GELİR DAĞILIMI 3

TÜİK verilerine göre Türkiye’nin nüfusu yaklaşık 85 milyon. Bunun yaklaşık %78 şehirlerde %21 kırsalda yaşıyor.

Bu nüfusun 0-19 yaş arası yaklaşık 24 milyon, 18-50 yaş arası yaklaşık 48 milyon, 50 yaş üstü ise yaklaşık 13 milyon.

Yine bu nüfusun 25 buçuk milyonu sigortalı çalışan, 16 buçuk milyonu emekli, öğrenci ise 25 milyon. Kalanlar ya ev hanımı ya çok yaşlı ya da bebek.

Resmi işsiz 3 milyon, resmi olmayan rakamlara göre ise işsiz sayısı 9 milyona yakın.

Türkiye’de kişi başına düşen milli gelir ise 15 milyon dolar.

Neden bu kadar rakamlara boğulduk kısaca izah edeyim. Milli gelir dedikleri şeyin asla halka yansımadığını ve bahsedilen bu milli gelirin nerede olduğunu merak ediyoruz.

Eğer gerçekten bu gelire sahipsek bu halkın hiçbir maddi sıkıntısı olmaması hatta zengin olması gerekmiyor mu?

Parası olmadığı için dışarıda yaşayan Türkiye geneli 70 ila 100 bin arası kişinin olduğu tahmin ediliyor. Bu kişiler keyiflerinden mi sokakta yaşıyorlar.

Köylerde çiftçilik bittiği için bir umut şehirlere göçen buralarda da geçimini sağlayamayan ya da yeterli ücretler alamayanlar memleketlerine de dönemeyenler kendilerini sokakta buluyor.

Adaletsiz dağılım derken bu halkın %5 gelirin yarısına sahip, zengin ve hayatını yaşarken, geri kalan halk bu gelirin ancak yarısını paylaşmak zorunda kalıyor.

Çocuklarıyla sokakta kalan aileler, bakıma muhtaç yaşlılar, bir şekilde eşinden ayrılmış insanlar hayatlarını sokaklarda geçirmek mecburiyetinde kalıyor.

Yakın zamanda ısınmak için arabaya sığınan ve araba ile beraber yanan bir vatandaşın haberini hep beraber seyrettik haberlerde.

Bunun gibi neredeyse her gün haberler yapılıyor.

Peki sonuç ne. Bunlar için bir çözüm bulunabilecek mi, yoksa bu düzen böyle gelmiş böyle gidecek mi?

Adil ve adaletli bir gelir dağılımının yapılması, sahipsizlere sahip çıkılması, hayatımızı zorlayacak değil kolaylaştıracak bir gelire sahip olabilmek duası ile.

SELAMETTE OLUN SELAMETLE KALIN

SABRİYE TÜRKMEN KAYA