UYAN YA DA KAYBOL: ÇAĞIN İMTİHANI

Allah’a yemin olsun ki, insanoğlu büyük bir imtihanda, fitneyle karşı karşıya ve insanların neredeyse tamamı bir hüsran içinde.

İnsanlar farkında olmadan yönlendirilmekte, hakikat ile yalan iç içe geçirilerek kitleler uyutulmaktadır. Hakikati savunanlar ya susturulmakta ya itibarsızlaştırılmakta ya da yalnızlaştırılmaktadır.

Kimi İngiliz yanlısı, kimi Amerikan, kimi Rusya yanlısı kimi Çin, kimi çetelerin şantajı ile sessizliğe mahkûm.!

Kimi İlah’lık ve Rab’lik iddiasındaki kurtarıcı maskesine sığınmış ya da kendilerine, mana olarak o tür sıfatlar yakıştırılan din , ya da ideolojik önderlikte.

Mescid-i Aksa’da, Mekke’de, Medine’ de , Gazze’de, Lübnan’ da İran’da ve dünyanın başka yerlerinde yaşananlar ortada yani Ehli Salip ve Siyonistler el ele yakıp yıkmakta.

Ama en büyük suç bizde…

Bilgisayarımız onların, yazılımlarımız, işletim sistemimiz, uçtuğumuz uçak, kullandığımız telefon onların hatta yediğimiz,içtiğimiz ilacımız yani dört bir koldan sarılmış durumdayız sonuç içler acısı.

Hiç kimse dünyada olup-bitenleri görmezden, duymazdan, bilmezden gelme hakkına sahip değildir.

Bu süreçte en büyük tehlike ise gaflettir. İnsanların olup biteni sıradanlaştırması, zulmü normal görmesi ve kendi konfor alanına çekilmesidir. Oysa tarih bize göstermiştir ki, sessizlik zulmü büyütür ve adaletsizlik karşısında tarafsız kalanlar, eninde sonunda kaybedenler safında yer alır.

Artık mesele sadece kimin güçlü olduğu değil; kimin hakikatin yanında durduğu meselesidir. Çünkü bu çağda savaş, yalnızca bedenleri değil, ruhları da hedef almaktadır. Ve bu imtihanda kazananlar; güce boyun eğenler değil, hakikate sadık kalanlar olacaktır.

Dileyelim ki rahmetli Erbakan hocanın bu sözü gerçekleşsin.

"Hak Geldi Batıl Zail Oldu" ·