Hastane yatak ücretlerinden, kadın kuaföründeki kaş alım işlemine kadar birçok garip harcamanın dahil edildiği TÜİK enflasyon hesabını Ekonomist Prof. Dr. Osman Altuğ hoca değerlendirdi...

Ekonomideki yıllardır devam eden kötü gidişatın en büyük göstergelerinden birisi olan enflasyon, TÜİK’in son açıkladığı rakamlardan sonra büyük bir tartışma haline geldi. Ancak tartışılan şey yüksek enflasyon rakamlarından çok, yapılan enflasyon hesaplaması. Hastane yatak ücretlerinden kadın kuaföründeki kaş alım işlemine kadar birçok garip harcamanın dahil edildiği TÜİK enflasyon sepetiyle, özellikle asgari ücret, emekli maaşları ve memur maaşlarına yapılacak zamlar hesaplanıyor. Öte yandan TÜİK’in enflasyon rakamlarını açıklarken sepetteki ürünlerin fiyatlarını nereden belirlediği de bilinmiyor. Millî Gazete olarak biz de enflasyon tartışmalarını Ekonomist Prof. Dr. Osman Altuğ ile değerlendirdik.

“ÜRETTİĞİNDEN DAHA FAZLA TÜKETİYORSAN ENFLASYON YÜKSELİR”

Ekonomist Prof. Dr. Osman Altuğ, enflasyonun ne olduğunu anlatarak, “Üretim ve tüketim arasındaki olumsuz farka biz enflasyon diyoruz. Yani ürettiğinden daha fazla tüketiyorsan enflasyon yükselir. Ancak bu aslında zarardır. Enflasyon rakamlarına baktığımızda ülkemizin uzun bir süredir zararda olduğunu söyleyebiliriz. Peki, bu zararın temeldeki sebebi nedir? Öncelikle bütçe denk değil. Bütçedeki gelir bütçedeki giderleri karşılamıyor. Gider gelirden fazlaysa bunun da adı zarardır. İki dış ticaret açığı, Türkiye iyice ithalat ülkesi haline geldi. İthalat gider, ihracat gelirken senin ithalatın ihracatından fazlaysa bu da bir zarardır. Demek biz şu an bir ekonomi yönetimi değil zarar yönetimiyle karşı karşıyayız. Ancak ülkemizdeki yöneticiler enflasyon düşecek, ihracatımız gelişiyor derken zarar görmezden geliniyor. Sen bu zararın farkında değilsen ekonomiyi nasıl toparlayacaksın” ifadelerini kullandı.

“MERKEZ BANKAMIZ ARTIK DÜNYA REKORLARI KIRDI”

Merkez Bankası’nın durumuna da değinen Osman Altuğ, “Merkez Bankamız artık dünya rekorları kırdı, devamlı para basıyor. Bu da olmayan bir parayı harcadığımız anlamına gelir. Merkez Bankası bastığı parayı millete dağıtıyor ama aslında işin iç yüzünde millet Merkez Bankasına borç vermiş oluyor. Türkiye’deki herkes cebindeki para kadar Merkez Bankası’ndan alacaklıdır. Bir de bu borcu Merkez Bankası’na faizsiz olarak veriyoruz. Merkez Bankası da aldığı bu faizsiz parayı faizle satıyor. Yani bu düzende bile ekonomik olarak bir toparlanma olmuyor. Daha sonra da enflasyon rakamlarını tartışıyoruz” şeklinde konuştu.

Resmi ve Hissedilen Enflasyon Arasındaki Fark Büyüyor: Harcamalar Bir Yılda Yüzde 100 Arttış Gösterdi Resmi ve Hissedilen Enflasyon Arasındaki Fark Büyüyor: Harcamalar Bir Yılda Yüzde 100 Arttış Gösterdi

“ÜLKEMİZDEKİ ENFLASYON HESABI DANDİK

Osman Altuğ, TÜİK’in enflasyon hesaplamasını işaret ederek, “Ülkemizdeki enflasyon hesabı ‘dandik’ çünkü yanlış hesaplanıyor. Çünkü 1 ay içerisindeki fiyatlar toplanıyor, daha sonra geçen ayki toplam hesapla kıyaslanıyor ve sonuç olarak aradaki fark enflasyon olarak açıklanıyor. Bu gelişi güzel yapılmış bir matematik hesap gibi. Bir malın bedeli miktarıyla ölçülür. Miktar olmadan hesap olmaz ama TÜİK rakamlarında miktar yok. Örneğin, geçen ay ne kadar salatalık üretildi, ne kadar salatalık satıldı kimse buna bakmıyor ama sonra salatalık fiyatları şu kadar arttı diye enflasyon sepeti oluşturuluyor. Enflasyon sepeti de bir garip. Hanımların kuaförde kaşını aldırtması da bu enflasyon sepetinde var” diye konuştu.

“TÜRKİYE’DE KAYIT DIŞI BİR EKONOMİ VAR”

Osman Altuğ, “Böyle yanlış bir enflasyon hesabı yapılmamalı. Miktarın olmadığı bir mali hesap, hesap değildir. TÜİK’in yaptığı enflasyon tahmini. Öncelikle bu yanlış hesaplamadan kurtulmamız lazım. Sadece TÜİK de değil, ENAG’ın yaptığı da, ticaret odalarının yaptığı da yanlış. Kaldı ki doğru hesaplama yapılıyor olsa bile kayıt dışı bir ekonomide bu tip hesaplamalar yapılmaz. TÜİK’in doğru hesap yaptığını söylesek bile Türkiye’de kayıt dışı bir ekonomi var. Bu kayıt dışı ekonomide dandik enflasyon hesaplamalarıyla da asgari ücret, emekli maaşı ve memur maaşı belirleniyor. Bu ülkenin ekonomisi kayıt dışı olduğu sürece hiçbir çalışan hakkını almaz, hiçbir zaman ne kadar ürettiğimizi ve tükettiğimizi de bilemeyiz. O yüzden enflasyon göstergesine bakılarak yorum yapılamaz” diyerek Türkiye ekonomisinin temel sorunlarına değindi.

Kaynak: Milli Gazete / Onur Şehmus Şahin

Editör: Ahmet Kacır