2026 için önce yüzde 8.5 enflasyon hedefleyen hükümet, sonra türlü gerekçelerle bu oranı 16 olarak revize etse de masadaki hesabın sahadaki karşılığı yüzde 30 olarak gerçekleşti. Hayat pahalılığı altında yaşam mücadelesi veren vatandaşın yüzde 51'i aşan yıl sonu beklentisi ise umutların dibe vurduğunu ortaya koydu.
Ekonomi yönetiminin dezenflasyon sürecinin başarılı olduğunu söylemesine rağmen MB anketlerine katılan reel sektör ve hanehalkı önümüzdeki dönem enflasyonu için karamsar bir tablo çizdi. Eylül 2023’teki Orta Vadeli Program’a göre enflasyon 2023’te yüzde 65’e, 2024’te 33’e, 2025’te 15’e ve 2026’da ise 8.5’e indirilecekti. Ancak hedefi tutturmak için uygulanan düşük kur yüksek faiz politikası enflasyonu düşürmede etkili olmazken yüksek faiz üretimi baskıladı. Üretim yerine faiz geliri teşvik edildi.

MASADAKİ HESABIN SAHADA KARŞILIĞI YOK
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek iki yıl önce “2025'in başında enflasyon yüzde 30'lara, ortasında 20'lere, 2025 sonunda da 17'ye düşmesini bekliyoruz” demişti. Bu yıl ise enflasyonun yüzde 25-30 bandında olması bekleniyor. Ancak bu hedefin de sokakta karşılığı yok. Merkez Bankası’nın Nisan ayı verileri, enflasyon beklentilerinde kötüleşmenin devam ettiğini gösterdi. Hanehalkının 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentisi bir önceki aya göre 1,67 puan artarak yüzde 51,56 olarak gerçekleşti.

VATANDAŞ HÜKÜMETİN HEDEFİNE İNANMIYOR
Karar'ın haberine göre, Ekonomi yönetiminin enflasyonla ilgili açıkladığı her hedef hüsranla sonuçlanırken piyasa ve vatandaşa faturası ağır oldu. Yüksek faiz üretimin önüne geçti, fiyatlar hızla katlandı. Şimşek’in yüzde 8,5 olan hedef enflasyonu yıllar içinde hayal olurken vatandaşın 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentisi gıda, yakıt ve enerji maliyetleriyle Nisan’da 1,67 puan artarak yüzde 51,56 oldu.
Merkez Bankası’nın düzenli olarak açıkladığı anketler halkın enflasyon beklentisindeki karamsarlığını ortaya koydu. Ekonomi yönetimi her açıklamasında, dezenflasyon sürecinin başarılı olduğunu söylemesine rağmen anketlere katılan reel sektör ve hanehalkı önümüzdeki dönemde enflasyonun yükselişe geçeceğine yönelik yanıtlar verdi. Bu da artık kimsenin ekonomi yönetiminin açıklamalarına itibar etmediğini gösterdi. Eylül 2023’te duyurulan Orta Vadeli Program’a göre enflasyon 2023’te yüzde 65’e, 2024’te yüzde 33’e, 2025’te yüzde 15’ ve 2026’da ise yüzde 8.5’e indirilecekti. Ancak aradan geçen zaman diliminde bu hedefi tutturmak için uygulanan düşük kur yüksek faiz politikası enflasyonu düşürmede etkili olmazken yüksek faiz; üretimi baskıladı. Elinde parası olan iş insanı üreterek kazanmaktan daha fazlasını faiz geliri ile elde etti. Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) 2023’te yüzde 64.77 olarak gerçekleşti. 2024 sonu itibarıyla yüzde 44.38 olarak kayıtlara geçen enflasyon 2025’te ancak yüzde 30,89’a düşürülebildi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek 2024’te yaptığı bir konuşmada ise “2025’in başında enflasyon yüzde 30’lara düşecek, ortasında yüzde 20’lere düşecek, 2025 sonunda da yüzde 17’ye düşmesini bekliyoruz” demişti.
GERÇEKLER SÖYLEMLERDEN ÇOK UZAK
Bu yıl ise enflasyonun yüzde 25-30 bandında olması bekleniyor. Ancak bu hedefin de sokakta karşılığı yok. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın Nisan ayı verileri, enflasyon beklentilerinde kötüleşmenin devam ettiğini gösterdi. Hanehalkının 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentisi bir önceki aya göre 1,67 puan artarak yüzde 51,56 seviyesinde gerçekleşti. Hanehalkının, son bir yıl içinde fiyatlarının en çok arttığını değerlendirdiği ve gelecek 12 ay için fiyatlarının en çok artmasını beklediği ürün/hizmet grupları ‘’gıda’’ ile ‘’yakıt ve enerji’’ oldu. Gıdayı, fiyatı en çok artan ürün grupları arasında değerlendiren katılımcıların payı bir önceki aya göre 0,2 puan artarak yüzde 40,7 olarak kaydedildi. Gelecek 12 ay sonunda konut fiyatlarındaki artış beklentisi bir önceki aya göre 0,18 puan artarak yüzde 35,23 olarak kaydedildi. 12 ay sonrası dolar kuru beklentisi bir önceki aya göre 0,03 lira azalarak 52,12 lira olarak gerçekleşti. Katılımcıların yatırım tercihleri değerlendirildiğinde, ilk sırada yer alan “altın alırım” diyen katılımcıların oranı, bir önceki aya göre 6,4 puan azalarak yüzde 48,8 oldu. İkinci sırada yer alan “ev/dükkan/arsa vb. alırım” diyen katılımcıların oranı bir önceki aya göre 4,9 puan artarak yüzde 33,4 olarak izlendi. Konuya ilişkin değerlendirme yapan Bakan Şimşek, enerji maliyetlerindeki artışın enflasyon görünümünü olumsuz etkilediğini belirterek, kalıcı refah için fiyat istikrarı odaklı politikaların kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı.
FARKLI ANKETLERDE DE SONUÇ BENZER
Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi tarafından yayımlanan “Hanehalkı Enflasyon Beklentileri” araştırmasına göre de 2026 yılı nisan ayında bir yıl sonrasına ilişkin enflasyon beklentisi yüzde 60’a yükseldi. Bu oran, bir önceki aya kıyasla 10,3 puanlık artışa işaret ederken, beklentilerdeki bozulmanın hız kazandığını ortaya koydu. Araştırmada, enflasyonun mevcut seviyesinin altına ineceğini öngörenlerin oranında dikkat çekici bir gerileme yaşandı. Bu kapsamda söz konusu oran yüzde 17,9’a düşerek bir önceki aya göre 11,8 puan azaldı. Katılımcıların en büyük bölümü, önümüzdeki 12 ayda enflasyonun yüzde 41 ile 60 aralığında gerçekleşeceğini tahmin etti. Bu aralıkta beklenti bildirenlerin oranı yüzde 32 olarak ölçüldü. Cinsiyete göre yapılan değerlendirmede, kadınların enflasyon beklentisinin erkeklere kıyasla daha yüksek olduğu görüldü. Nisan ayında ortalama beklenti erkeklerde yüzde 56,8 olurken, kadınlarda yüzde 64,7 seviyesine çıktı. Araştırma sonuçlarına göre enflasyon beklentisinin en yüksek olduğu yaş grubu 55-64 oldu. Bu grupta beklenti yüzde 70,9’a ulaşırken, en düşük beklenti yüzde 56,3 ile 18-24 yaş grubunda kaydedildi. İş durumuna göre yapılan analizde, en yüksek enflasyon beklentisi öğrenciler ve işsizler arasında ölçüldü.
REEL SEKTÖR BEKLENTİSİ YÜZDE 33,70
2026 yılı Nisan ayında 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentileri bir önceki aya göre, piyasa katılımcıları için 1,22 puan artarak yüzde 23,39 seviyesine, reel sektör için 0,80 puan artarak yüzde 33,70 seviyesine, hanehalkı için 1,67 puan artarak yüzde 51,56 seviyesine yükseldi. Verileri değerlendiren ekonomistler anketlerin hedeflerden çok uzak olduğunu dile getirdi. Enflasyon beklentilerinin şaşırtmadığını belirten Ekonomist İris Cibre, “Reel sektör fiyatlama gücü dolayısıyla dikkate aldığım taraf. Fakat, hanehalkındaki bozulma da önemli, beklentiler bozulunca, fiyatlama davranışını da otomatik bozuyor. Halk, tarımdaki yapısal bozulmanın farkında ve bu yüzden fiyat artışlarının devamını bekliyor. Çarşıyı bilen kadının beklentileri daha bozuk. Enflasyondan en çok etkilenen orta üzeri yaş ve düşük gelir grubunun beklentisi de en yüksek seviyede” ifadelerini kullandı.





