İktisatçı Kerim Rota, sermaye piyasalarında yaşanan fon krizini somut bir yatırımcı örneği üzerinden anlattı. Yaklaşık 10-11 ay önce 3 milyon lira yatıran bir arkadaşının hesabındaki tutarın kâğıt üzerinde 17 milyon liraya yükseldiğini belirten Rota, “O para aslında hiç 17 milyon olmadı; sadece onu zengin hissettiren bir muhasebe kaydıydı” dedi. Rota’ya göre yatırımcı Ağustos ayında fondan çıksaydı 17 milyon lirayı alabilecekti.
Sermaye piyasalarında yaşanan fon krizi ve tasfiye süreci yatırımcıların zararının ne kadar olacağı tartışmasını beraberinde getirirken, iktisatçı Kerim Rota yaşananları gazeteci Ruşen Çakır’ın yayınında sade bir dille anlattı.
Rota, özellikle yüksek getiri gösteren fonlardaki değer artışlarının yatırımcının hesabında görünen rakamla gerçek anlamda nakde dönüşebilecek tutar arasındaki farkı gizlediğine dikkat çekti.“17 MİLYONUM İÇERİDE KALDI, ALAMIYORUM”
Rota, yaşananları anlatırken doğrudan tanıdığı bir yatırımcıdan örnek verdi. Arkadaşının kendisine “17 milyonum içeride kaldı, alamıyorum” dediğini aktaran Rota, söz konusu yatırımcının başlangıçta fona 3 milyon lira yatırdığını, bu tutarın yaklaşık 10-11 ay içinde ekranda 17 milyon liraya çıktığını söyledi.
Rota şöyle konuştu:
“Ne kadar yatırmıştın sorusunun cevabı 3 milyon lira. 10 ayda, 11 ayda oraya gelmiş. Geçtiğimiz sene bu zamanlarda 3 milyon yatırmış. Şimdi 17 milyon olduğu düşün.”
“O PARA ASLINDA HİÇ 17 MİLYON OLMADI”
Rota’nın verdiği örnekteki kritik nokta ise ekranda görünen 17 milyon liranın tamamının gerçekte nakde dönüşebilir bir değer olmaması. Rota durumu şöyle anlattı:
“Aslında 17 milyon hiç olmamış ki. 17 milyon kâğıt üstünde, onu mutlu eden, onu kendini zengin hissettiren bir muhasebe kaydından öte bir şey değil.”
Rota’ya göre yatırımcı Ağustos ayında satış yapsaydı ekranda görünen tutarı tahsil edebilecekti. Ancak çok sayıda yatırımcının aynı anda çıkış yapmak istemesiyle fonların ellerindeki varlıkları satamadığını ve ödemelerin yapılamadığını anlattı.
“HERKES AYNI ANDA SATMAYA KALKINCA PARA ÖDENEMEDİ”
Rota, sistemdeki temel sorunun fonların portföylerinde bulunan hisselerin fiyatlarının yükselmesine rağmen bu hisseleri mevcut fiyatlardan satın alacak yeterli alıcı bulunmaması olduğunu söyledi.
Yayında, yaklaşık 250-300 milyon dolar değerindeki bir şirketin 17,5 milyar dolar piyasa değerine kadar yükseldiğini örnek veren Rota, bu seviyelerde alıcı bulunmadığında fonların kâğıt üzerindeki değerinin nakde çevrilemediğini anlattı.
Rota’ya göre bazı hisselerin yeniden gerçek alıcı bulabileceği seviyeye gerilemesi için uzun süre taban fiyatlardan işlem görmesi gerekebilir. Bu süreçte fondan çıkmak isteyen yatırımcılara ödeme yapılması da güçleşiyor.
SATIŞ EMRİ VERMEYENLER İÇİN DAHA AĞIR TABLO
Rota, satış talimatı verenlerle henüz fondan çıkış talebinde bulunmayan yatırımcılar arasında da önemli bir fark bulunduğunu söyledi.
Verdiği 3 milyon liralık örnekte yatırımcının 17 milyon lira üzerinden satış emri verdiğini belirten Rota, bu kişinin fon karşısında alacaklı hale geldiğini anlattı. Buna karşılık satış emri vermemiş yatırımcıların, fonun yeniden fiyat açıklamasının ardından çok daha düşük bir değerle karşılaşabileceğini belirtti.
Rota, bazı hisse yoğun fonlarda zararların ana paraya kadar ulaşabileceği görüşünü dile getirdi.
2021’DE KURULAN FON 4,5 YILDA 524 KAT ARTTI
Rota, krizin merkezindeki fonlardan birinin geçmişine ilişkin de çarpıcı rakamlar verdi.
Söz konusu fonun Mart 2021’de yaklaşık 12 yatırımcıyla kapalı fon olarak kurulduğunu, Temmuz 2025’e kadar yalnızca sınırlı bir yatırımcı grubuna açık kaldığını anlatan Rota, bu dört buçuk yıllık dönemde fon fiyatının 524 kat arttığını söyledi. Aynı dönemde Türkiye’de genel fiyat seviyesindeki artışın yaklaşık altı kat olduğunu belirtti.
Rota, fonun Temmuz 2025’te TEFAS üzerinden geniş yatırımcı kitlesine açılmasının ardından yaklaşık bir yılda fiyatının bir kez daha 17 kat arttığını, bu süreçte yatırımcı sayısının 100 bine yaklaştığını söyledi.
“VATANDAŞ GİRERKEN KİMLER ÇIKTI?”
Rota, kapalı fondan halka açık hale geçiş sırasında fonun eski yatırımcılarının hareketlerinin de incelenmesi gerektiğini savundu.
“Mart 2021’den Temmuz 2025’e kadar bu kadar acayip bir performans ortaya konulurken buraya girenler, sonra bu vatandaşa açılınca, vatandaşın parası fonun içine girince çıkanlar sorgulanmayacak mı?”
Rota, fon halka açıldıktan sonra küçük yatırımcıların sisteme girdiğini, erken dönemde fonda bulunan büyük yatırımcıların ise çıkmış olabileceğini ifade etti. Bunun henüz isimler üzerinden ortaya konulmuş bir tespit değil, araştırılması gerektiğini söylediği bir şüphe olduğunu vurguladı.
SPK VE BDDK İÇİN “DENETİM ZAFİYETİ” ELEŞTİRİSİ
Rota, krizin yalnızca fon yöneticileri açısından ele alınmaması gerektiğini de savundu.
SPK ve BDDK’nın süreç boyunca yeterli ve zamanında müdahalede bulunmadığını öne süren Rota, “Burada büyük bir denetim zafiyeti var. Hem SPK’da var, BDDK’da da var” dedi.
Rota, özellikle yatırımcıların topluca çıkışa yönelmesinin ardından tedbirlerin hızlandığını belirterek, “Yatırımcı fişi çekince apar topar önlemler almaya çalışılıyor gibi bir hissiyat var bende” ifadelerini kullandı.
1980’LERDEKİ BANKER KRİZİNİ HATIRLATTI
Kerim Rota, fon krizinin sosyal sonuçları konusunda da uyarıda bulundu.
1980’lerdeki banker krizinde tasfiye süreçlerinin yıllarca sürdüğünü, yüksek enflasyon nedeniyle insanların geri alabildikleri paranın alım gücünün büyük ölçüde eridiğini hatırlatan Rota, benzer bir tablonun yeniden yaşanmasından endişe ettiğini söyledi.
“Maalesef intiharlar, boşanmalar, yıkılan yuvalar… O hikâyeler hiç bitmek bilmedi. Endişe ediyorum ki burada da öyle şeyler olacak. İnşallah olmaz.”
Rota’ya göre krizin bundan sonraki en kritik başlığı, tasfiye edilen fonlarda kâğıt üzerinde görünen değer ile gerçekten nakde çevrilebilecek varlık arasındaki farkın ne kadar olduğu ve bunun yatırımcılara nasıl yansıtılacağı olacak.
Kaynak: Karar



