Mevcut ekonomi yönetiminin enflasyonu düşürmek için döviz kuru rejiminden ödün vermeyeceğini belirten Hakan Kara, “Yumuşak bir çıkış olmayacak. 'Dişimizi sıkalım, kur patlar, eski modele döneriz' diye düşünmeyin. Bu şartlar 1-2 yıl daha böyle kalacak, planlamanızı buna göre yapın” dedi.
Ekonomistlerin "mükemmel fırtına" olarak tanımladığı mevcut tablo, sanayiciler için zorlu bir dönemin kapılarını araladı. İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) Mayıs ayı meclis toplantısında bir araya gelen ekonomi dünyasının önde gelen isimleri; döviz kuru politikalarından küresel rekabet baskısına kadar kritik başlıklarda önemli uyarılarda bulundu.
HAKAN KARA: BU KOŞULLAR 1-2 YIL DAHA DEĞİŞMEYECEK
Ekonomim'de yer alan habere göre; Eski Merkez Bankası Başekonomisti Prof. Dr. Hakan Kara, sanayicilerin son 25 yılın en karmaşık ve zorlu döneminden geçtiğini vurguladı. Mevcut ekonomi yönetiminin enflasyonu düşürmek için döviz kuru rejiminden ödün vermeyeceğini belirten Kara, "Yumuşak bir çıkış olmayacak. 'Dişimizi sıkalım, kur patlar, eski modele döneriz' diye düşünmeyin. Bu şartlar 1-2 yıl daha böyle kalacak, planlamanızı buna göre yapın" uyarısında bulundu. Kara ayrıca, Çin’in her sektörde artan baskısına karşı Türkiye’nin acilen stratejik bir plan yapması gerektiğini ifade etti.
PROF. DR. ERHAN ASLANOĞLU: YAĞ YAKALIM DERKEN KAS YAKMAYALIM
Ekonomi programındaki parasal sıkılaşmanın yavaş ilerlediğine dikkat çeken Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu, sürecin uzamasının maliyetleri artırdığını söyledi. Sanayinin dört yıldır yerinde saydığını ancak hizmet sektörünün dolar bazında pahalanmaya devam ettiğini belirten Aslanoğlu, "Enflasyonu düşürmeye çalışırken sanayideki çeşitliliğimizi ve üretim gücümüzü kaybetmemeliyiz. Mevcut durumda kısa vadeli bir 'cephanemiz' olsa da süreç sabırları zorluyor" dedi.
PROF. DR. İBRAHİM TURHAN: DÜNYADA YENİ BİR MERKANTİLİZM DÖNEMİ
Yeni dünya düzeninin artık kurallara değil, güce dayalı şekillendiğini belirten Prof. Dr. İbrahim Turhan ise küresel piyasalarda "yeni bir merkantilizm" yaşandığını savundu. Çin’in yarattığı yüzde 35’lik kapasite fazlasının sürdürülemez bir baskı oluşturduğunu ifade eden Turhan, Türkiye’nin teknolojik devrim ve yapay zeka ile şekillenen bu yeni asimetrik dünyaya uyum sağlamak zorunda olduğunu hatırlattı.
Kaynak: Yeniçağ / Gülsüm Hülya Sundu
Bu Bir İlandır




