Savaşı da barışı da oyuna çeviren Trump şova devam ediyor... İran’da batağa saplandıktan sonra küresel piyasaların ve iç kamuoyunun baskısıyla ateşkes yapmak zorunda kaldığı halde her fırsatta ‘savaşa geri dönme’ tehdidi savuruyor. Barış mutabakatından dönmesine ihtimal verilmese bile Trump’ın öngörülemezliği dünyada kaygı uyandırıyor.

120 gündür bir gün barış elçisi gibi davranıp ertesi gün 'haritadan sileriz' tehdidi savuran Trump'ın İran ile vardığı barış mutabakatının mürekkebi dahi kurumadan Körfez'de füzeler yeniden ateşlendi. Savaşın başladığı ilk günden beri çelişkili mesajlar veren ABD Başkanı, küresel diplomasiyi sarsan zikzaklarıyla dünyayla adeta alay ediyor. İran ile müzakerelerin çok iyi bir mecrada ilerlediğini belirtip ticari gemilerden geçiş ücreti alınmayacağını açıklayan Trump, son saldırıların hemen ardından tamamen zıt bir tavır sergiledi.

İsrail'de ABD-İran Depremi: "Trump Bizi Satarak Otobüsün Altına Attı"
İsrail'de ABD-İran Depremi: "Trump Bizi Satarak Otobüsün Altına Attı"
İçeriği Görüntüle

SABAH BARIŞ AKŞAM SAVAŞ

Trump son mesajında “Artık makul olamayacağımız bir nokta gelebilir ve başarıyla başlattığımız işi askeri olarak tamamlamak zorunda kalabiliriz” diyerek açıkça savaş ilan etti. Hızını alamayan ABD Başkanı “Bu olursa artık İran İslam Cumhuriyeti var olmaz” sözleriyle, barış masasına oturduğu bir ülkeyi haritadan silmekle tehdit etti. Tahran’ı anlaşmayı ihlalle suçlayarak hava savunma radar sistemleri, iletişim altyapıları ve dron üretim merkezlerini vurdu. İran Dışişleri Bakanlığı ise bu eylemleri vahşet olarak niteleyip Washington’u barışı yıkmakla suçladı.

2906krt01a-tum.jpg

TRUMP’IN BARIŞ BALONU PATLADI


Karar'ın haberine göre, İran’la imzalanan mutabakata rağmen Trump’ın zikzaklarla yüklü siyaseti bölgeyi yeniden ateşe sürdü. 120 gündür bir gün barış elçisi gibi davranıp diğer gün ‘İran’ı haritadan sileriz’ diyen Başkan’ın yaptığı anlaşmanın mürekkebi dahi kurumadan Körfez’de füzeler ateşlendi. Trump, “İşi bitirmemiz gerekebilir’ tehdidi savurdu.

ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a karşı başlattığı yıkıcı savaşta sağlanan kırılgan barış süreci yerini aniden balistik füzelere bıraktı. Çatışmaları durdurmak ve dünyanın en kritik enerji güzergahlarından biri olan Hürmüz Boğazı’nı uluslararası deniz trafiğine yeniden açmak amacıyla sadece birkaç gün önce imzalanan on dört maddelik ateşkes anlaşması, karşılıklı suçlamalar eşliğinde yine tehlikeye düştü. Savaşın başladığı ilk günden beri çelişkili mesajlar veren ABD Başkanı Donald Trump, küresel diplomasiyi sarsan zikzaklarıyla dünyayı endişelendiriyor. İran ile müzakerelerin çok iyi bir mecrada ilerlediğini belirtip ticari gemilerden geçiş ücreti alınmayacağı yönünde son derece barışçıl bir vizyon çizen Başkan Trump, son saldırıların hemen ardından tamamen zıt bir tavır benimsedi. Trump yaptığı paylaşımında, “Artık makul olamayacağımız bir nokta gelebilir ve başarıyla başlattığımız işi askeri olarak tamamlamak zorunda kalabiliriz” diyerek açıkça savaş çığırtkanlığı yaptı. Hızını alamayan lider, “Bu olursa artık İran İslam Cumhuriyeti var olmaz” sözleriyle, barış masasına oturduğu bir ülkeyi haritadan silmekle tehdit etti. Gerilimi alevlendiren olay, Panama bayrağı taşıyan MT Kiku adlı ticari tankerin Hürmüz Boğazı’ndan geçişi esnasında insansız hava aracıyla hedef alınması oldu. Bu saldırıyı gerekçe gösteren ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, barış antlaşmasını ihlal ettiği suçlamasıyla İran’ın hava savunma radar sistemleri, iletişim altyapıları ve dron üretim merkezlerini kapsayan on farklı askeri hedefini uçaklarla bombaladı. İran Dışişleri Bakanlığı ise bu eylemleri vahşet olarak niteleyip Washington’u barışı yıkmakla suçladı. İran Devrim Muhafızları Ordusu, tam koordineli bir operasyonla Kuveyt sınırlarındaki Ali es-Salim Hava Üssü ile Bahreyn’deki Selman Limanı’nda konuşlu Amerikan Beşinci Filosu dâhil sekiz kritik ABD tesisini füzelerle vurdu. Artan gerilim üzerine Suudi Arabistan, Mısır ve Katar gibi Arap ülkeleri, saldırıya uğrayan devletlerin egemenliğini savunan bildiriler yayımladı. Masada barışçıl olup sahada kıyamet vaat eden Trump usulü çelişkiler, kırılgan barışı kökünden zehirlemeye devam ediyor.

İSRAİL DE YANGINA BENZİN DÖKÜYOR: LÜBNAN’A DA ANLAŞMADAN BİR GÜN SONRA BOMBA

Körfez’deki ABD-İran savaşı bölgeyi ateşe atarken, Ortadoğu’daki büyük yangına bir benzin de İsrail’den geldi. İsrail ve Lübnan arasında kalıcı barışın yolunu açması beklenen diplomatik çerçevenin imzalanmasından sadece bir gün sonra İsrail ordusu Lübnan’ın güneyine hava saldırısı düzenledi. Nebatiye el-Fevka kasabasına insansız hava aracıyla düzenlenen son saldırıda bir sivil can verdi, iki kişi yaralandı. Müzakere masasında yer almayan Hizbullah lideri Naim Kasım, Washington’daki bu anlaşmayı “aşağılayıcı, utanç verici ve egemenliğin teslimi” diye niteleyip geçersiz saydıklarını ilan etti. İsrail Savunma Bakanı Israel Katz ise birliklerine Lübnan sınırları içinde 10 kilometreye uzanan güvenlik bölgesinde “uzun süreli bir kalışa hazırlanmaları” emrini vererek askeri işgalin daha da süreceğini kanıtladı. Bugüne kadar 4 bin 192 sivilin öldüğü bu kanlı cephede barış umutları şimdiden paramparça oldu.

Bu Bir İlandır