Türkiye’nin iki yıl önce, kara para aklama ve terörizmin finansmanının önlenmesiyle ilgili yeterli mücadele etmediği gerekçesiyle gri listeye alınması üzerine, Adalet Bakanlığı'ndan hamle geldi. 1 Eylül itibariyle yeni adli yılın açılışıyla birlikte 81 ilde Cumhuriyet Başsavcılıkları bünyesinde 'Aklama' büroları kuruldu.

Kısa adı FATF olan ve G-7 ülkelerinin öncülüğünde, kara para aklama, terörizmin finansmanı ve diğer mali suçlarla mücadele amacıyla 1989 yılında kurulan, 39 üye ülkeye sahip Finansal Eylem Görev Gücü, Türkiye'yi 21 Kasım 2021'de gri listeye almıştı.

Kara para aklamayla ilgili yeterli güvenceye sahip olmayan ülkelerin dahil edildiği bu küresel listeye Ürdün ve Mali ile birlikte Türkiye de dahil edilmişti.

IŞİD ve PKK terör örgütleri başta olmak üzere Türkiye'nin terör örgütleri listesinde yer alan silahlı yapılanmaların kara para akladığı, özellikle de uyuşturucu trafiğinden elde edilen kara paranın emlak ve gayrimenkul sektöründe aklandığı iddiaları üzerine  Adalet Bakanlığı’ndan, Türkiye'nin gri listeden çıkabilmesi için yeni bir hamle geldi.

AKLAMA BÜROLARI MASAK İLE ORTAK ÇALIŞACAK

Yeni adli yılın açılışı olan 1 Eylül itibariyle Türkiye'deki 81 ilin Cumhuriyet Başsavcılıkları bünyesinde ‘Aklama’ büroları kuruldu.

Bu bürolarda ilin nüfus durumu ve suç oranlarındaki yoğunluğa bağlı olarak 2 ila 5'er savcının görev alacağı ve sadece örgütlü suçlar kapsamında kara para aklama ve terörizmin finansmanın önlenmesi hakkındaki kanuna muhalefet suçlarını soruşturacakları bildirildi.

Aklama bürolarının Hazine ve Maliye Bakanlığı bünyesindeki Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) ile koordinasyon halinde çalışacağı, buradan gelecek raporlar doğrultusunda soruşturma dosyalarına yön verileceği bildirildi.

TERÖRDEN CEZA ALIP FİNANSMANDAN BERAAT EDİYORLARDI

Diyarbakır, Van ve Hakkâri illeri, uyuşturucu trafiğinden elde edilen kara para aklama konusunda önemli bir konumda yer alıyor.

Diyarbakır'ın Lice ilçesinde her yıl tonlarca uyuşturucu ele geçirilirken, yakalanan zanlılar hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak ve terörizmin finansmanı hakkındaki kanuna muhalefet etmek suçlarından dava açılıyordu.

Sözcü'den Özgür Cebe'nin haberine göre, Terör ihtisas mahkemelerinde yargılanan sanıklar terör örgütü üyesi olmak veya terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etmek suçlarından cezalandırılırken, yeterli delil tespit edilemediği için terörizmin finansmanı suçundan bu davaların hatırı sayılır bir oranı beraatla sonuçlanıyordu.

RAKAMLAR BAKANLIKLA PAYLAŞILACAK

Yeni kurulan aklama bürolarıyla özellikle uyuşturucudan elde edilen kara paranın hangi sektörlerde aklandığı gibi iddialar titizlikle soruşturulacak.

Geriye dönük suçları da mercek altına alacak olan aklama büroları yıllık soruşturma istatistiklerini de Adalet Bakanlığı ile iş cetveli olarak paylaşacak.

Türkiye'nin kara para aklamayla ilgili yeterli soruşturma yapmadığı iddialarına karşı etkin soruşturmayla 2024 yılında gri listeden çıkması hedefleniyor.

12 çeşit aklama yönteminin en yaygın olanı ise Türkiye'de terör örgütü IŞİD'in paravan şirketler üzerinden kurduğu Hawala adı verilen sistem.

Bu yöntemle terör örgütü milyonlarca doları Türkiye üzerinden Ürdün, Lübnan gibi ülkeler başta olmak üzere çatışmalı bölgelerin yoğun olduğu Irak ve Suriye'ye aktarıyordu.

Bölücü terör örgütü PKK'da her yıl uyuşturucu trafiğinden yaklaşık 20 milyon dolar gelir sağlıyordu.

ŞEFFAF KALİTELİ SERMAYE AKIŞI SAĞLANMASI HEDEFLENİYOR

Aklama büroları, soruşturma ve ihbara konu olan fonların fiziken yurt dışına kaçırılması, hiçbir faaliyeti olmayan kağıt üzerindeki hayali şirketler, otomotiv sektörü, döviz büroları, kumarhane, eğlence merkezleri, gazinolar, sadece nakit sıcak para döngüsünün yaygın olduğu hayali şirketler, hayali ihracat yöntemiyle sahte faturacılık, internet bankacılığı ve kripto para sektörü gibi kuruluşları yakından takip edecek.

Gelir-gider arasında gözle görülür uçurum rakamları mercek altına alacak. Özellikle uyuşturucudan elde edilen gelirin taşınmaz (konut, yazlık, arazi), mali değeri milyonlarla ifade edilebilen lüks araçlar, kaynağı belirsiz döviz giriş-çıkışları, hisse senedi, tahvil, bono, mücevher, antika, sanat eserleri, otel ve restoran işletmeciliğine bağlı elde edilen turizm gelirlerini inceleyecek.

Gri listede olmanın orta vadede ekonomik sonuçlarının ağır olduğu, özellikle Avrupa ülkelerinden Türkiye’ye yönelik yatırım ve finans kuruluşlarının ilgisinin azaldığı, bu nedenle Türkiye'nin gri listeden çıkmasıyla ülkeye şeffaf, kaliteli sermaye akışının sağlanması amaçlanıyor.