Türk televizyonlarında aile kurumunu, toplumsal değerleri ve ahlaki hassasiyetleri hiçe sayan senaryolar uzun süredir tartışma konusu olurken, dizi sektöründe ekonomik kriz patlak verdi. Demirören Medya TV Grup Başkanı Murat Yancı, artan maliyetler ve azalan reklam gelirleri nedeniyle dizilerin tamamen kaldırılmasının bile gündeme geldiğini açıkladı. Yancı, "Çözüm gelmezse sektör için büyük yıkım olur. Ortada televizyon diye bir şey kalmayacak." dedi.

Türkiye'de aile yapısına zarar verdiği, gayrimeşru ilişkileri normalleştirdiği ve toplumun örf, âdet ve ahlaki değerlerini aşındırdığı gerekçesiyle eleştirilen televizyon dizileri, bu kez ekonomik krizle gündeme geldi. Yıllardır reyting uğruna aile içi çatışmaları, sadakatsizliği, şiddeti ve çarpık ilişkileri ekranlara taşıyan yapımların geleceği tartışılıyor.
Demirören Medya TV Grup Başkanı Murat Yancı, Hürriyet yazarı Ahmet Hakan'a verdiği röportajda, dizi maliyetlerinin hızla yükseldiğini ancak televizyonların reklam gelirlerinin aynı oranda artmadığını, aksine gerilediğini belirtti.
"DİZİLERİN TOPTAN KALDIRILMASI BİLE TARTIŞILIYOR"
Sektör temsilcilerinin yaşanan ekonomik darboğaz nedeniyle bir araya geldiğini açıklayan Yancı, televizyon dizilerinin geleceğine ilişkin dikkat çeken bir itirafta bulundu.
"Biz sektörün bileşenleri olarak konuyla ilgili toplantılar yaptık, yapıyoruz. Bu toplantılarda dizilerin toptan kaldırılması bile tartışılıyor. Çünkü dizi ve program maliyetlerini karşılayacak reklam yok."
Yancı'nın açıklamaları, aile değerlerine zarar verdiği gerekçesiyle uzun süredir eleştirilen dizi içeriklerinin geleceğini yeniden gündeme taşıdı.
"ORTADA TELEVİZYON DİYE BİR ŞEY KALMAYACAK"
Televizyon kanallarının dijital platformlarla eşit şartlarda rekabet edemediğini savunan Yancı, sektörün ciddi bir tehlikeyle karşı karşıya olduğunu belirtti.
Yancı, "Çözüm gelmezse sektör için büyük yıkım olur. Ortada televizyon diye bir şey kalmayacak." ifadelerini kullandı.
Ancak sektör temsilcilerinin ekonomik kaygılarla gündeme taşıdığı kriz, televizyon yayıncılığının topluma sunduğu içeriklerin de sorgulanması gerektiğini bir kez daha ortaya koydu. Aile kurumunu yıpratan, ahlaki yozlaşmayı sıradanlaştıran ve toplumun değer yargılarıyla çatışan senaryoların ekranlardan çekilmesi, toplumsal açıdan bir kayıp değil, olumlu bir gelişme olarak değerlendirilebilir.
DİZİ SEKTÖRÜ DESTEK İSTİYOR, PEKİ AİLE DEĞERLERİ NE OLACAK?
Türk dizilerinin yaklaşık 1 milyar dolarlık ihracat hacmine ulaştığını belirten Yancı, sektörün ayakta kalabilmesi için vergi avantajları ve devlet teşvikleri sağlanması gerektiğini söyledi.
"Dizi sektörünün üzerindeki ağır yükün kaldırılması gerekiyor. Hem de hiç vakit kaybetmeden." diyen Yancı, yetkililere çağrıda bulundu.
Ancak ekonomik büyüklük ve ihracat başarısı kadar, ekranlara taşınan içeriklerin toplum üzerindeki etkileri de önem taşıyor. Aile kurumunu koruyan, millî ve manevi değerlere saygılı, topluma fayda sağlayan yayıncılık anlayışının güçlendirilmesi, sektörün geleceğine ilişkin tartışmaların merkezinde yer alması gereken başlıklar arasında bulunuyor.
Mesele yalnızca dizilerin devam edip etmeyeceği değil, hangi değerleri temsil eden yapımların toplumun karşısına çıkarılacağıdır.
Kaynak: Milli Gazete / Muhabir: Abdulkadir Çeribaş
Bu Bir İlandır

