Türkiye’de sansasyonel eylem için hazırlanan terör hücrelerinden biri uyandırıldı. Üç terörist, dün İstanbul’un merkezinde polisimizle çatıştı. Türk polisi geçit vermedi. Saldırganlardan biri öldürüldü, ikisi yaralı ele geçirildi.
İsrail Konsolosluğu önünde dün yaşanan saldırıda öldürülen terörist Yunus Emre Sarban'ın daha önce IŞİD üyeliğinden yargılanıp beraat ettiği ortaya çıktı
Bakanlığın açıklamasında, üç teröristin de etkisiz hale getirildiği bildirildi ve şunlar kaydedildi:
“Saldırıya anında karşılık veren kahraman polislerimizden 2’si, biri ayağından ve biri kulağından olmak üzere, hafif şekilde yaralanmış olup, hayati tehlikeleri bulunmamaktadır. Yapılan inceleme sonucunda saldırıyı gerçekleştiren teröristlerin kimlikleri tespit edilmiş, İzmit’ten araç kiralayarak İstanbul’a geldikleri belirlenmiştir.
“Ölü olarak ele geçirilen Yunus E.S.’nin dini istismar eden terör örgütüyle irtibatı olduğu, yaralı olarak ele geçirilen Onur Ç. ve Enes Ç. isimli diğer iki teröristin kardeş olduğu ve Onur Ç.’nin uyuşturucu kaydı bulunduğu bilgisine ulaşılmıştır. Etkisiz hale getirilen 3 terörist arasında yoğun dijital haberleşme tespit edilmiş olup, yaralı teröristlerin sorgusu devam etmektedir.”
DEAŞ’IN SALDIRI EMRİ
Bakanlığın “dini istismar eden terör örgütüne” işaret etmesi akıllara DEAŞ ’ı getirdi. Daha önce de Diyanet İşleri Başkanlığı, Yalova’daki DEAŞ saldırısının ardından yayınladığı Cuma Hutbesi’nde dini istismar eden terör örgütlerine karşı halkı uyarmıştı.
Levent’teki saldırıdan saatler önce İstanbul merkezli düzenlenen DEAŞ operasyonunda 17 kişi gözaltına alınmıştı. Zanlıların çatışma bölgelerinde faaliyet yürüten terör örgütü mensuplarıyla irtibatlı olduğu ve Türkiye açısından tehdit oluşturabilecekleri değerlendirilmişti.
Öte yandan Selefilik uzmanı Prof. Dr. Hilmi Demir de DEAŞ ve El Kaide terör örgütlerinin İsrail’in Pesah (Hamursuz) Bayramı sırasında (1-9 Nisan) saldırı emri yayınladığını hatırlattı.
‘TERÖRSÜZ TÜRKİYE HEDEFİMİZİ ZAYIFLATAMAYACAK’
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara’da ROKETSAN Üretim Tesisleri Açılış Töreni’ndeki konuşmasında saldırıyla ilgili şunları söyledi:
“İstanbul Beşiktaş’ta meydana gelen ve kahraman güvenlik güçlerimizin müdahalesi ile boşa çıkartılan kalleş saldırıyı lanetlediğimizin bilinmesini istiyorum. Terörün her türlüsüyle mücadelemizi sürdürecek, alçak ve zaman ayarlı provokasyonlarla Türkiye’nin güven iklimine zarar verilmesine müsaade etmeyeceğiz.”
İletişim Başkanı Burhanettin Duran da sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, “Bu hain saldırı, ‘Terörsüz Türkiye’ ve ‘Terörsüz Bölge’ hedefimize olan inancımızı ve kararlılığımızı asla zayıflatamayacaktır. Devletimiz, her türlü tehdide ve provokasyona karşı mücadelesini azim ve kararlılıkla sürdürmeye devam edecektir.” dedi.
ÖNCEKİ SALDIRILARI HATIRLATTI
Dün Levent’te yapılan saldırı, bölgenin önemli siyasi süreçlerden geçtiği dönemlerde El Kaide ve DEAŞ’ın Türkiye’de yaptığı silahlı ve bombalı saldırıları hatırlattı.
Kırılma dönemlerinde halka korku salmak ve güvensizlik ortamı algısı yaymak amacıyla yapılan saldırıların arkasından CIA ve MOSSAD bağlantıları çıkmıştı.
Dünkü eylem için de İzmit yerine İstanbul’un merkezinde Levent’in seçilmesi, “sansasyonel bir eylem” arayışını gözler önüne serdi. Türk polisinin kahramanlığı ise tertibe izin vermedi.
Dün öğle saatlerinde Beşiktaş'ta bulunan İsrail Konsolosluğu'na gerçekleştirilen saldırıda 2 polisimiz hafif yaralandı. Saldırıyı gerçekleştiren 3 teröristten 2'si yaralı olarak ele geçirilirken, Yunus Emre Sarban isimli terörist öldürülmüştü.
Gazeteci İsmail Saymaz, Sarban'ın 2018 yılında IŞİD üyeliğinden yargılandığını ve beraat ettiğini, mal karlığına el koyulma kararının 2024 yılında kaldırıldığını köşesine taşıdı.
İsmail Saymaz'ın köşesinden öne çıkan bölüm şöyle:
BEŞ AYDA TAHLİYE
Altı kişi 11 Ocak 2019’da cezaevine gönderildi.
Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığı’nca IŞİD üyeliği iddiasıyla hazırlanan iddianamede sanıkların eylem hazırlığındayken yakalandıkları ileri sürülerek, şöyle deniyor:
“Araçta ele geçirilen bere, kar maskesi, yeşil boyunluk ve copun örgüt mensuplarının yapacağı yaralama ve tehdit gibi eylemlerde kimliklerinin tespitinin önüne geçmeye yönelik olduğu; mağdurlarının yaralanmasına, mali zarar görmesine ve tehdit edilmesine yönelik elverişli ve demokratik hukuk devletinde yasalara saygılı yaşayan insanlarda bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu…”
Sarban hakkında ise şu suçlama yöneltiliyor:
“Ev aramasında IŞİD’in fikir ve eylemlerini, amaç ve felsefesini destekleyen kitap ve yayınların ele geçirildiği, bu yayınların örgütün eleman temin ve kazanımında, örgüt mensuplarının eğitiminde kullanıldığı…”
Tekirdağ 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan sanıklar 10 Mayıs 2019’da tahliye edildi.
Beraat etti, tedbir kaldırıldı
Sarban’ın 7 Nisan 2021’de malvarlığı donduruldu.
Tekirdağ 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin beraat vermesi üzerine tedbir kararı 31 Ağustos 2024’te ‘makul sebeplerin ortadan kalktığı’ gerekçesiyle kaldırıldı.

Kaynak: Aydınlık
Bu Bir İlandır



