Fahrettin Altun’un Vatikan’a atanması AKP kulislerini sarsarken, iktidar içindeki hesaplaşmalar gün yüzüne çıktı. "Ödül gibi" denilen makam, rahatsızlık yarattı. Parti içinde, Altun’un medya savaşları, yetki aşımı iddiaları ve Erdoğan ailesinin tepkisini çektiği iddiaları konuşulmaya başlandı. İşte iktidar kulislerinin tadını kaçıran detaylar...
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı görevinden ayrıldıktan sonra Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK) Başkanlığı’na getirilen Fahrettin Altun’un, Vatikan Büyükelçisi olarak atanması AKP kulislerinde fırtına etkisi yarattı.
Parti içinde Cumhurbaşkanı Yardımcısı gibi davranmakla ve tavrı ile Erdoğan'a zarar vermekle eleştirilen Altun'un yeni görevi, tepkilere ve soru işaretlerine neden oldu.
FAHRETTİN ALTUN'UN VATİKAN'A GİDİŞİ AKP'Yİ SALLADI
Nefes yazarı Nuray Babacan, Altun'un atamasının iktidar içinde yarattığı yankıları ve Altun’un dönemine dair biriken tepkileri yazdı.
Babacan'ın aktardığına göre, Altun’un daha önce görevden alınarak, bazı AKP’lilerce ironi olarak nitelendirilen "Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Başkanlığı"na atanması partide memnuniyetle karşılanmıştı. Ancak konu kapandı derken, bir hafta önce gelen Vatikan Büyükelçiliği haberi AKP kulislerinde yeni bir tartışma başlattı.

Bazı parti kurmayları, Altun’un görevden alınırken "Beni büyükelçi olarak değerlendirin" talebinin o dönem Erdoğan tarafından reddedildiğini hatırlatarak, "Bu konunun yeniden gündeme gelmesi, birilerinin devreye girmiş olması anlamına geliyor. Kim olduğunu merak ediyoruz" yorumlarını yaptı.
Altun’un bir "ödül" gibi görülen bu makama atanması partide tepki çekerken, eski defterler de yeniden açıldı.

Altun’un bir memurdan çok Cumhurbaşkanı Yardımcısı gibi davrandığı, Erdoğan’ı yanlış yönlendirdiği ve sadece Cumhurbaşkanı ile yardımcılarının kullanabileceği Cumhurbaşkanlığı forsunu kullanarak açıklamalar yaptığı iddiaları anımsatıldı. Ayrıca İletişim Başkanıyken her programının TRT’den canlı yayınlanması, A.A. tarafından sayfalarca haber yapılması ve Cumhurbaşkanından sonra en çok görünen aktör olması eleştiri konusu oldu.
Altun’un, iktidarın medya grubu olan Turkuaz yönetimiyle yaşadığı kavga; ATV’deki reklamlar üzerinden trollerle girilen polemikler ve TRT yayınları üzerinden karşılıklı restleşmeler yeniden gündeme geldi.
İKTİDAR KULİSLERİNİN TADINI KAÇIRDI
Kulislerde konuşulan iddialar sadece bürokratik yetki aşımıyla sınırlı kalmadı. Altun’un görev döneminde CHP’ye yakın görünen bazı internet sitelerini "satın aldırarak" ana muhalefet partisi içinde kriz varmış gibi yayınlar yaptırdığı öne sürülüyor. Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik özel "ilgi" ve Gürsel Tekin üzerinden yürütülen operasyonel hamlelerin de bu stratejinin bir parçası olduğu iddialar arasında yer aldı.

En dikkat çekici iddia ise Erdoğan ailesinin Fahrettin Altun’a olan mesafesi. Altun’un eşi Fatmanur Altun’un TÜRGEV yöneticiliği ve THY Yönetim Kurulu üyeliği gibi görevlerinin aşama aşama sona ermesi, bu güç savaşının bir sonucu olarak değerlendiriliyor.
Gazetecilere yönelik ambargolar, önceden hazırlanan sorular ve muhalefete dönük yıpratma operasyonlarıyla anılan Altun döneminin bilançosu, bizzat AKP'liler tarafından "tatsız bir his" olarak tanımlanıyor.
Babacan Altun'un iktidar partisinde yarattığı etkiyi eleştirilerin içerde yapıldığını hatırlatarak "Elmanın kurdu içinde olurmuş!" diyerek anlattı.
Kaynak: Halktv
Bu Bir İlandır





