Saadet Partisi lideri Arıkan, Yeni Yol Partisi'nin grup toplantısında kürsüye AK-MATİK yazılı deterjan kutusuyla çıktı. Arıkan, "Hakkında yolsuzluk iddiası mı var, usulsüzlükle mi suçlanıyorsun? Hiç dert etme 'AK-MATİK' var. Bir yıkamada, bir rozet değişikliği ile her şey bir anda tertemiz oluveriyor." dedi.
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Meclis Grup Toplantısı’nda belediye geçişleri üzerinden siyasi ahlak ve milli irade vurgusundu bulundu. Arıkan, "Türkiye’nin yüzde 60’ı seçtiği partinin belediye başkanı tarafından yönetilmiyor" dedi.
Konuşmasında üzerinde "AK-MATİK" yazılı bir deterjan kutusu gösteren Arıkan, "Her türlü şaibeyi, her türlü tartışmayı, her türlü siyasi lekeyi tek yıkamada temizleyen, 'aküpak' eden bir ürün. 23,5 yıllık iktidarın yüzde 100 yerli ve milli ürünü. İhaleye fesat mı karıştırdın? Sorun yok. Hakkında yolsuzluk iddiası mı var? Önemi yok. Usulsüzlükle mi suçlanıyorsun? Hiç dert etme. 'AK-MATİK' var. Bir yıkamada, bir rozet değişikliği ile her şey bir anda tertemiz oluveriyor. Şaka gibi ama maalesef gerçek. Buradan uyarıyoruz. Kirlenmek güzel değildir. Aklanılmaz. Sandıkta verilmeyen irade transferlerle gelmez" ifadelerini kullandı.
"TAMAM DA KANKA NE ALAKA"
Siyasette kullanılan söylemleri eleştiren Arıkan, “Biz; Bakan, görev yaptığı bakanlığa deterjan satmış diyoruz, diyorlar ki ‘Bayrak inmeyecek’. Biz tarım kredi bu kadar zarar ederken neden tabela için bu kadar para harcanıyor diyoruz, diyorlar ki ‘Ezan susmayacak’. Biz diyoruz ki tarım cenneti bir ülkede patlıcanı domatesi neden taneyle alıyoruz, diyorlar ki ‘Gerekirse soğan yeriz ama vatanı böldürtmeyiz’. Gençlerin tabiriyle söylüyorum; ‘Tamam da kanka ne alaka?’” diye konuştu. Muhalefete de eleştiriler yönelten Arıkan, "Belediyelerde ne oluyor diyoruz, diyorlar ki 'Türkiye laiktir laik kalacak.' Nedir bu rüşvet iddiaları, şantajlar, kasetler, itirafçılar diyoruz; diyorlar ki 'Mustafa Kemal’in askerleriyiz.' Tamam da kanka ne alaka? Ne değerlerimiz ne de tarihi şahsiyetlerimiz sizin kirli işlerinizin kalkanı, ayıplarınızın örtüsü değildir" dedi.
"EMEKLİYE BİR MAAŞ İKRAMİYEYİ MECLİS'TEN GEÇİRELİM"
Kurban Bayramı öncesinde emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılara değinen Arıkan, “Bu iktidar emeklilerimize açlık sınırının yarısına denk gelen ücrete ‘maaş’, harçlık bile olamayacak rakama ‘ikramiye’ diyor. Böyle sosyal devlet olmaz. Böyle vefa olmaz. Böyle bayram olmaz” ifadelerini kullandı. AK Parti grubuna çağrıda bulunan Arıkan, “Kanun teklifimiz orada bekliyor. Gelin, bu bayram emeklimize bir maaş ikramiyeyi Meclis’ten geçirelim. Bari bu bayram her zamanki tavrınızdan vazgeçin. Emekli büyüklerimize seçimden önce değil, bayramdan önce hizmet edelim” diye konuştu.
Esnafın yaşadığı sorunlara değinen Arıkan, "Bayram yaklaşırken ‘ne yapsak da esnafı rahatlatsak’ demesi gereken iktidar, ‘ne yapsak da esnafı sıkıştırsak’ diye düşünüyor. Zaten kira, SGK altında esnaflarımız eziliyor. Zaten zincir marketlerin, AVM düzeninin, online tekellerin baskısı altında eziliyorlar" dedi.
Bankaların yüksek karlarına ilişkin konuşan Arıkan, "Vatandaş kartla ödeme yapıyor, banka o parayı anında tahsil ediyor. Peki esnaf ne yapıyor? Bekliyor. Bir gün, yedi gün, bazen 30 gün. Banka o parayı geciktirerek esnafın parasını kullanıyor, kazanç elde ediyor. Banka diyor ki ‘yüzde 3’ü benim.' Karın yüzde 3’ü değil, cironun yüzde 3’ü benim diyor" ifadelerini kullandı. Komisyon oranlarına ilişkin düzenleme çağrısı yapan Arıkan, "Komisyon olabilir ama sınırsız olamaz. Denir ki; yüzde 3 komisyon alınabilir ama en fazla 10 lira alınır. Banka hizmetinin karşılığını alabilir ama kimsenin kazancına ortak olamaz. O kazanç esnafımızındır” dedi.
"BİZ NAMAZ KILANI DEĞİL, NAMAZI KALKAN YAPAN İKİYÜZLÜLÜĞÜ ELEŞTİRİYORUZ"
Partisine yönelik eleştirilere de yanıt veren Arıkan, "50 yıllık mazisi boyunca ‘secde’ ile ‘sanayiyi’ aynı ufukta buluşturmayı başaran bir hareket olarak bizlere ‘cami düşmanı’ dediler, ‘dindarlara hakaret ediyor’ dediler. Yahu, Saadet Partisi’ne söyleyecek başka laf bulamadınız mı? İftira atıyorsunuz bari yakışanı olsun" ifadelerini kullandı. Arıkan, "Namaz kılanı değil, namazı kalkan yapan ikiyüzlülüğü eleştiriyoruz. Oruç tutanı değil, yetimin hakkını yiyip de sofrada takva satan düzeni sorguluyoruz. Din kimsenin siyasi zırhı değildir. İman hiç kimsenin dokunulmazlık kartı değildir" dedi.
İktidara çağrıda bulunan Arıkan, "Haydi buyurun seçimlere kadar düşürün enflasyonu ama numaradan değil sahiden düşürün. Sefaleti kader olmaktan çıkartın. Emekliyi emekli olduğuna pişman etmeyin. Devletin her kademesinde yolsuzluk ve rüşvete karşı gerçek bir mücadele başlatın. Adalet sisteminin gözünü yeniden bağlayın, tarifeli yargıya son verin" diye konuştu.
Konuşmasının sonunda Arıkan, "Bizim derdimiz koltuk değil, bizim derdimiz millet. Ne olursa olsun bu ülkede adaleti yeniden ayağa kaldıracağız, liyakati hakim kılacağız, bu toprakların bereketini milletin sofrasına taşıyacağız" dedi.

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, TBMM Grup Toplantısı’nda gündeme ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasında siyasette yaşanan belediye transferlerinden ekonomik krize, liyakat tartışmalarından sosyal adaletsizliğe kadar birçok başlıkta mesajlar verdi.
"MİLLETİN İRADESİNE GÖLGE DÜŞÜRÜLÜYOR"
Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal'ın partisi CHP'den istifa ederek AK Parti'ye geçmesi ile tekrar gündem olana belediye geçişleri etik dışı bulduğunu belirten Arıkan, seçim sonuçlarının çeşitli yöntemlerle değiştirildiğini söyledi. AK Parti’nin 2024 yerel seçimlerinde 549 belediye kazandığını ancak bugün bu sayının 627’ye çıktığını belirten Arıkan, kayyumlar ve meclis çoğunluğu yoluyla el değiştiren belediyelerin bu tabloya dahil olmadığını söyledi.
Ortaya çıkan tablonun demokrasi açısından ciddi bir sorun olduğunu ifade eden Arıkan, “Sandıklar kapanmış olabilir ama hesap kapanmamış. Türkiye’nin büyük bir bölümü artık seçtiği partinin belediye başkanı tarafından yönetilmiyor” diyerek siyasi etik ve milli irade vurgusunda bulundu.
"SİYASİ LEKELER ROZET DEĞİŞTİREREK TEMİZLENEMEZ"
Parti değiştiren bazı isimler üzerinden dikkat çeken göndermelerde de bulunan Arıkan, mizahi bir dille hazırladığı “AK-MATİK” benzetmesiyle siyasi ahlak eleştirisinde bulunan Arıkan, şunları kaydetti: “Bir rozet değişikliğiyle herkesin aklandığı bir düzen oluştu. İşte! Karşınızda AK-MATİK! Siyasi lekelerde kesin çözüm! 23,5 yıllık iktidarın %100 yerli ve milli bir ürünü! İhaleye fesat mı karıştırdın? Sorun yok! Hakkında yolsuzluk iddiası mı var? Önemi yok! Usulsüzlükle mi suçlanıyorsun? Hiç dert etme! AK-MATİK var! Bir yıkamada, bir rozet değişikliği ile her şey bir anda tertemiz oluveriyor!
Arkadaşlar! Şaka gibi ama maalesef gerçek. Buradan uyarıyoruz: Kirlenmek güzel değildir! Böyle aklanılmaz! Sandıkta verilmeyen irade transferlerle gelmez!"
"DEVLET STAJ YERİ DEĞİLDİR"
Son dönemlerde yapılan ve kamuoyunda tepki toplayan bürokratik atamaları da eleştiren Arıkan, devlet yönetiminde liyakat ilkesinin aşındığını söyledi. Kritik kurumlara mesleki yeterliliği tartışmalı isimlerin getirildiğini savunan Arıkan, “Devletin stratejik kurumları birilerinin staj yapacağı yer değildir” ifadelerini kullandı.
Son dönemde yapılan bazı atamaların kamu vicdanını rahatsız ettiğini belirten Arıkan, “Bizim meselemiz şahıslar değil, ölçünün ne olduğudur. İşi ehline vermediğiniz zaman devlet yönetiminde ciddi bir çürüme ortaya çıkar” dedi.
"TAMAM DA NE ALAKA" TEPKİSİ
İktidar ve iktidara yakın isimlerin kendilerine yöneltilen her eleştiriye karşı milli ve manevi değerler üzerinden cevap vermesini eleştiren Arıkan, "Tamam da kanka ne alaka" diyerek şunları söyledi: "Üstüne basa basa söylüyorum ne değerlerimiz ne de tarihi şahsiyetlerimiz sizin kirli işlerinizin kalkanı, ayıplarınızın örtüsü değildir! Oturduğu koltuğu kirleten, temsil ettiği makamı istismar eden, seçmenin güvenini boşa çıkaran, girdiği kirli ilişkiler nedeniyle her türlü tehdit ve şantaja boyun eğmek zorunda kalan; iktidar ya da muhalefet herkese söylüyorum, bu güzel ülkeye bunlar yakışmıyor. Bu aziz millet bunları hak etmiyor. İnşallah! Siyaseti bu zihniyetten arındıracağız. Ve inşallah daha az kötünün değil, daha çok iyinin yarışını başlatacağız."
"ÜLKEYİ AYAKTA TUTAN SICAK PARA DEĞİL ALIN TERİDİR"
İktidarın sıcak para kanallarını açmaya hazırlandığını ifade eden Arıkan, "Şunu artık anlayın; bir ülkeyi ayakta tutan şey, sıcak para değildir; Tarlada emek veren çiftçidir, tezgâhının başında duran esnaftır, fabrikasında üretim yapan sanayicidir, alnının teriyle çalışan millettir!"
"DİN KİMSENİN SİYASİ ZIRHI DEĞİLDİR"
Partilerine yönelik inanç üzerinden bir iftira kampanyası yürütüldüğünü vurgulayan Arıkan, "Soruyorum; yolsuzluğu eleştirmek, dindara hakaret midir? Haksızlığı teşhir etmek, camiye saldırı mıdır? Biz; namaz kılanı değil, namazı kalkan yapan ikiyüzlülüğü eleştiriyoruz! Oruç tutanı değil, yetimin hakkını yiyip de sofrada takva satan düzeni sorguluyoruz! Din, kimsenin siyasi zırhı değildir. İman, hiç kimsenin dokunulmazlık kartı değildir.
"EMEKLİYE BİR MAAŞ BAYRAM İKRAMİYESİ VERİLSİN"
Ekonomi gündemi ile sözlerine devam eden Arıkan, Kurban Bayramı öncesinde emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılara dikkat çekti. Arıkan, emekli ikramiyelerinin artık bayram sevincinin önüne geçtiğini söyledi. Saadet Partisi’nin Meclis’e sunduğu “bir maaş tutarında bayram ikramiyesi” teklifini hatırlatan Arıkan, iktidara çağrıda bulundu.
"ESNAFA 'YA CİRO YA CEZA' BASKISI
Esnafın da ağır ekonomik baskı altında olduğunu ifade eden Arıkan, artan vergi baskısı, kira giderleri ve zincir market düzeni nedeniyle küçük işletmelerin nefes alamaz hale geldiğini söyledi. Arıkan, "Bayram yaklaşıyor; sabah, -daha bismillah- önce 'vergi memuruyla' sonra 'ya ciro, ya ceza' baskısıyla karşılaşıyor. Hakikaten ya: Ne istiyorsunuz bu esnaftan? Zaten; kira, SGK altında esnaflarımız eziliyorlar... Zaten; zincir marketlerin, AVM düzeninin, online tekellerin baskısı altında eziliyorlar" değerlendirmesinde bulundu.
BANKALARA "ENFLASYON" TEPKİSİ
Bankacılık sektörünün son yıllarda elde ettiği yüksek kârların altını çizen Arıkan, mevcut finans sisteminin üreticiyi ve esnafı ezdiğini savundu. Kartlı ödemeler üzerinden alınan yüksek komisyonların esnafın kazancını erittiğini belirten Arıkan, bankaların enflasyondan beslenen yapılara dönüştüğünü söyledi.
Bankaların ciro üzerinden pay aldığını ifade eden Arıkan, “Kebabı banka yapmıyor, ceketi banka üretmiyor ama kazancın ortağı oluyor” diyerek komisyon sistemine tepki gösterdi.
"SOMA’NIN ACISI HÂLÂ TAZE"
Soma Maden Faciasının yıl dönümünü anan Arıkan, 301 madenciyi rahmetle andı. Soma’nın yalnızca bir maden faciası değil, ihmaller zincirinin sembolü olduğunu belirten Arıkan, iş güvenliği konusunda yeterli derslerin çıkarılmadığını söyledi.
İliç, Kartalkaya ve Gebze’de yaşanan olayları hatırlatan Arıkan, işçi güvenliği konusunda sert tedbirler alınmadığı sürece benzer faciaların devam edeceğini ifade etti.
ENGELLİLER İÇİN "EŞİT VATANDAŞLIK" VURGUSU
Engelliler Haftası dolayısıyla da değerlendirmelerde bulunan Arıkan, engelli bireylerin sorunlarının yardım politikalarıyla değil, eşit vatandaşlık anlayışıyla çözülmesi gerektiğini söyledi. Engelli bireylerin kullandığı scooter araçlarına uygulanan yüksek ÖTV oranını eleştiren Arıkan, “Asıl konuşulması gereken engelliler değil, engel olan anlayıştır” dedi.
"BİZİM DERDİMİZ KOLTUK DEĞİL, MİLLET"
Konuşmasının sonunda "temiz siyaset", "liyakat", "adalet" ve "üreten Türkiye" vurgusu yapan Arıkan, Saadet Partisi’nin yeni bir siyaset dili inşa etmeye çalıştığını söyledi.
İktidara, "Seçimlere kadar enflasyonu gerçekten düşürün, yolsuzlukla mücadele edin, adalet sistemini yeniden tarafsız hale getirin" çağrısında bulunan Arıkan, "Bizim derdimiz koltuk değil, milletin geleceğidir" ifadelerini kullandı.
BABACAN: "FAİZE PARA BULAN DEVLET EMEKİSİNE DE BULUR"
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ise grup toplantısında yaptığı konuşmada emekli bayram ikramiyeleri ile ilgili konuştu. Babacan, "Bayram ikramiyesi en az bir aylık emekli maaşı kadar olmaldırı. Yılda 2 trilyon 700 milyar faize para bulan bir devlet, emeklisine 15 maaş yerine 14 maaş verebilir" değerlendirmesinde bulundu.
DAVUTOĞLU: "PARTİ DEĞİŞTİRENLERİ TARİH UNUTMAYACAK"
Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğul ise yaptığı konuşmada, parti transferlerini eleştirdi. Parti değişikliklerinin siyasette güven sorununa yol açtığını belirten Davutoğlu, "Siyasi görüşü olmayanlar, sadece ikbal için siyasi parti değiştirenler Türk siyasetine kara leke olarak geçecek ve öyle anılacaklar" dedi.
Muhabir: Milli Gazete Cihat Yunus İzmirli
Bu Bir İlandır










