İsrail, Akdeniz'in uluslararası sularında günlerdir abluka altında tuttuğu Küresel Sumud Filosu'ndaki 430 aktivistin tamamını kaçırdığını resmen ilan etti. Gemiler Aşdod'a çekilirken, filodaki 78 Türk vatandaşı için de endişeli bekleyiş başladı.
Küresel infiale yol açan resmi itiraf, İsrail Dışişleri Bakanlığı'nın ABD merkezli sosyal medya platformu X üzerindeki kurumsal hesabından yapıldı. Yapılan yazılı açıklamada, Gazze'ye yönelik ablukayı kırarak insani yardım ulaştırmayı amaçlayan Küresel Sumud Filosu'nda bulunan 430 aktivistin tamamının alıkonulduğu bizzat doğrulandı.

Uluslararası sularda hukuku hiçe sayan operasyon acı bir gövde gösterisiyle noktalandı. Günlerdir gemilerden yükselen feryatlara, batı başkentlerinden gelen cılız tepkilere aldırış etmeyen Tel Aviv, Akdeniz'in ortasındaki silahsız sivillerin tamamını kelepçeleyerek askeri gemilere bindirdi. Gazze'deki açlığa, ilaçsızlığa çare olmak adına dünyanın dört bir yanından yola çıkan sivil vicdan, bir kez daha namluların gölgesinde askeri limanlara doğru sürükleniyor. Ankara başta olmak üzere onlarca başkentte telefonlar susmazken, rehin alınan yüzlerce insanın akıbeti saniyeler içinde dünya gündeminin ilk sırasına yerleşti.
"Hepsi donanma gemilerine bindirildi"
Küresel infiale yol açan resmi itiraf, İsrail Dışişleri Bakanlığı'nın ABD merkezli sosyal medya platformu X üzerindeki kurumsal hesabından yapıldı. Yapılan yazılı açıklamada, Gazze'ye yönelik ablukayı kırarak insani yardım ulaştırmayı amaçlayan Küresel Sumud Filosu'nda bulunan 430 aktivistin tamamının alıkonulduğu bizzat doğrulandı.
Aktivistlerin tamamının İsrail donanmasına ait savaş gemilerine bindirildiğinin aktarıldığı açıklamada, esir alınan sivilleri taşıyan gemilerin İsrail'e doğru seyir halinde olduğu ifade edildi. Uluslararası hukuku çiğneyen Tel Aviv yönetimi, açıklamanın son bölümünde ise Küresel Sumud Filosu aktivistlerinin İsrail'e ulaştıklarında kendi ülkelerinin konsolosluk temsilcileriyle görüşebileceğini ileri sürerek tepkileri hafifletmeye çalıştı.
Filoda 78 Türk vatandaşı bulunuyordu
Akdeniz'deki bu korsanlık eylemi, Türkiye'yi de doğrudan alarm durumuna geçirdi. Toplamda 50 tekneden oluşan ve 44 farklı ülkeden 428 aktivistin yer aldığı dev filoda, insani yardım organizasyonlarını temsilen 78 Türk katılımcı bulunuyordu. 18 Mayıs'ta uluslararası sularda seyir halindeyken İsrail donanmasının hücum botları ve helikopterleriyle basılan filoda, aralarında Türklerin de olduğu sivillerin iletişim hatları kesilmiş ve dünyayla bağları tamamen koparılmıştı.
Bir yılda üç büyük baskın
Sahadaki askeri raporlar, İsrail ordusunun insani yardım filolarını açık denizlerde avlamayı sistematik bir devlet politikası haline getirdiğini gösteriyor. Gazze ablukasını kırmak amacıyla sivil inisiyatifle denize açılan Küresel Sumud Filosu, son bir yılda üç kez benzer bir vahşetin hedefi oldu:
-
Ağustos 2025: 44'ten fazla ülkeden 500 aktivisti taşıyan 40'tan fazla tekne, Gazze yolunda benzer bir askeri baskınla durdurulmuştu.
-
29 Nisan 2026: Filonun 2026 Bahar Misyonu, Girit Adası açıklarında, Yunan kara sularının sadece birkaç mil ötesinde hukuk dışı müdahaleye maruz kaldı; Gazze'ye daha 600 deniz mili mesafe varken 177 aktivist alıkonularak kötü muamele gördü.
-
18 Mayıs 2026: 50 teknelik dev filo uluslararası sularda bir kez daha vuruldu ve bugün itibarıyla 430 kişinin tamamının özgürlüğü ellerinden alındı.
Uluslararası suların ortasında yüzlerce sivilin esir alınması karşısında Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği'nin takınacağı tavır merak ediliyor. Gözler şimdi, başta Ankara olmak üzere diplomatik kanalları zorlayan bölge ülkelerinin hamlelerine ve rehin alınan 78 Türk vatandaşının sağ salim teslim alınması için yürütülecek kriz diplomasisine çevrildi.
Kaynak: Milli Gazete Haber Merkezi
Bu Bir İlandır




