HALLOWEEN AKIMLARI VE MÜSLÜMANLAR

Her yıl bu zamanlarda kutlanan Halloween (Cadılar Bayramı) ile birlikte, korkunç ve ürkütücü akımların giderek daha fazla benimsendiğini görüyoruz. Bu akımlarda genel olarak korkunç suratlar, zombi tarzı insan tiplemeleri, şeytani figürler ve ürkütücü görüntüler ön plana çıkıyor.

Peki, Halloween nereden geliyor?

Halloween'in kökeni, Avrupa'da, özellikle İrlanda ve çevresinde yaşayan eski toplumların geleneklerine dayanıyor. Geçmişte ölülerin ruhlarıyla ilgili inanışlar etrafında şekillenen bu gelenekler, zamanla farklı kültürlere yayılarak bugünkü Cadılar Bayramı kutlamalarına dönüşmüş. Başlangıçta çeşitli batıl inanışlarla bağlantılı olan bu gelenek, zamanla özünden uzaklaşarak kostümlerin, korku figürlerinin ve eğlence sektörünün ön plana çıktığı ticari bir kültüre dönüşmüş.

Yurt dışında bu kutlamalarda evlerin önlerine korkutucu korkuluklar, cadı figürleri ve ürkütücü süslemeler yerleştiriliyor. İnsanlar çeşitli maskeler ve korkunç kostümler giyerek sokaklara çıkıyor. Çocuklar da kapı kapı dolaşıp şeker topluyor. Bazı ev sahipleri ise çocukları korkutacak görüntüler ve sürprizlerle karşılıyor. Çocukların çığlık atması, korkması ve ardından şeker alması bile eğlencenin bir parçası hâline getiriliyor.

Bu kutlamalarda korku, ürkütücülük ve karanlık figürler eğlencenin merkezine yerleştiriliyor. Özellikle çocukların bu görüntülerle iç içe büyümesi ve korku unsurlarının sıradan bir eğlence biçimi olarak sunulması üzerinde düşünülmesi gereken bir konu.

HALLOWEEN VE SATANİZM ARASINDAKİ İLİŞKİ

Halloween ile satanizm arasında da bir bağlantı var. 1966 yılında kurulan Church of Satan (Şeytan Kilisesi), 31 Ekim'i kendi özel kutlama tarihlerinden biri olarak kabul etmektedir. Şeytani figürler, karanlık semboller ve korku unsurları da bu iki kültürün kesiştiği noktalardan bazılarıdır.

Dolayısıyla bu tür şeytani figürler ve karanlık semboller yalnızca masum süslemeler olarak görülüp geçiştirilmemelidir. Eğlence adı altında bu sembollerin normalleştirilmesi ve özellikle çocuklara benimsetilmesi doğru değildir. Bir Müslüman olarak neyi temsil ettiğini bilmediğimiz hiçbir akımı sorgulamadan benimsememeliyiz.

Bugün ise bu gelenekler, özellikle sosyal medya aracılığıyla birer akım hâline getirilerek insanlara sunuluyor. İnsanlar çoğu zaman neyi temsil ettiğini, nereden geldiğini sorgulamadan bu görüntüleri taklit ediyor. Oysa bir Müslüman, karşısına çıkan her akımı benimsemek yerine, önce onun neyi temsil ettiğine bakmalıdır.

İşte tam da bu noktada, nasıl bir kültürü benimsediğimizi ve nasıl bir insan modeli ortaya koyduğumuzu yeniden düşünmemiz gerekiyor.

Oysa Müslüman dediğimiz insan temizliği, güzelliği ve yüzündeki nuruyla belli olur. İnsan ona baktığında ürpermemeli, aksine içi açılmalı, güven ve huzur hissetmelidir.

İslam dininde güzellik, iyilik, merhamet ve temizlik gibi değerler ön plandadır. Öyleyse biz Müslümanlar olarak başka kültürlere ait şeytani figürleri ve korkunç görüntüleri benimsemek yerine, kendi inancımızın ve kültürümüzün değerlerini ön planda tutmalıyız.

Elbette bu söylediklerimize karşılık, "Aman canım, gençler eğleniyor işte, ne olacak ki? Hem başkalarının akımlarından bize ne?" diyenler olacaktır.

Söz konusu İslam'ın değerlerini yansıtan bir bayram ya da gelenek olduğunda bazı kesimler tarafından dalga geçilirken, şeytani figürleri ve korkunç görüntüleri öne çıkaran bu tür akımların eğlence adı altında benimsenmesi elbette bir Müslümanı rahatsız eder.

Diğer taraftan, bu tür çirkin akımların bırakın Müslümanlıkla bir ilgisi olmasını, insan psikolojisi üzerinde dahi olumsuz etkileri vardır.

Çünkü kötülük ve çirkinlik şeytanı temsil eder.

Biz Müslümanlar olarak önümüze sürülen her akıma balıklama atlamak yerine, inançlarımızı ve değerlerimizi ölçü alarak sorgulamalı ve ona göre hareket etmeliyiz.

"O, size, ancak kötülüğü, her türlü aşırılığı, hayâsızlığı ve Allah’a karşı bilmediğiniz şeyleri söylemeyi telkin eder."

(Bakara Suresi, 169. Ayet)