Kamuoyunda Erenköy cemaati olarak bilinen Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı'nın fon skandalı, yolsuzluk ve kayırmacılığa ilişkin açıklamasına eski Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş'tan destek geldi. Vakfın “Fon krizi bir kaza değil, denetimsizliğin, göz yummanın ve kayırmacılığın sonucudur” ifadelerinin yer aldığı bildiriyi paylaşan Erbaş, Kur'an-ı Kerim'den “İçinizden hayra çağıran, iyiliği emredip kötülüğü meneden bir topluluk bulunsun” ayetini aktardı.
Türkiye'de fon skandalının ardından başlayan denetim, siyasi sorumluluk ve yolsuzluk tartışmaları muhafazakâr çevrelerde de yankı bulmaya devam ediyor. Erenköy Cemaatiyle bağlantılı Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı'nın yayımladığı “Toplumsal Çürümeyi Kabullenmiyoruz! İnsan Kalmak İçin Bir Çağrı” başlıklı bildiriye, eski Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş da destek verdi.
Vakfın sosyal medya paylaşımını kendi X hesabından yeniden yayımlayan Erbaş, herhangi bir siyasi değerlendirme eklemek yerine Kur'an-ı Kerim'in Âl-i İmrân suresinin 104. ayetini paylaştı.
Vakıf, 13 Ekim'de yayımladığı iki sayfalık bildiride kamu kurumlarından eğitim sistemine, medya kuruluşlarından siyaset ve yönetim kadrolarına kadar birçok alanda yaşanan sorunlara dikkat çekmiş, özellikle fon skandalının denetimsizlik ve kayırmacılıktan kaynaklandığını savunmuştu.
“İçinizden hayra çağıran, iyiliği emredip kötülüğü meneden bir topluluk bulunsun. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir” (Kur’an-ı Kerîm, Âl-i İmran, 104).
— Prof. Dr. Ali Erbaş (@DIBAliErbas) October 14, 2026
ALİ ERBAŞ'TAN AYETLE DESTEK
2017-2025 yılları arasında Diyanet İşleri Başkanlığı görevini yürüten Prof. Dr. Ali Erbaş, vakfın toplumsal çürümeye karşı yayımladığı bildiriyi şu ayetle birlikte paylaştı:
“İçinizden hayra çağıran, iyiliği emredip kötülüğü meneden bir topluluk bulunsun. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.”
(Kur'an-ı Kerim, Âl-i İmrân Suresi, 104. ayet)
Erbaş'ın, fon skandalında denetim kurumlarını ve sorumluları hedef alan eleştirilerin de yer aldığı bildiriyi bu ayetle paylaşması, vakfın çağrısına verdiği destek olarak değerlendirildi.
"FON KRİZİ BİR KAZA DEĞİL, KAYIRMACILIĞIN SONUCUDUR"
Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı'nın kuruluşunun 40. yılında yayımladığı bildirinin en dikkat çekici bölümünü, yüz binlerce yatırımcıyı ilgilendiren fon soruşturmasına ilişkin eleştiriler oluşturdu.
Fon krizinin yalnızca ekonomik bir sorun olmadığını, toplumsal ve kurumsal çürümenin sonucu olduğunu savunan vakıf, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Fon krizi bir kaza değil, denetimsizliğin, göz yummanın ve kayırmacılığın sonucudur. Suçlular ve sorumlular hesap vermeden kimse güvenden söz edemez.”
Vakıf, açıklamasında fon skandalıyla birlikte kamu yönetimindeki denetim mekanizmalarının ve hesap verebilirliğin de sorgulanması gerektiğine işaret etti.
"YOLSUZLUĞA VE TORPİLE SUSAN, AHLAKTAN BAHSETME HAKKINI KAYBEDER"
Karar'ın haberine göre, Bildiride, toplumsal ahlak tartışmalarının yalnızca bireysel davranışlarla sınırlı tutulamayacağı vurgulandı.
Güçlü konumdaki kişilerin yanlışlarına sessiz kalınmasını eleştiren vakıf, şu ifadeleri kullandı:
“Sadece şikâyet eden, alternatif üretmeyen, güçlünün yanlışına susup sadece zayıfın hatasını dile getiren bir ahlak söylemi, inandırıcılığını kaybetmeye mahkûmdur. Yolsuzluğa, torpile ve kul hakkına susan, ahlaktan bahsetme hakkını da kaybeder.”
Vakıf ayrıca fon krizinden imar uygulamalarına, kamu kurumlarından belediyelere, iş dünyasından sivil topluma kadar yolsuzluk ve rüşvetten sorumlu olan herkesin hesap vermesi gerektiğini belirtti.
EĞİTİM, TELEVİZYON YAYINLARI VE SANAL KUMARA DA ELEŞTİRİ
Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı, bildirisinde okullarda yaşanan şiddet olayları, eğitim sistemindeki sorunlar, televizyon yayınları ve sanal kumar reklamlarını da gündeme taşıdı.
“Okullarımızda çocuklar çocukları öldürüyor. Sebep çoktur, ama en mühimi bellidir: Talim var, terbiye yok” denilen açıklamada, sınav başarısının insani değerlerin önüne geçirildiği savunuldu.
Televizyon dizilerinin ve gündüz kuşağı programlarının toplumsal değerler üzerindeki etkilerine de dikkat çekilen bildiride, denetim kurumlarının sorumluluklarını yerine getirmesi istendi.
Sanal kumar ve bağımlılık reklamlarının yaygınlığına ilişkin ise “Bu bir ihmal değil, tercihtir. Bu tercihin bedelini aileler ve nesiller ödüyor” ifadeleri kullanıldı.
MUHAFAZAKÂR ÇEVRELERDE YANKI BULDU
İktidara yakınlığıyla bilinen Erenköy cemaatinin yayımladığı bildiri, AK Parti iktidarına yönelik eleştirilerin muhafazakâr çevrelerde de dile getirilmesi bakımından dikkat çekti.
Yolsuzluk, denetimsizlik ve kayırmacılıkla ilgili ifadelerin öne çıktığı açıklamaya, MÜSİAD Yüksek İstişare Heyeti Başkanı Mahmut Asmalı da sosyal medya hesabından destek vermiş, “Aynen katılıyorum, altına imzamı atarım” demişti.



