Emekçi mayıs ayının en az 12 gününde vergi ve enflasyona çalıştı. 5 ayda asgari ücretliden 4 bin 633 lira, ortalama bir işçinin cebinden 15 bin 537 lira eridi. DİSK-AR’a göre emekçiden 5 ayda kesilen enflasyon ve vergi 890 milyar TL.
Yılın başında açıklandığı an açlık sınırının altında kalan asgari ücret, yılın ilk 5 ayında eridi. DİSK-AR araştırması, emek gelirlerindeki birikimli kaybın boyutunu gözler önüne serdi.
DİSK Araştırma Merkezi (DİSK-AR) Mayıs 2026 Ücret Kayıpları İzleme Raporu’nu yayımladı. Rapora göre işçi ücretlerine yüksek enflasyon ve vergi yükünün faturası bu yılın ilk 5 ayında 890 milyar TL’yi buldu. Asgari ücretli yılın ilk 5 ayında 4 bin 633 TL kaybetmiş oldu. Yılın başında 28 bin 75 TL olarak açıklanan asgari ücretin bugünkü alım gücü 23 bin 442 TL seviyesine inmiş oldu.
Ortalama işçi ücretinin vergi ve enflasyon kaybı 15 bin 537 TL olarak gerçekleşti. İşçiler böylelikle mayıs ayının en az 12 gününde vergi, kesinti ve enflasyona çalışmış oldu. İşçilerin büyük kısmının ücretlerini de ifade eden asgari ücret komşuluğu da raporda yer aldı. Rapora göre mayısta asgari ücretin 1,5 katı ücretlerin yüzde 34,6’sı, 2 katı ücretlerin yüzde 38,3’ü, 2,5 katı ücretlerin yüzde 39,4’ü ve 3 katı ücretlerin yüzde 41,4’ü vergi, kesinti ve enflasyon sebebiyle eridi.
Enflasyon ve vergi kesintileriyle açlık sınırının altında yoksullaşan asgari ücretliler ara zam beklerken iktidara yakın kaynaklardan temmuz ayında asgari ücrete ara zammın yapılmayacağı haberleri servis edildi. İktidarın ara zam kapısını kapatması emekçilerin ve emeklilerin tepkisine neden oldu. Bu yılın ilk 5 ayında en düşük emekli aylığı olan 20 bin TL ise 3 bin 322 TL erirken en düşük kamu emekçisi maaşı olan 61 bin 890 TL’nin, 8 bin 816 TL TL‘si enflasyonla değer kaybetti.
Birleşik Metal-İş Genel Başkanı Özkan Atar, açıklanan rapora “Emekçiden alıp sermayeye veriyorlar” diye tepki gösterirken BİRTEK- SEN Örgütlenme Uzmanı Mazlum Ayçiçek “Sermaye işçi sınıfında alınanlarla besleniyor” dedi.
SEFALET EMEKLİYİ MEYDANLARA DÖKTÜ
BürGün'den Metin Yetim'in haberine göre, Emekliler için Temmuz ayında yapılması gereken zammın hayati olduğunu aktaran Tüm Emeklilerin Sendikası Başkanı Zeynel Abidin Ergen, kesinleşen zam farkı oranının taleplerin çok altında kaldığını belirterek “Hayat pahalılığı karşısında emeklilerin aylıkları zaten yetmiyor. Asgari ücrete de bir zam yapılmayacağı söyleniyor çünkü şuanda hükümet tarafından yapılan hiçbir çalışma görünmüyor. Asgari ücretli hayat pahalılığının ve enflasyonun zirve yaptığı bu dönemde 28 bin TL’ye talim ediyor. Zam yapılmaması demek bu emekçilerin yılsonuna kadar ücretlerinin 28 bin TL değil ortalama 20 bin TL’nin altına düşmesi demek. Bu durum asgari ücretli için çok kötü” ifadelerini kullandı. Ergen, emeklilerin sokaklardan asla vazgeçmeyeceğini vurgulayarak “Öncelikli taleplerimiz arasında en düşük emekli aylığının en düşük memur maaşına eşitlenerek kademelendirilmesi, temmuz ayında emeklilerin bir nebze olsun nefes alabileceği bir zam yapılması. Ayrıca seyyanen zam bizim için çok önemli, onu da sokakta talep etmeye devam edeceğiz” diye konuştu.
İKTİDAR EMEKÇİDEN ALIP SERMAYEYE AKTARIYOR
Rejimin ekonomi politikasının "Emekçiden alıp sermayeye verme" düzeni olduğunu söyleyen Birleşik Metal-İş Genel Başkanı Özkan Atar da enflasyon ve vergi kayıplarını yorumladı. Atar, “Şu anda AKP’nin enflasyonu düşürme adı altında uyguladığı ekonomik program milyonlarca emekçiden alıp sermayeye aktarmaya, emekçiden kestikleri vergileri sermaye sınıfına, yerli veya yabancı sermaye tekellerine teşvik adı altında aktarmaya yarayan bir programdır” ifadelerini kullandı.Ülkede yüksek enflasyon, hayat pahalılığı ve emekçilerin alım gücündeki düşüşün şiddetli olarak devam ettiğini belirten Atar, zaman kaybetmeden asgari ücretin yeniden ele alınması gerektiğini söyleyerek şöyle konuştu:
“Asgari ücrete yapılacak zamla birlikte tüm çalışanların ücretlerinin de temmuz ayı itibariyle artırılması şart. Ücretlerin, başta gıda harcamaları olmak üzere kira ve zorunlu giderleri karşılayacak düzeye çekilmesi gerekiyor. Açlık sınırı mayısta 35 bin lirayı geçti. Asgari ücretin artırılması, adil bir vergi reformunun bütün emekçilerin soluk alabileceği şekilde yeniden ele alınması gerekir. Diğer taraftan da başta işçi sınıfının sendikalaşma, toplu sözleşme hak ve özgürlüklerini de geliştirebilecek sendikal hakların hayata geçebileceği düzeyde bir reformun, yasal düzenlemenin yapılması gerekir.
Bu taleplerle mutlaka sendikaların ve başta konfederasyonların, işçi ve kamu çalışanları örgütlerinin, emek ve emekten yana kitle örgütlerinin, siyasi partilerin bir araya gelerek güçlü bir birliktelikle, ilkeli bir programla ve stratejiyle birlikte de mücadeleyi yükseltmeleri gerekiyor.”
KÖLELİK DÜZENİNE HER GÜN YENİ BİR HALKA
BİRTEK-SEN Örgütlenme Uzmanı Mazlum Ayçiçek de ücret ve hak taleplerinde örgütlü mücadelenin önemine dikkati çekerek “Kulislere kulak kabartmak dışında bir şeye ihtiyacımız var. Sendikaların tespit komisyonlarında sadece göstermelik olarak yer alması değil, asgari ücret açıklanmadan önce işçilerin iradesini ve sözünü meydanlarda, sokaklarda iktidar üzerinde bir baskı oluşturacak eylemliliklere de ihtiyaç var” diye konuştu.
Ekonomik krizin faturasının işçilere ve emekçilere kesildiğini söyleyen Ayçiçek, konuşmasına şu şekilde devam etti: “İktidarın verdiği teşviklerle servetine servet katarak başka ülkelerde yatırım yapan sermaye, işçilerin tazminatlarını gasp ediyor. İşçilerden daha uzun saatler çalışmaları, daha düşük ücretlere razı olmaları ve giderek kötüleşen yaşam koşullarını kabullenmelerni bekliyor. Konkordato ve iflas gibi gerekçelerle işçilerin mevcut hakları gasp edilirken, denetimsizlik ve işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin alınmaması her gün işçilerin ölmesine ya da sakat kalmasına sebep oluyor. Sermaye ve iktidar, işçiler için hayal ettikleri kölelik düzenini kurabilmek için her gün el yükseltiyor, hak gasplarına ve saldırılarına yenilerini ekliyor.”
Emeği hedef alan tüm saldırıların karşısında talepler etrafında birleşmek ve ortak mücadeleyi büyütmek gerektiğinin altını çizen Ayçiçek, “Bu kayıpların telafi edilmesinin yolu işçilerin kendi talepleri etrafında birleşmesinden, işyerlerinde örgütlenmesinden ve ortak mücadeleyi büyütmesinden geçiyor” diye ekledi.
Bu Bir İlandır



