FAO, küresel gıda enflasyonunun 2027 boyunca sürebileceği uyarısında bulundu. İran savaşı, kuraklık ve yükselen maliyetler fiyatları artırıyor.

İran savaşı, Karadeniz'deki tahıl sevkiyatlarının aksaması ve El Niño kaynaklı kuraklık, dünya genelinde yeni bir gıda enflasyonu dalgasını tetikliyor. FAO, fiyat baskılarının yıl sonunda güçlenerek 2027 boyunca devam edebileceği uyarısında bulundu. Buğday fiyatları 2026'da yüzde 30'dan fazla artarken, yükselen enerji ve gübre maliyetleri özellikle düşük gelirli ülkeleri tehdit ediyor.

FAO'dan uyarı: Asıl fiyat şoku henüz gelmedi

Küresel gıda fiyatlarında yeni bir yükseliş dalgası bekleniyor. Savaşların neden olduğu lojistik sorunlar, enerji maliyetlerindeki artış ve olumsuz hava koşulları, tarımsal üretim ile uluslararası gıda ticareti üzerinde giderek daha fazla baskı oluşturuyor.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Başekonomisti Maximo Torero, mevcut gelişmelerin gıda tedarik zincirinde ciddi sıkışıklık yarattığını belirtti.

Torero, fiyat artışlarının etkisinin 2026'nın sonlarında ve 2027'nin başlarında daha belirgin hale geleceğini, baskının gelecek yıl boyunca sürebileceğini söyledi.

FAO Gıda Fiyat Endeksi eylül ayında 136 puana yükselerek Kasım 2022'den bu yana en yüksek seviyesine ulaştı.

Dünya Bankası verilerine göre, incelenen 150 ülkenin yüzde 22'sinde üçüncü çeyrekte gıda fiyatları genel enflasyondan daha hızlı arttı. Önceki çeyrekte bu oran yüzde 14'tü.

İran savaşı, El Niño ve Ukrayna: Üçlü arz şoku

Gıda piyasaları aynı anda birden fazla arz şokuyla karşı karşıya.

Karadeniz'deki tahıl altyapısına yönelik saldırılar, buğday sevkiyatlarını aksatırken Mısır ve Endonezya gibi büyük ithalatçıları alternatif tedarikçiler aramaya yöneltiyor.

Kızıldeniz'deki güvenlik sorunları nedeniyle gemilerin Afrika çevresinden dolaşması, taşımacılık sürelerini ve maliyetlerini artırıyor.

ABD ve İsrail'in İran'a karşı yürüttüğü savaş ise petrol fiyatlarını yükseltirken Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan gübre sevkiyatlarını olumsuz etkiliyor.

Buna El Niño kaynaklı kuraklık da ekleniyor. Hindistan ve Güneydoğu Asya'da yağışların azalması, pirinç ve şeker başta olmak üzere tarımsal üretimi baskılıyor.

Bazı önemli ticaret güzergâhlarında navlun maliyetleri yüzde 50'ye varan oranlarda yükseldi.

Buğday yüzde 30 zamlandı, pirinç rekor kırıyor

2026 yılı başından bu yana uluslararası buğday fiyatları yüzde 30'dan fazla arttı.

Asya'nın önemli pirinç ihracatçılarında fiyat artışları, yüksek stoklara rağmen yüzde 10-13 arasında gerçekleşti.

Endonezya'da pirinç fiyatları rekor seviyelere ulaşırken bitkisel yağ fiyatları yılbaşından bu yana yüzde 7 yükseldi.

Türkiye'nin Çin'e Ne Kadar Borcu Var? Dünya Bankası Açıkladı
Türkiye'nin Çin'e Ne Kadar Borcu Var? Dünya Bankası Açıkladı
İçeriği Görüntüle

Hindistan'da son on yılı aşkın dönemin en zayıf muson yağışları, şeker üretimini olumsuz etkiledi. Şeker fiyatları tarihi zirveye ulaşırken soğan ve bakliyat fiyatları da eylül ayında bir önceki aya göre yüzde 10'dan fazla arttı.

Mısır'da sübvansiyon uygulanmayan büyük ekmeğin fiyatı temmuz ayındaki 4 Mısır poundundan 5 pounda yükseldi. Bu, yüzde 25'lik artış anlamına geliyor.

Birleşik Arap Emirlikleri'nde yemeklik yağ fiyatları yaklaşık yüzde 40 arttı.

Stok tamponları eriyor, yeni talep dalgası bekleniyor

Uluslararası Tahıl Konseyi (IGC) Kıdemli Ekonomisti Alexander Karavaytsev, Orta Doğu ve Afrika'daki büyük ithalatçıların önümüzdeki aylarda yeniden uluslararası piyasalara dönebileceğini belirtti.

Bu ülkeler, daha önceki güçlü yerel hasatlar sayesinde ithalatlarını ertelemişti. Ancak stokların azalması yeni alımları zorunlu hale getiriyor.

Karavaytsev, birkaç ay içinde önemli bir yeni talep dalgası oluşabileceği uyarısında bulundu.

FAO Başekonomisti Torero da önceki dönemlerdeki iyi hasatların ve yüksek stokların sağladığı korumanın zayıfladığını söyledi.

Stoklardaki erime, yeni üretim veya sevkiyat aksaklıklarının fiyatlar üzerindeki etkisini büyütebilir.

Gıda şirketleri maliyet artışlarını fiyatlara yansıtıyor

Küresel gıda enflasyonundaki yükselişin tüketicilere tam olarak yansıması henüz tamamlanmadı.

Gıda üreticileri ham madde alımlarını genellikle üç ila altı aylık sözleşmelerle gerçekleştiriyor. Bu sözleşmelerin daha yüksek fiyatlardan yenilenmesi, önümüzdeki dönemde perakende gıda enflasyonunu artırabilir.

Nestlé Hindistan Yönetim Kurulu Başkanı Manish Tiwary, yükselen emtia maliyetlerinin faaliyet ortamını zorlaştırdığını belirtti.

Endonezya'nın büyük gıda şirketlerinden Indofood'un yöneticisi Franciscus Welirang ise navlun maliyetlerindeki artışın, yerel para birimi rupinin değer kaybıyla daha da ağırlaştığını söyledi.

Bazı Endonezyalı un üreticileri, buğday sevkiyatlarının aksaması nedeniyle tesislerini kapasitenin altında çalıştırıyor.

Kpler verilerine göre ülkenin eylül ayındaki buğday ithalatı, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 41 azalarak 491 bin tona geriledi.

Yeni risk: Gıda fiyatları sosyal huzursuzluğu tetikleyebilir

Gıda enflasyonunun hızlanması, özellikle hanehalkı bütçelerinde gıdanın büyük pay tuttuğu düşük ve orta gelirli ülkelerde ciddi sonuçlar doğurabilir.

Yükselen fiyatlar sosyal huzursuzluk riskini artırırken, bazı üretici ülkelerin iç piyasalarını korumak amacıyla ihracat yasaklarına başvurması da mümkün.

Böyle bir gelişme, küresel arz sıkıntısını daha da ağırlaştırabilir.

Soya fasulyesi ve mısır stokları şimdilik yeterli düzeyde bulunuyor. Ancak bu ürünlerin biyoyakıt üretiminde kullanılması nedeniyle yüksek petrol fiyatları tarım piyasalarını da destekliyor.

Avustralya ve Arjantin'de beklenen buğday hasatlarının olumsuz hava koşullarından etkilenmesi halinde fiyatlarda yeni yükselişler yaşanabilir.

Sonuç olarak, küresel gıda enflasyonundaki mevcut baskının geçici bir dalgalanmadan daha uzun süreli bir soruna dönüşme riski artıyor. Enerji, gübre, taşımacılık ve tarımsal üretimdeki eş zamanlı şoklar, 2027 yılında da gıda fiyatlarını yüksek tutabilir.

Kaynak: Reuters ve ParaAnaliz

Bu Bir İlandır