Milli Gazete yazarı Necati Tuncer, ''Petrol Bulduk, Fakat Ne Kaybettik'' başlıklı yazısında:

60 ihtilali günlerinde yedi, sekiz yaşlarında bir çocuktum. Okul dışındaki zamanlarım babamın dükkanında geçiyordu. Konuşmalardan duyduğum çoğu kelimelerin manalarını sonraları öğrenecektim. Menderes’i bilmezdim, Kıratın demirden olmasını anlamazdım.

Hacmini iyi tahmin ettiğim bir cümleyi hiç unutmadım.

‘’Petrol bulundu!’’

Ahmet Taşgetiren: Akşener “Silahlara Veda” Deyince... Ahmet Taşgetiren: Akşener “Silahlara Veda” Deyince...

Bazen Adana’dan, bazen Urfa, Diyarbakır dolaylarından adres vererek konuşuyordu insanlar. Bu petrol bulma olayı bir müjde gibi kulaktan kulağa yayılırken, hatta öğretmenimiz de bize anlatırken, Menderes asılacak yorumlarının da tavsadığını, sebebini çözemesem de o küçük halimle görüyordum.

“Hiç bir şey yapmamışlar. Bunlar geldi, petrol buldular!”

Adana’da bulunan petrolün işsizliğine ve geçim sıkıntısına çare olacağını düşünen insanımız, gidenleri suçlamaya başlamış ve ihtilalden rahatsızlığını göz ardı etmişti.

İhtilalden sonraki bir yıl boyunca, destancının, pazarın kurulduğu her Perşembe gelip ve sesine yanıksı bir hava vererek, “Milletin kanını emdin, zalim Menderes” nakaratlı şiirini satmasını halkın umursamamasını, bugünün yorumuyla, o “Petrol bulundu” haberine bağlamak mümkün. (Rahmetli babamın, biraz ilerde sat ikazını destancının şikayeti üzerine, dükkanımıza bir polisin geldiğini, bağırarak bir şeyler söylediğini ve ağladığımı da hiç unutmadım.”)

Yıllar sonra karşıma çıkan olayın belgesini görüyorsunuz.

Haritanın, eksiği çok bir karikatür şeklinde çizilmesine takılmadan, bulunan petrol alanına, kaptığı idare lambasıyla koşan insanımızın yaşadığı sevince bir bakın.

Petrol lambanın ihtiyacı. Lamba evlerde elektriğin olmadığının delili. Otomobil, kamyon, traktör zaten yok. Menderes nasıl asılmasın? Yaşasın petrol bulan yeni İsmet Paşa!

Diz çöküp yalvaranlara, secdeye kapananlara da dikkat! Destek dört bir yandan. Çünkü petrol bulundu. Camilerde duası yapıldı mı bilmem. Ben çocuktum.

İhtilalin tarihini 27 Mayıs 1960 diye yazar kitaplar, peki bu karikatürün tarihi kaç?

Rastladığımda çocukluğumun hüzünlü günlerine taşındığım bu Cafer Zorlu karikatürü, en az bir haftalık bir haberi benimsetmek, sindirtmek için çizilmiş olmalı. Neşreden derginin tarihine bakıyorum: 28 Temmuz 1960. İhtilalden tam iki ay sonra.

Bugünün diliyle yazarsak, muhalifler “Petrol bulundu” algısıyla, yalanıyla oyalanırken, Yassıada’yı yağlı urganlarla donatmaya durmak; aman ne kolay!

Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın “Son müjde”si Karadeniz gazı, sıralamada kaçıncı müjde idi, bilmiyorum, saymadım. Yazarımız Necmettin Çalışkan da saymamış.” 29 Aralık 2022 tarihli ve 2022 yılı biterken” başlıklı yazısındaki bir paragrafla not düşüyor tarihe.

“Yıl boyunca hemen her hafta yeni bir kaynak müjdesi ve gaz çıkarma haberi aldık. Bu haberler artık o kadar ileri gitti ki inandırıcılığını yitirdi, hatta alay konusu oldu. Çünkü her müjdeden sonra değişen bir şey olmaması bir yana bazı ürünlere zam geldi. Her seferinde keşfedilen rezervler bir öncekini birkaç kat katlayacak büyüklükteydi. Şu kadar milyar metreküp doğal gaz daha bulundu. Dünyada bu kalitede başka gaz-petrol yok manşetleri atıldı. İnandık!”

Fakat internet kayıt stoklarından, AKP iktidarının kazanmakla öğündüğü her seçim öncesinde petrol veya doğal bulmasının listesini, üşenmeyip oluşturan ve gelecek nesillerin hafızasına sunan insanlarımızın da sayısı az değil. Biz burada birini paylaşıyoruz.

2007 – Genel seçimler – Trakya ve Tuz Gölü’nde doğalgaz; Manisa’da petrol.

2009 – Yerel seçimler – Manisa, Niğde, Diyarbakır, Isparta ve Antalya’da Petrol.

2010 – Ergani ve Manisa’da petrol.

2014 – Yerel seçimler – Diyarbakır’da kaya gazı.

2015 – Genel seçimler – Trakya’da doğalgaz, Karadeniz’de doğalgaz.

2018 – Genel seçimler ve Cumhurbaşkanlığı seçimi – Mardin, Şırnak, Hakkari, Batman, Siirt’te petrol, Trakya’da doğal gaz.

2019 – Yerel seçimler – Siirt’te petrol, Trakya’da doğalgaz.

25 Aralık 2022 – Çaycuma’da doğal gaz. 1 trilyon dolar...

2000 yılında doğmuş ve 2022 yılına kadar 8, 10, 12 yaşlarını yaşamış çocuklarımızın hafızalarına nasıl işlenmiş olmalı ki bu doğalgaz ve petrol buluşları, orta yaşlarını aştıklarında hatırlamalılar.

Her ekonomik krizde ve her seçim öncesinde açıklanan bu ikibinli yıllar geleneğinin bir karikatürle dahi kutlanmaması, mizahımızın yokluğuna bağlanmamalı; zira gereğini yapan gazetecileri var iktidarın. Onlar da bulunan gaz kadar değerlidir. İhtiyaç giderendirler mizah yokluğunda.

YİNE DE MAŞAALLAH

İktidarın pelikan gemisi gazetesinin haber sitesine bakıyorum. ‘’Külliye’de gülümseten diyalog’’ olmuş.

Bu diyalog anlarını, gülümseten sahne diye de tanımlamışlar. Başkan Erdoğan şeklinde yazmışlar Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ı haberlerinde. Artık öyle mi oldu?

“Başkan Erdoğan doğum günü 1 Ocak’ta olan MHP liderine üzerinde 3 hilal figürü bulunan doğum günü pastası ikram etti.”

“Bahçeli, pasta kesilirken, ‘Ne kadar daha gençleştik’ diye soran Erdoğan’a ‘Bu sene 75 olduk efendim’ karşılığını verdi. Başkan Erdoğan da ‘Maşallah’ dedi.”

Videosu da yayımlanan bu haberi okuyanların aklına, internet kayıtlarında olan ve arandığında bulunan, üstünde “Zaman” yazan bir pastayı, bitişiğindeki Sayın Arınç ile kesen Sayın Erdoğan resmi gelmiş olabilir.

Normal şartlar altındaki bu tabii insanlık haline, yani FETÖ gazetesinin 25’inci yaş günü pastasının kesilmesini hatırlanmasına, bizim bir itirazımız olamaz. Lakin biz birinci dereceden başka bir olayı, içinde yaş durumu geçen bir nutuku hatırladık.

Milliyet sitesinin 16.07.2007 tarihli haberi:

“STV’de konuşan Başbakan, hapis cezasını rapor alarak erteleten Erbakan’ı eleştirdi: Sen bir taraftan sandalyeyle dolaşacaksın, bir taraftan hastane raporları, şunlar, bunlar çıkarıp göndereceksin, ondan sonra da bu siyasi mücadelenin içerisinde bir şeyler toplayabilir miyim, prim yapabilir miyim, bunun gayreti içerisine gireceksin.”

O gün, Sayın Erdoğan’ın özel bir tanımla “80 yaşını devirmiş Erbakan” demesinin ve bugün Sayın Bahçeli’nin 75 yaş gençliğindenliğinin mukayesesi yapıldığında arada 5 ya da 6 yaş fark olmasının, Sayın Erdoğan siyasetinde hiç önemi yoktur. Zira Temmuz 2002 Hürriyet haberine göre, “65 yaşına gelen siyasetçiler emekli olsun” demiş bir Erdoğan ve partisi AKP var 20 yıldır iktidarda.

Sayın Erdoğan,

Sayın Bahçeli’ye

Pasta kesen de,

Ve maşallah diyen de,

Biz bunları hatırlarız!