CHP, "varlık barışı"nı içeren kanun teklifine muhalefet şerhi yazdı. Kaynağı belirsiz ve suç geliri olabilecek kazançların Türkiye’ye girişinin kolaylaştıracağı vurgulanan şerhe ilişkin konuşan CHP'li Özcan, "Dokuzuncu kere varlıkla barışacaklarına bir kere yoksullukla savaşmadılar" dedi.

AK Parti tarafından geçen hafta TBMM’ye sunulan ve Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edilen, muhalefetin tepkilerine neden olan " varlık barışı" düzenlemesini öngören "Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifin TBMM Genel Kurulu'ndaki görüşmelerine başlanıyor.

CHP Plan ve Bütçe Komisyonu üyeleri, sert tepki gösterdikleri bu hafta görüşülmesi beklenen kanun teklifine muhalefet şerhi yazdı.

"18 YILDA DOKUZUNCU KEZ VARKLIKLA BARIŞACAKLAR"

Ak Parti'nin iktidar olduğundan bu yana son 18 yılda sekiz kez varlık barışı getirdiğini dile getiren CHP Muğla Milletvekili Gizem Özcan , "Bu on sekiz yılda sekiz kere varlıkla barışacaklarına bir kere yoksullukla savaşsalardı gerçekten bu memleket için bu bu memleketin emeklisi, emekçisi, işçisi, çiftçisi, kadını, genci için bir şey yapmış olacaklardı" dedi.

Özcan, iktidarın varlıklarla barışırken yoksullukla savaşmak yerine yokluğu ve yoksulluğu yönetmek üzerine bir politika geliştirdiğini ifade etti.

En önemli konularından birinin, kaynağın nereden geldiği ve nasıl elde edildiğinin şeffaf bir biçimde ortaya konabilme gerekliliği olduğunu söyleyen Özcan, "Şu anda en yüksek vergiyi veren bu ülkede çalışan asgari ücretliler bu ülkede maaşlı olarak çalışan memurlar bunlar derhal ve yerinde vergilerini daha ücretlerini almadan ödüyorlar. Durum böyleyken bir tarafta kaynağının nereden geldiği, nasıl geldiği sorgulanmadan böyle bir para girişinin yapılıyor olması, muhalefet şerhimizde de en önemli noktaları oluşturan konulardan birisi." ifadelerini kullandı.
CHP'nin sürecin takipçisi olacağının altını çizen Özcan, "Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devleti diyorsak, her şeyin şeffaf ve açıklanabilir bir biçimde ortaya konuyor olabilmesi gerekir" dedi.


TORBA KANUN YÖNTEMİNE TEPKİ

Muhalefet şerhinde, teklifin usul yönünden ciddi zaaflar barındırdığı vurgulanarak, birbiriyle ilgisiz konuların tek bir metinde birleştirilmesinin "hakim norm" haline geldiği belirtildi. Bu yöntemin vatandaş mağduriyetine yol açtığını ifade edilen şerhte, "Konu bütünlüğü ve iç tutarlılığı olmayan torba kanun düzenlemesi ile Meclis çalışmalarında komisyon düzleminde ihtisaslaşma anlamsızlaşmakta gerek milletvekillerinin gerekse komisyonların kapasitesinin çok gerisinde bir kanun yapım süreci ortaya çıkmakta ve bu durum parlamento çalışmalarının niteliğini zayıflatmaktadır" değerlendirmesine yer verildi.

Ayrıca teklifin, tali komisyon olan Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonunda görüşülmemesi ve İçtüzüğün öngördüğü 48 saatlik bekleme süresine uyulmaması da "yasama kalitesini düşüren" unsurlar olarak sayıldı.
"CUMHURBAŞKANLIĞI SİSTEMİ NİTELİKLİ YASA YAPMAKTAN ALIKOYUYOR"

Şerhte, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin mevcut uygulamasının TBMM’yi işlevsizleştirdiği aktarılarak, tekliflerin milletvekilleri aracılığıyla Saray veya bakanlık bürokrasisi tarafından hazırlandığı kaydedildi. Yasa önerilerinin Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından kamuoyuna açıklandıktan sonra Meclis’e gelmesinin, yasamanın özerkliğini yitirdiğinin kanıtı olduğu kaydedilen şerhte, "Yasa önerisi aşamasında başlayan yasama zaafı, TBMM’yi nitelikli yasa yapma hak ve yükümlülüğünden alıkoymaktadır" ifadelerine yer verildi.

"KAYNAĞI SUÇ GELİRİ OLABİLECEK KAZANÇLARIN TÜRKİYE'YE GİRİŞİ KOLAYLAŞACAK"

Yeniçağ'dan Eda Erdağı'nın haberine göre, Şerhte, teklifin geneli üzerine yapılan değerlendirmede, söz konusu düzenlemelerin görünüşte dış kaynak ihtiyacını giderici ve sıcak parayı teşvik etmek amacı taşıdığı, vergi avantajlarını sınırlı bir kesime sunarak aynı zamanda kaynağı suç geliri olabilecek kazaçların "sorgulanmadan ve denetlemeden" Türkiye’ye girişini kolaylaştıracağı vurgulandı.

Kanun teklifindeki düzenlemelerle Türkiye'nin "vergi cennetleri ile mücadele etmek" yerine kendisinin "vergi cenneti" olmaya karar verdiği kaydedilen şerhte, şöyle denildi:

"Bu düzenleme aynı zamanda Türkiye’de olmasına rağmen değişik yöntemlerle vergisiz ve kayıtsız bir şekilde yurtdışına transfer olunan kaynakların 'Sürekli ve kesintisiz Varlık Barışı uygulaması' denilebilecek yöntemlerle ülkeye vergisiz ve denetimsiz transferine neden olabilecektir.

AKP hükümetinin uyguladığı bir nevi sıcak para girişini amaçlayan kontrollü düşük kur politikası bazı sektörlerdeki üreticileri ve ihracatçıları zor duruma düşürmüştür. Yoğun iflas, konkardato ve işten çıkarmalar yaşanmaktadır."

"KARA PARA" ELEŞTİRİSİ

Varlık barışı düzenlemesinin Anayasa'ya aykırı olduğu, kaynağı belirsiz paraların denetimsiz girişine yol açacağı kaydedilen şerhte, şu ifadelere yer verildi:

"Bu kadar sık yeniden yapılandırma ve varlık barışı düzenlemesi yapan bir ülkede hiçbir vatandaş, hiçbir yurttaşın güven duyarak yurt dışındaki varlığını belli güvencelere rağmen yurt içine aktarması öngörülemez. Yurt dışına giden varlığın nedeni Türkiye’deki ekonomik istikrarsızlıktır, hukuk sistemindeki aksaklıklardır, siyasal istikrarsızlıktır, vergi silahının acımasız bir şekilde mükellefler üzerine bir tehdit unsuru olarak kullanılmasıdır."

Ağzı Açan Kara Listede: Siyonist İttifak, Etkili İsimleri Susturma ve ‘İtibar Suikastı Operasyonu’ Yürütüyor
Ağzı Açan Kara Listede: Siyonist İttifak, Etkili İsimleri Susturma ve ‘İtibar Suikastı Operasyonu’ Yürütüyor
İçeriği Görüntüle

Şerhte, düzenlemenin şartların sağlanması halinde hiçbir suretle vergi incelemesi ve tarhiyatı yapılmamasını öngörmesinin "kara para ile mücadeleyi zorlaştıracağı" kaydedildi.

"OVP HEDEFLERİ GERÇEKÇİ DEĞİL"

Muhalefet şerhinde Türkiye ekonomisinin bütçe ve cari açık olarak "ikiz açık" kıskacında olduğu, Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) verilerine göre 2026 yılı enflasyon hedeflerinin tutmasının imkansız hale geldiği kaydedilerek, hükümetin Orta Vadeli Program (OVP) hedeflerinin gerçekçi olmadığı savunuldu.

"VERGİ ADALETİ VE ANAYASA'YA AYKIRI"

Teklifle İstanbul Finans Merkezi’nde (İFM) çalışan nitelikli personelin ücretlerine getirilen vergi istisnalarının "Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırı" bulunduğu ifade edilen şerhte, İFM içindeki bir personelin ücretine brüt asgari ücretin 5 katı, dışındakilere ise 3 katı istisna uygulanmasının Anayasa'nın "vergi ödevi" ve "eşitlik" ilkelerine aykırı olduğu belirtildi.

Bu Bir İlandır