İdam Yasası: İsrail'in Filistin'e Karşı Soykırım Hamlesi

​İsrail’in işgal altındaki Filistin topraklarında yürüttüğü politikalar, basit bir güvenlik endişesinin ya da tek taraflı bir tahakkümün çok ötesindedir. Karşımızdaki tablo; uluslararası hukukun tüm ilkelerini çiğneyen, insanlık onurunu doğrudan hedef alan sistematik bir imha etme girişimidir. Gelinen son noktada İsrail Parlamentosunun (Knesset), Filistinlileri hedef alan idam cezasını yasalaştırmış olması, bu karanlık sürecin net ispatıdır. Bu adım, işgalci rejimin hukuku sömürgeci amaçları doğrultusunda nasıl kanlı bir silaha dönüştürdüğünün ve etnik temizliği doğrudan yasallaştırdığının en somut kanıtıdır.

​Hukukun Silahlandırılması ve Apartheid Vahşeti

Knesset tarafından onaylanan bu yasa, sivil mahkemelerde yargılanan İsrail vatandaşlarını kapsam dışında tutacak şekilde tasarlanmıştır. Tamamen askeri mahkemelerin inisiyatifine bırakılan, savunma ve adil yargılanma hakları ellerinden alınan Filistinliler, bu düzenlemeyle ölüme mahkûm edilmektedir. Alınan bu karar, işgal rejiminin karanlık emellerini tüm çıplaklığıyla gözler önüne sermektedir.

​Uluslararası hukukta işgalci bir gücün, tahakküm altında tuttuğu kitleler üzerinde bu tür geri döndürülemez cezai müeyyideler uygulama yetkisi kesinlikle yoktur. İsrail bu yasa ile evrensel teamülleri yok sayarak kendi işgalini meşrulaştırmaya, Filistin halkının direnme hakkını ise idam sehpalarıyla kırmaya çalışmaktadır. Ancak asıl tehlike, bu kararların sadece mahkeme salonlarıyla sınırlı kalmayacak olmasıdır.

​Kurumsallaşmış Yargısız İnfazlar

​İsrail'in Filistinlilere yönelik en büyük suçları mahkemelerde değil; sokaklarda, mülteci kamplarında ve askeri operasyonlarda işlenmektedir. Bağımsız gözlemcilerin ve Birleşmiş Milletler raporlarının da tescillediği üzere İsrail, kontrol noktalarından Filistin coğrafyasının her karışına kadar hiçbir meşruiyeti olmayan fiili bir imha sistemi işletmektedir.

​Uluslararası Af Örgütü ile İnsan Hakları İzleme Komitesi saha raporları, İsrail askerlerinin hiçbir hayati tehlike bulunmadığı anlarda bile Filistinli sivilleri doğrudan hedef aldığını belgelemektedir. Yakalanıp gözaltına alınabilecekleri durumlarda dahi silahsız göstericilerin, çocukların ve kadınların kasıtlı olarak hayati bölgelerinden vurulması, uluslararası hukuktaki "yargısız infaz" tanımını doğrudan karşılamaktadır. Sivilleri katleden işgal askerlerinin askeri ve sivil yargı tarafından korunması ise sahada görev yapan kolluk kuvvetlerine sınırsız bir öldürme yetkisi tanımaktadır. Dolayısıyla bu idam yasası, sokaktaki mevcut vahşetin kanunlaşmış biçimidir.

​Ortadoğu’yu Ateşe Atacak Süreçler

​Knesset’te kabul edilen ve doğrudan asılarak infazı öngören bu yasanın yürürlüğe girmesi, sadece Filistin sınırları içinde kalmayacak; tüm Ortadoğu'da telafisi imkansız yıkımlara yol açarak geri dönülmesi güç küresel felaketlerin fitilini ateşleyecektir. İdam sehpalarının kurulması, bölgedeki tüm kırılgan dengeleri altüst edecek bir zincirleme reaksiyon başlatma potansiyeline sahiptir. İlk infazın gerçekleşmesi halinde yaşanması kaçınılmaz olan felaketler şunlardır:

​Savaşın Kuralsızlaşması ve "Sıfır Esir" Stratejisi: İdamların başlaması, Filistin devletinin meşru direnişini ve bölgesel savunma güçlerini doğrudan misilleme yöntemine itecektir. Filistin devletinin ve direniş güçlerinin ellerindeki esirleri doğrudan infaz etme yoluna gitmesi, sahadaki savaşı tarafların esir almadığı, kuralların tamamen yok sayıldığı ve yalnızca doğrudan imhaya odaklanılan kanlı bir vahşet sarmalına sürükleyecektir.

​Bölgesel Yangın ve "Cephelerin Birleşmesi": İdamların başlaması halinde, Filistin Devleti savunma güçlerinin ve bölgesel müttefiklerinin, işgal güçlerini doğrudan vuracağına dair kararlı bir duruş söz konusudur. Bu hamle, sadece bir misilleme değil, topyekûn bir direniş dalgasının da fitilini ateşleyecektir.

​Halk Ayaklanmaları ve Kitlesel İnfial: İdam sehpalarının kurulması ve bu sürecin kamuoyuna duyurulması, bölge sokaklarında kontrolü imkansız bir öfke dalgası oluşturacaktır. İsrail ile normalleşme adımları atan veya sessiz kalarak denge politikası izleyen bölge hükümetleri, kendi halklarının biriken öfkesi karşısında meşruiyetlerini tamamen kaybedecek ve bu durum yeni ayaklanmaların da önünü açacaktır.

​Uluslararası Hukukun Ölümü ve Dünyanın İkiyüzlü Sessizliği

​İsrail'in sömürgeci amaçlarla kurduğu bu idam sehpaları, Cenevre Sözleşmeleri'nin altını tamamen boşaltarak uluslararası hukukun tüm dünyada ölüm ilanı olacaktır. Hukukun ve diplomasinin tamamen işlevsizleştiği bir dünyada, adalet arayışı yerini kontrolsüz bir öfkeye bırakacak ve Batı metropolleri de dahil olmak üzere dünya genelinde bir felaketler silsilesine yol açacaktır.

​Diplomasi Masasının Dağılması

​Esir takaslarının ve ateşkes görüşmelerinin cılız da olsa sürdürülmeye çalışıldığı o hassas dengede idamların uygulanması, diplomasiyi tamamen imkansız kılacaktır. Masanın tarumar olması, bölgede on yıllarca sürecek kesintisiz bir savaşın zeminini oluşturacaktır. Yasanın yalnızca Filistinlileri kapsayacak şekilde hazırlanmış olması ise ırkçı ayrımcılığı İsrail'in resmi ceza hukukuna kalıcı olarak entegre etmiş ve dünyadaki en net Apartheid kanıtı haline gelmiştir.

​İsrail’in bu azgın ve hukuk tanımaz soykırım politikasının arkasındaki asıl güç, uluslararası sistemin ikiyüzlü sessizliği ve suç ortaklığıdır. Karşımızda; hukuku kendi işgalci çıkarlarına göre şekillendiren, sahada yargısız infazları bir rutin haline getiren ve etnik temizlik gayesi güden organize bir vahşet bulunmaktadır. Başta Birleşmiş Milletler olmak üzere uluslararası kuruluşlar bu vahşeti sadece seyrederek insanlık suçuna ortak olmaktadırlar. Dünya bu organize kötülüğe göz yummaya devam ettiği müddetçe, batı merkezli evrensel hukuk ilkelerinden bahsetmek riyakarlıktan ve koca bir yalandan öteye geçmeyecektir.

​AHMET KACIR

​Kaynakça

​Adalah. (2026). Death penalty proposal targeting Palestinians advances to final Knesset vote. Adalah Legal Center for Arab Minority Rights in Israel.

​Amnesty International. (2022). Israel’s apartheid against Palestinians: Cruel system of domination and crime against humanity. London: Amnesty International Publications.

​B'Tselem. (2021). A regime of Jewish supremacy from the Jordan River to the Mediterranean Sea: This is apartheid. Jerusalem.

​Human Rights Watch. (2021). A threshold crossed: Israeli authorities and the crimes of apartheid and persecution. New York: Human Rights Watch.

​Human Rights Watch. (2026). Israel: Discriminatory death penalty bill passes. HRW Middle East and North Africa Division.

​International Crisis Group. (2026). Middle East report: The consequences of institutionalized executions in occupied territories. Brussels.

​Knesset. (2026, 30 Mart). Death penalty for terrorists bill approved in final readings. Knesset Press Releases.

​Türk, V. (2026, 31 Mart). Discriminatory Israeli death penalty law would be war crime. UN High Commissioner for Human Rights Statement.

​United Nations General Assembly. (1949). Geneva convention relative to the protection of civilian persons in time of war (Fourth Geneva Convention).