Yeni yıla girilmesiyle birlikte piyasaların odağında enflasyonla mücadele, faiz politikaları ve küresel belirsizlikler yer alıyor. Basına değerlendirmelerde bulunan uzmanlara göre, 2026’da büyüme–enflasyon dengesi, merkez bankalarının adımları ve jeopolitik gelişmeler, piyasalarda temkinli ancak seçici bir görünümü beraberinde getirecek.

Geçtiğimiz yıl enflasyonla mücadele, yüksek faiz politikası ve küresel belirsizliklerin gölgesinde şekillenen ekonomik tablo geride kalırken, yeni yıla girilmesiyle birlikte piyasalara dair beklentiler daha da görünür hale geldi.
Türkiye’de alım gücündeki zayıflama ve büyüme–enflasyon dengesi tartışmaları sürerken, küresel ölçekte merkez bankalarının faiz adımları, ticaret politikaları ve jeopolitik gelişmeler yakından izleniyor.
Uzmanlar, yeni yılda piyasaları nelerin beklediğine dair öngörülerini Milli Gazete'ye anlattı.
- ENFLASYON GÖLGESİNDE YENİ YIL
Uzmanlara göre 2026 yılına girilirken Türkiye ekonomisinin en belirleyici başlığı yine enflasyon olacak.
Enflasyonda kademeli bir düşüş eğilimi beklense de, hedeflenen seviyelerin oldukça üzerinde bir seyir ihtimali güçlü görülüyor. Bu tablo, para politikasında temkinli duruşun süreceğine ve faiz indirimlerinin sınırlı kalacağına işaret ediyor.
Enflasyonun kalıcı biçimde gerilemesi için yalnızca faiz politikalarının yeterli olmayacağı, yapısal adımların kaçınılmaz olduğu vurgulanıyor.
- FAİZ İNDİRİMLERİ SINIRLI, BEKLENTİLER TEMKİNLİ
2026 yılında faiz cephesinde kontrollü bir gevşeme alanı bulunmasına rağmen, uzmanlar hızlı ve sert indirimlerin zor olduğuna dikkat çekiyor.
Enflasyon baskısının sürmesi, Merkez Bankası’nı ihtiyatlı adımlar atmaya zorlayacak. Bu nedenle faiz–enflasyon dengesinde kırılgan ama “idare edilen”bir sürecin öne çıkacağı değerlendiriliyor.
- BÜYÜME VAR, PAYLAŞIM YOK ENDİŞESİ
Ekonomik büyümenin 2026 yılında da devam etmesi beklenirken, bu büyümenin niteliği tartışma konusu olmaya devam ediyor.
İç talep, inşaat ve finans sektörünün büyümeyi sürükleyeceği öngörülürken; tarım ve sanayide yaşanan yapısal sorunlar enflasyonla mücadeleyi zorlaştırabilir.
Uzmanlar, katma değerli üretim ve reformlar hayata geçirilmedikçe “büyüyen ama bölüşemeyen ekonomi” riskinin derinleşebileceği uyarısında bulunuyor.
- KÜRESEL BELİRSİZLİKLER PİYASALARI TUTUYOR
Küresel cephede ise 2026 yılında da belirsizliklerin tamamen ortadan kalkması beklenmiyor.
ABD Merkez Bankası’nın faiz politikası, başkan değişimi tartışmaları, ticaret savaşları ve jeopolitik gerilimler küresel piyasaların ana gündem maddeleri arasında yer alıyor.
Korumacılık adımlarının ve jeopolitik tansiyonun risk iştahını dalgalı tutacağı ifade ediliyor.
- ALTIN GÜVENLİ LİMAN, TL VARLIKLAR YARIŞTA
2025 yılında güvenli liman arayışının öne çıktığı piyasalarda, 2026’da da altın ve değerli metallerin güçlü seyrini koruması bekleniyor.
Buna karşılık, enflasyonda yumuşama sinyalleriyle birlikte TL varlıklar, mevduat ve diğer sabit getirili enstrümanlar arasında rekabetin artacağı belirtiliyor.
Yatırımcıların daha seçici ve dengeli bir dağılıma yöneleceği öngörülüyor.
- BORSA İÇİN SEÇİCİ TOPARLANMA MESAJI
Borsa İstanbul açısından 2026 yılı, genel bir ralli yerine sektör ve hisse bazlı hareketlerin öne çıktığı bir yıl olarak görülüyor.
Küresel piyasalarda sert bir riskten kaçış yaşanmaması durumunda, bankacılık ve ihracat bağlantılı sektörlerde toparlanma ihtimali dile getiriliyor. Ancak iç siyasi gelişmeler ve dış kaynaklı şoklar, borsa açısından en önemli risk başlıkları arasında yer almaya devam edecek.
- “KIRILGAN AMA YÖNETİLEN” BİR YIL BEKLENTİSİ
Uzmanların genel değerlendirmesine göre 2026 yılı; belirsizliklerin sürdüğü, risklerin tamamen ortadan kalkmadığı ancak doğru politika adımları ve seçici tercihlerle fırsatların da oluşabileceği bir yıl olacak.
Uzmanlar, enflasyonla kalıcı mücadele, yapısal reformlar ve katma değerli üretime geçiş sağlanmadığı sürece ekonomideki kırılganlığın devam edeceği görüşünde birleşiyor.
Muhabir: Milli Gazete / Abdullah Kutay Eskalen
Bu Bir İlandır




