Fındık üreticisi özel sektördeki fiyatlar nedeniyle ne yapacağını şaşırdı. Özel sektörün TMO’nun fındık alım fiyatının altına düşmesi nedeniyle bazı üreticiler beklemeye geçerken bazıları ise satış yapmayı tercih etti. Fındıkta gözlerin mayıs ayına çevrildiği öğrenildi.
Geçen yıl yaşanan zirai don nedeniyle tarihinin en düşük rekoltesini gören fındıkta, bu sezon beklentilerin aksine fiyatlar gerilemeye başladı. Serbest piyasada fiyatların, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) Levant kalite için 195 TL, Sivri kalite için ise 190 TL olarak açıkladığı alım fiyatlarının da altına inmesi dikkat çekti.
Ekonomim’den Veysel Ağdar’ın haberine göre, sezon başında 370 TL seviyelerine kadar yükselen fındık fiyatları, serbest piyasada Levant kalite için 180–200 TL bandına, Giresun kalite için ise 230–245 TL seviyelerine kadar geriledi. Fiyatlardaki bu düşüş hem üreticiyi hem de aracıları tedirgin ederken, piyasadaki gerileme üretici davranışlarında da değişime yol açtı. Sektör temsilcileri, bazı üreticilerin cüzi miktarlarda da olsa bu dönemde satış yaptığını, elde edilen gelirin ise fiyatı düşen alternatif yatırım aracı altına yönlendirilerek değerlendirildiğini ve bu yolla gelir kaybının telafi edilmeye çalışıldığını belirtiyor.
ALTERNATİF TEDARİKÇİ VE YÜKSEK STOK DEVRİ RİSKİ
Sektör temsilcilerine göre fiyat düşüşünde etkili olan bir diğer unsur ise emanete bırakılan fındık uygulaması olarak öne çıkıyor. Fındık piyasasındaki dalgalanma sadece üretici ve aracıları değil, sanayiciyi de etkiliyor. Ürünün piyasaya sınırlı gelmesi nedeniyle tedarikte zorlanan sanayici, stoklarında bulunan yüksek fiyattan aldığı fındığı işleyerek piyasaya sürüyor. Fiyatların yüksek seyri nedeniyle iç piyasadan alım yapmayan bazı büyük alıcıların, tedarikte alternatif ülkelere yöneldiği, ancak buna rağmen fiyatlarda kalıcı bir toparlanma sinyali oluşmadığı belirtiliyor. Fındık üreticisi için bir diğer negatif gelişme ise Türkiye’nin gelecek sezona yüksek stokla girmesi. Avrupalı alıcı önceliği Türkiye dışında ki tedarikçi ülkelere yönlendirdiği için Türkiye’nin elinde yeni sezona 150-200 bin ton kabuklu devir etmesi bekleniyor.
ÜRETİCİLER ZARARINI ‘ALTIN’A YATIRIMLA TELAFİ ETMEYE ÇALIŞTI
Geçtiğimiz hafta yaşanan fiyat düşüşünün özellikle Avrupa’daki alıcıların yeniden piyasaya girmesine neden olduğunu, piyasada kısa süreli bir canlılık oluştuğunu kaydeden fındık üreticisi ve brokeri Osman Çakmak, piyasanın şu an tam anlamıyla “korku ile fırsat” arasında sıkışmış durumda olduğunu söyledi. Mevcut tablonun net bir yön oluşmadığını gösterdiğini vurgulayan Çakmak, “Üretici tarafında tablo ikiye ayrılmış durumda. Beklediği fiyat seviyelerine ulaşamayan bazı üreticiler, düşüşü fırsat bilerek satışa yöneldi ve alternatif yatırım aracı olarak altına geçti. Buna karşın, fiyatların yükseleceği beklentisini koruyan ve ürününü elinde tutan önemli bir kesim de bulunuyor. Önümüzdeki süreçte, özellikle Mayıs ayı itibarıyla mevcut hareketliliğin fiyatlara yukarı yönlü yansıması bekleniyor. Mevcut koşullar altında kabuklu fındık fiyatlarının 280–300 TL/kg bandına yönelmesi olası görülüyor”dedi.
FINDIK BEKLEDİKÇE HEM KİLO HEM DEĞER KAYBI OLUŞUYOR
Hem üretici hem de esnaf tarafında ciddi bir kriz yaşandığını belirten, sektörde "fındık manavı" olarak adlandırılan üretici-tüccarlardan Yusuf Okumuş mevcut fiyat seviyelerinin sürdürülebilir olmadığını söyledi. Sezon başında fındık fiyatlarının 250–350 TL bandında başladığını, bazı dönemlerde 370 TL’ye kadar çıktığını hatırlatan ve borcu olan üreticilerin bu seviyelerden satış yaptığını ifade eden Okumuş, fiyatların 180–200 TL bandına kadar gerilemesiyle birlikte üreticinin büyük bölümünün zarara uğradığını belirtti. Okumuş, Ordu kenti genelinde üreticilerin yaklaşık yüzde 40–50’sinin fındığını hâlâ elinde tuttuğunu belirterek, “Şu anda piyasada ciddi bir stok var. Üretici satamıyor, bekletiyor. Ancak bekledikçe hem kilo kaybı hem de değer kaybı yaşanıyor” dedi.
Bazı üreticilerin alternatif yatırım aracı olarak altına yöneldiğine dair bilgilerin geldiğini kaydeden Okumuş, “Altına yönelen kesim var ama çok cüzi bir oran. Genel tabloyu etkileyecek bir durum değil” dedi. Sadece üreticinin değil, manav ve alım yapan esnafın da ciddi zarar ettiğini belirten Okumuş, yüksek fiyatlardan alınan fındığın elde kaldığını söyledi. Banka kredileriyle alım yapan birçok esnafın stoklarını eritemediğini ifade eden Okumuş, sektörün finansal baskı altında olduğunu vurguladı.
Fındık üreticisi ve aynı zamanda tüccarı olan Yüksel Göl ise fındıkta fiyat düşüşünün en büyük etkeninin emanet sistemi olduğunu söyledi. Göl, “Fındık 350 liraya çıktığında daha da yükselecek beklentisi ile emanete bırakılan fındık her hangi bir şekilde piyasaya sürülüyor. Piyasaya üretici arzı olmamasına rağmen fiyat düşüşünün en büyük nedeni bu, çünkü emanet fındık bir şekilde sisteme giriyor. Üretici emanete bıraktığı ürünü satmıyorum deyip geri talep etse o fındığı fiziki olarak bulma imkânı yok” diye konuştu.
Bu Bir İlandır



