İşte bu sofra efendiler
İşte bu sofra kan ağlayan
Can çekişen halkımızın sofrası.
Nesi var, nesi yoksa hepsi bu.
Bekler sizi efendiler bu sofra,
Nasıl da durur, nasıl da titrer karşınızda.

Aldırmayın siz haber bültenlerinde “Bir baba çocuğuna okul pantolonu alamadığı için asmış kendini,
Maddi sıkıntılardan dolayı bunalıma giren 4 kardeş kıymış canına bir apartman dairesinde” diye başlayan haberlere.

ARA REKLAM ALANI

3 yaşında bir çocuğun açlıktan öldüğü yansımış otopsi raporuna…
Sizler meclisteki 8 ayrı lokantada çıkan 550 çeşit yemeği yiyin
Hatta bu kadar çeşit yetmezse özel uçakla kebapta sipariş edin,
Yerken kameralarda bulunsun utanmayın çekinmeyin, besleyip büyüttükleri göbekleri görsün bu toplum,
Kınanmaktan da korkmayın
Onların sizi doyurmaktan başka bir uğraşı, bir gayesi yoktur zaten
Siz yiyin onlar baksın utanmayın sıkılmayın yiyin yutun hapur hupur, şapur şupur.
Olur ya boğazınıza takılacak olursa itin parmağınızla ileriye doğru
Yer açılsın bir sonraki lokmaya
Bu iştah açan sofra sizin.
Vallahi sizin, doyuncaya kadar yiyin,
Patlayıncaya, çatlayıncaya kadar yiyin.

Bütün bu gördükleriniz ne varsa ortalıkta
Hasef, nesef, şeref, şatafat, oyun, düğün, konak, saray
Hepsi sizin efendiler. Konak, saray, gelin, alay,
Hepsi sizin, hepsi hazır, hepsi kolay.
Yiyin efendiler yiyin, bu hanı iştiha sizin,
Doyuncaya, tıksırıncaya, çatlayıncaya kadar yiyin.

Hele bir de “bu fakir sizin hizmetkarınızdır” diye bir cümle kurun, görün bakın.
Nasıl olsa bu yoksul, bu fukara halk inanır,
Verir nesi var nesi yoksa,
Verir malını, canını, ümidini, tüm güzelliğini,
Servetini, istikbalini, sağlığını, rahatını.
İçinde kaynayan mahşeri
Verir bu memleket, verir, hiç tasalanmayın,
Hiç düşünmeyin haram mıdır yoksa helal mi.

100 bin dolarlık saatleri de takın kolunuza,
Arap şeyhlerinden hediye gelen uçaklar emrinizde efendiler
Hizmet aşkıyla seyyah olun gezin âlemi.
Geçim sıkıntısından dolayı sesini yükselten üç beş haddini bilmeze kulak asmayın
İstemeden de olsa rahatsızlık verdilerse onlar adına özür dileriz büyüklük sizde kalsın affedin, siz bakın keyfinize efendiler.
Bu kervansaray bu saltanat bu hizmetliler hepsi sizin hepsi kulunuz efendiler.

Eşlerinize lüks markalı 50 bin dolarlık çantalar alırken,
Lutf ederek maaşlarına yaptığınız 60 70 liralık zam ile ay sonunu getirmeye çalışan hizmetlilerinizin homurdanmaları sizde rahatsızlık oluşturmasın.
Siz yemenize bakın
Onlara hizmet ederken ne zorluklarla mücadele ettiğinizi bilmezler
Bunların her birisi yol yordam bilmez, her birisi cahil,
Hepsi vefasız efendiler.

Yiyin efendiler yiyin, iyi bakın kendinize vitaminsiz de kalmayın haa.
Hizmetlilerinizin dişinden tırnağından artırarak size gönderdiği vergilerle ejder meyvesi ve badem yağıda alın
Kilosu 4 bin liralık Beyaz çayı da ihmal etmeyin
Nefesi kokan ayak takımı ile aynı kalitede olmasın içtiğiniz çay
Yakışmaz efendiler
Helali hoş olsun yiyin için.

Yiyin efendiler, yiyin, ama biraz çabuk yiyin
Bu harmanın gelir sonu kapıştırın giderayak
Yarın bi bakarsınız sönmüş bu gün çıtırdayan ocak.
Bu gün mideniz hazırken, bu gün çorbalar sıcak,
Atıştırın, tıkıştırın, kapış kapış, kucak kucak.

Götürün efendiler götürün, bu yağma sizin,
Bu ihanet sizin, bu hıyanet sizin,
Gün sizin efendiler, şölenler, törenler, kutlamalar sizin…

Gelin görün ki ne yapsanız, ne etseniz de çare yok efendiler, siz de gelir ve geçersiniz,
Gelmiş ve geçmiş efendileriniz gibi.
Bu memleket bizim efendiler, bu memleket bizim
Söylemek zorunda kaldığım için çok özür dilerim.

Siz yine de yiyin efendiler, yiyin
Bu iştah açan sofra sizin, yiyin yiyin, yiyin yiyin…