler, çiçekler, paketler… Oysa insan büyüdükçe anlıyor; annelik maddiyatla ölçülebilecek bir şey değilmiş.

Bir annenin en büyük hediyesi pahalı bir eşya değil;

hatırlanmakmış.

İçten edilen bir “Nasılsın anne?”

Bir sarılma…

Birlikte içilen bir çay…

Kırmadan konuşulan birkaç cümle…

Çünkü bazı anneler bir çiçekten çok, evladının sesine ihtiyaç duyuyor.

Ben mükemmel bir anne oldum diyemem. Hâlâ kendi kendime soruyorum:

“Yeterince sevdim mi?”

“Eksik bıraktım mı?”

“Onlara hissettiğim sevgiyi gerçekten gösterebildim mi?”

Ama bildiğim bir şey var:

İnsan bazen görmediği sevgiyi vermeye çalışırken büyüyor.

Hayatımda yaşanmışlıklar kadar yaşanmamışlıklar da var. İçimde kalan boşluklar, söylenmeyen sözler, geç kalınmış duygular… Ama bugün anlıyorum ki insan annesini kaybetse bile içindeki çocuk annesini beklemeye devam ediyor.

Bu Anneler Günü’nde annesi yanında olanlar hediyeden önce zamanı hatırlasın. Çünkü bazı şeylerin değeri parayla ölçülmüyor.

Bir annenin gönlüne en çok;

sevildiğini hissettiren insanlar dokunuyor.

Ve ben bugün hâlâ içimden sessizce şunu söylüyorum:

“Anne…

Ben artık büyüdüm belki ama,

içimde sarılmayı bekleyen o çocuk hiç büyümedi.”