Türkiye'de yüz binlerce yatırımcıyı etkileyen fon skandalının ardından küresel endeks sağlayıcısı MSCI'nın Türkiye endekslerine yönelik bazı değişiklikleri dondurması, Borsa İstanbul'da sert satışları beraberinde getirdi. Haftanın son işlem gününe yüzde 1,44 kayıpla başlayan BIST 100 endeksinde düşüş gün içinde yüzde 3'ü aştı. Endeks, dolar bazında yaklaşık 237 seviyesine gerileyerek 2016 yılında görülen düzeylere yaklaştı.

Borsa İstanbul, Türkiye sermaye piyasalarında yaşanan fon skandalının ardından uluslararası endeks sağlayıcısı MSCI'nın aldığı kararla haftanın son işlem gününde sert satış baskısıyla karşı karşıya kaldı. MSCI'nın 15 Ekim'de Türkiye hisse senetlerine ilişkin bazı endeks değişikliklerini ikinci bir duyuruya kadar dondurması ve ülkenin piyasa statüsünün düşürülebileceği uyarısında bulunmasının ardından BIST 100 endeksi, 16 Ekim Cuma günü güne yüzde 1,44 düşüşle 11.896 puandan başladı.

Türkiye'deki fon skandalının uluslararası piyasalardaki etkileri sürüyor. Küresel endeks sağlayıcısı MSCI, Türk hisse senetlerine ilişkin belirli endeks değişikliklerini derhal geçerli olmak üzere süresiz dondurduğunu açıkladı. Haziran ayında fonlar üzerinden gerçekleştirilen koordineli işlemler ve halka açıklık oranlarının gerçeği yansıtmadığı şüphesiyle Türkiye'yi uyaran MSCI, alınan önlemleri yetersiz buldu. Kuruluş, Türkiye'nin statüsünün düşürülebileceği uyarısında bulundu.

Gün içinde satışların derinleşmesiyle kayıplar yüzde 3'ü aştı. BIST 100, saat 13.00 itibarıyla yüzde 3,37 düşüşle 11.662,98 puana geriledi. Paylaşılan saat 15.23 tarihli ekran görüntüsünde ise endeksin 11.751,42 puanda ve yüzde 2,64 ekside olduğu görüldü.

DOLAR BAZINDA 2016 SEVİYELERİNE DÖNDÜ

Borsa İstanbul'daki düşüş, endeksin dolar bazındaki uzun vadeli performansını da yeniden gündeme getirdi.

BIST 100 endeksinin Türk lirası cinsinden yükselişine rağmen dolar karşısındaki performansı, son yıllarda yaşanan kur artışları nedeniyle farklı bir tablo ortaya koyuyor.

Paylaşılan uzun vadeli grafikte, BIST 100'ün dolar bazındaki değeri yaklaşık 237 seviyesinde bulunuyor. Bu rakam, endeksin 2016 yılında işlem gördüğü seviyelere yakın bir düzeye işaret ediyor.

Grafik, Borsa İstanbul'un Türk lirası cinsinden nominal değerleri ile uluslararası yatırımcı açısından dolar bazındaki değerinin önemli ölçüde farklılaştığını gösteriyor.

MSCI FONLAR ÜZERİNDEN KOORDİNELİ İŞLEMLERE DİKKAT ÇEKTİ

Küresel endeks sağlayıcısı MSCI, Türkiye'deki bazı küçük ölçekli halka açık şirketlerle bağlantılı yatırım fonları üzerinden koordineli alım satım işlemleri gerçekleştirilebileceğine yönelik ciddi endişeler bulunduğunu açıklamıştı.

Kuruluş, söz konusu işlemlerin şirketlerin gerçek halka açıklık oranlarının belirlenmesini zorlaştırdığını ve piyasa güvenilirliğini olumsuz etkilediğini bildirdi.

MSCI, Türkiye'deki düzenlemelerin etkilerini değerlendirmek için zamana ihtiyaç bulunduğunu belirterek bazı endeks değişikliklerini derhal geçerli olmak üzere dondurdu.

Karar kapsamında Türk hisselerinin MSCI Türkiye Yatırım Yapılabilir Piyasa Endeksi'ne yeni girişleri, yabancı dahil etme faktörü ve hisse sayısı artışları ile şirketlerin daha büyük ölçekli endekslere yükseltilmesi askıya alındı.

TÜRKİYE'NİN GELİŞMEKTE OLAN PİYASA STATÜSÜ RİSK ALTINDA

Karar'ın haberine göre, MSCI'nın kararında dikkat çeken bir başka başlık, Türkiye'nin uluslararası piyasa sınıflandırmasına ilişkin uyarı oldu.

Kuruluş, Haziran 2027'ye kadar sermaye piyasalarındaki şeffaflık, denetim ve koordineli işlemlerle mücadelede yeterli ilerleme sağlanmaması hâlinde Türkiye'nin mevcut “Gelişmekte Olan Piyasa” statüsünün yeniden değerlendirilebileceğini açıkladı.

Türkiye'nin “Sınır Piyasası” veya “Bağımsız Piyasa” kategorisine alınmasına yönelik bir istişare sürecinin başlatılabileceği belirtildi.

Böyle bir kararın hayata geçirilmesi, gelişmekte olan piyasalar endekslerini takip eden uluslararası yatırım fonlarının Türkiye yatırımlarını etkileyebilecek nitelik taşıyor. Ancak MSCI henüz Türkiye'nin mevcut statüsünü değiştirmiş değil.

ŞİMŞEK'TEN MSCI KARARINA CEVAP GELMİŞTİ

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de MSCI'nın kararının ardından yaptığı açıklamada, sermaye piyasalarında şeffaflığı artırmaya yönelik düzenlemelerin sürdüğünü bildirmişti.

SPK'nin ağustos ayında açıkladığı Fon Rehberi ile serbest fonların portföylerinin haftalık açıklanmasının sağlandığını, fonlara yoğunlaşma limitleri getirildiğini ve borçlanma işlemlerinin organize piyasalarda teminatlı yapılmasının zorunlu hâle geldiğini belirten Şimşek, yeni yasal düzenlemeler için takvim vermişti.

Şimşek, “Fonların koordineli işlemleri dahil sermaye piyasası suçlarıyla mücadeleyi güçlendirecek yasal düzenlemeleri 2027 yılı başına kadar tamamlamayı planlıyoruz” açıklamasında bulunmuştu.

Türkiye'deki fon skandalının uluslararası piyasalardaki etkileri sürüyor. Küresel endeks sağlayıcısı MSCI, Türk hisse senetlerine ilişkin belirli endeks değişikliklerini derhal geçerli olmak üzere süresiz dondurduğunu açıkladı. Haziran ayında fonlar üzerinden gerçekleştirilen koordineli işlemler ve halka açıklık oranlarının gerçeği yansıtmadığı şüphesiyle Türkiye'yi uyaran MSCI, alınan önlemleri yetersiz buldu. Türkiye'nin statüsünün düşürülebileceği uyarısında bulundu.

Türkiye'de TERA ve Pusula merkezli yatırım fonu soruşturmasının ardından uluslararası finans kuruluşlarından yeni bir karar geldi. Küresel endeks sağlayıcısı MSCI, 15 Ekim 2026 tarihli açıklamasında, Türkiye hisse senedi endekslerinde belirli değişiklikleri dondurduğunu bildirdi. New York merkezli kuruluş, kararın gerekçesi olarak uluslararası kurumsal yatırımcıların Türk sermaye piyasasında hisse sahipliği yapıları, halka açıklık oranları ve koordineli alım satım işlemleri hakkındaki endişelerini gösterdi.

MSCI, Türkiye'de son dönemde yürürlüğe konulan düzenlemeleri olumlu bir başlangıç olarak değerlendirmekle birlikte, piyasadaki yapısal sorunların giderildiğinin henüz ortaya konulamadığını belirtti.

TÜRKİYE ENDEKSLERİNDE ÜÇ KRİTİK İŞLEM DONDURULDU

MSCI'nin kararı, 15 Ekim itibarıyla derhal yürürlüğe girdi ve ikinci bir duyuruya kadar geçerli olacak.

Buna göre Türk hisse senetlerinde üç önemli endeks işlemi askıya alındı:

Yabancı Dahil Etme Faktörü (FIF) ve endeks hesaplamalarında kullanılan hisse sayısı (NOS) artırılmayacak.

MSCI Turkey Investable Market Index (IMI) kapsamına yeni hisse senetleri eklenmeyecek.

Şirketlerin küçük ölçekli endekslerden daha büyük ölçekli endekslere yükseltilmesi gerçekleştirilmeyecek.

Karar, Borsa İstanbul'daki hisse işlemlerinin veya mevcut MSCI Türkiye endekslerinin tamamının durdurulduğu anlamına gelmiyor. Ancak endekslere yeni şirketlerin alınmasını ve mevcut şirketlerin endeks ağırlıklarını artırabilecek bazı değişiklikleri sınırlandırıyor.

MSCI endekslerini takip eden uluslararası yatırım fonları açısından bu değişiklikler, Türk şirketlerine yönelmesi beklenen yeni portföy yatırımlarını da etkileyebilecek nitelik taşıyor.

msci.jpg

MSCI HAZİRAN AYINDA TÜRKİYE'Yİ UYARMIŞTI

MSCI'nin kararı, Türkiye'ye yönelik ilk uyarı değil. Kuruluş, 23 Haziran 2026'da yayımladığı yıllık piyasa sınıflandırma değerlendirmesinde, Türkiye'deki bazı küçük ölçekli halka açık şirketlerle yakından bağlantılı yatırım fonlarının işlemlerine dikkat çekmişti.

MSCI, uluslararası yatırımcıların bu fonlar üzerinden koordineli alım satım yapılmış olabileceğine ilişkin kaygılarını aktararak söz konusu işlemlerin şirketlerin gerçek halka açıklık oranlarını olduğundan yüksek gösterebildiğini belirtmişti.

Halka açıklık oranlarının gerçeği yansıtmamasının, hisse fiyatlarının sağlıklı oluşmasını ve uluslararası yatırımcıların portföy risklerini değerlendirmesini zorlaştırdığı vurgulanmıştı.

MSCI, Türkiye'den gerçek faydalanıcıların zamanında ve ayrıntılı açıklanmasını, koordineli işlemlere karşı etkili gözetim ve yaptırım mekanizmalarının kurulmasını ve halka açıklık oranlarının şeffaf kurallarla belirlenmesini istemişti.

Kuruluş, yeterli ilerleme görülmemesi halinde Kasım 2026 endeks değerlendirmesinde Türkiye'ye ilişkin yeni önlemlerin gündeme gelebileceği uyarısında bulunmuştu.

FON SKANDALI UYARILARIN ARDINDAN PATLAK VERDİ

MSCI'nin haziran ayındaki uyarısının ardından eylül ayında Türkiye'de büyük bir yatırım fonu krizi yaşandı. Özellikle halka açıklık oranı düşük ve işlem hacmi sınırlı şirketlerin hisselerine yoğunlaşan fonlarda yaşanan likidite sorunları, yatırımcıların paralarını geri almak istemesiyle büyüdü.

Sermaye Piyasası Kurulu, aralarında TERA ve Pusula bağlantılı fonların da bulunduğu 131 yatırım fonunun tasfiyesine karar verdi. Yüz binlerce yatırımcıyı etkileyen gelişmelerin ardından piyasa manipülasyonu ve hukuka aykırı kazanç iddialarıyla adli soruşturmalar başlatıldı.

MSCI'nin daha önce işaret ettiği halka açıklık oranları ve koordineli işlemlere ilişkin endişelerin, fon skandalında gündeme gelen uygulamalarla benzerlik taşıması dikkat çekti.

SPK'NİN DÜZENLEMELERİNİ YETERLİ BULMADI

MSCI, 15 Ekim tarihli açıklamasında Türk yetkililerin fonların elindeki hisselerin halka açıklık oranı hesaplamalarına ilişkin yeni bir düzenleme yaptığını kabul etti. Düzenlemeyle, gerçek faydalanıcısı zaten halka açık dolaşımın dışında sayılan kişilere ait fon paylarının, şirketlerin halka açıklık hesaplamalarında da dışarıda tutulması amaçlanıyor.

Ancak MSCI, bunun henüz başlangıç niteliğinde bir adım olduğunu belirtti. Kuruluş, uluslararası yatırımcıların koordineli işlemlere karşı kalıcı ve güvenilir yaptırımlar uygulandığını görmek istediğini vurguladı.

Ayrıca şirketlerin gerçek sahiplik yapılarının bağımsız biçimde doğrulanmasına imkân tanıyacak açıklama standartlarının bütün piyasada tutarlı şekilde uygulanması gerektiğini bildirdi.

MSCI, düzenlemelerin kâğıt üzerinde bulunmasının yeterli olmadığını, etkilerinin zaman içinde somut olarak görülmesi gerektiğine işaret etti.

TÜRKİYE'NİN PİYASA STATÜSÜ DÜŞÜRÜLEBİLİR

MSCI'nin açıklamasındaki en önemli uyarılardan biri, Türkiye'nin uluslararası piyasa sınıflandırmasıyla ilgili oldu. Türkiye hâlen MSCI tarafından “Gelişmekte Olan Piyasa” (Emerging Market) kategorisinde değerlendiriliyor.

Kuruluş, Haziran 2027'ye kadar düzenlemeler ve denetim uygulamalarında yeterli ilerleme sağlanmaması durumunda ek tedbirlerin gündeme gelebileceğini açıkladı.

Bu tedbirler arasında Türkiye'nin mevcut kategorisinden “Sınır Piyasası” (Frontier Market) veya “Bağımsız Piyasa” (Standalone Market) kategorisine alınmasına ilişkin resmî değerlendirme ve istişare sürecinin başlatılması da bulunuyor.

MSCI, Türkiye endekslerine yönelik mevcut kısıtlamaları 2027 Yıllık Piyasa Sınıflandırma Değerlendirmesi kapsamında yeniden ele alacağını duyurdu.

Olası bir statü değişikliği, Türkiye'yi gelişmekte olan piyasalar endekslerini izleyen uluslararası yatırım fonlarının kapsamı dışında bırakabileceği için önemli sonuçlar doğurabilir.

HALK TV Susturuldu: Türkiye’yi Şoke Eden Şafak Baskını... Polis Ekipleri Televizyon Binasını Bastı
HALK TV Susturuldu: Türkiye’yi Şoke Eden Şafak Baskını... Polis Ekipleri Televizyon Binasını Bastı
İçeriği Görüntüle

Ancak MSCI'nin son kararı Türkiye'nin statüsünün şimdiden düşürüldüğü anlamına gelmiyor. Kuruluş, böyle bir adımın öncesinde piyasadaki gelişmeleri ve alınan önlemlerin sonuçlarını değerlendirecek.

ULUSLARARASI YATIRIMCILAR TÜRKİYE'DEKİ GELİŞMELERİ İZLEYECEK

MSCI, Türkiye hisse senedi piyasasını yakından takip etmeyi sürdüreceğini, düzenlemelerin etkinliği ve yaptırımların uygulanması konusunda piyasa katılımcılarından görüş almaya devam edeceğini bildirdi.

Bu Bir İlandır