Mahfi Eğilmez, reel sektörün büyüyen döviz açık pozisyonuna dikkat çekti. TCMB verilerine göre Temmuz 2026 itibarıyla şirketlerin döviz varlıkları 190,4 milyar dolar, yükümlülükleri ise 401,2 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Buna göre reel kesimin net döviz pozisyonu açığı 210,8 milyar dolara ulaştı. Eğilmez, bu rakamın tek başına kriz göstergesi olmadığını ancak şirketlerin borç çevirme kapasitesi açısından yakından izlenmesi gerektiğini vurguladı.

Eski Hazine Müsteşarı ve iktisatçı Mahfi Eğilmez, kişisel blogunda yayımladığı yazıda reel sektörün döviz açık pozisyonunu değerlendirdi. Eğilmez, bir şirketin döviz yükümlülüğü taşımasının tek başına sorun anlamına gelmediğini, asıl riskin döviz borcunun döviz gelirinden fazla olması durumunda ortaya çıktığını belirtti.

Bir şirketin 100 milyon dolar döviz yükümlülüğüne karşılık 30 milyon dolar döviz geliri bulunması halinde net döviz açık pozisyonunun 70 milyon dolar olacağını örnek veren Eğilmez, kur artışının borcun TL karşılığını yükselttiğini ve gelirler aynı ölçüde artmıyorsa bilançonun bozulduğunu kaydetti.

“SORUN MAKROEKONOMİK RİSKE DÖNÜŞEBİLİR”

Eğilmez, tek bir şirket açısından yönetilebilir olan bu durumun, ekonomide çok sayıda şirketin aynı anda açık pozisyon taşıması halinde makroekonomik riske dönüşebileceğini söyledi.

Kur artışının şirket bilançolarını bozabileceğini, kredi riskini artırabileceğini, yatırımları ve istihdamı olumsuz etkileyebileceğini belirten Eğilmez, Türkiye’nin benzer bir mekanizmanın etkilerini 2001 krizinde yaşadığını hatırlattı.

2001 KRİZİNİ HATIRLATTI

Eğilmez, 2001 krizinde bankaların döviz açık pozisyonunun önemli bir kırılganlık kaynağı olduğunu belirtti.

Sır Gibi Saklanan İktidara Yakın Kişiler Kim? Fon Soygunu ‘Tuzakçısı’ O 12 Kşi Kim? Kişiler Bu Fona Nasıl Çekildi?
Sır Gibi Saklanan İktidara Yakın Kişiler Kim? Fon Soygunu ‘Tuzakçısı’ O 12 Kşi Kim? Kişiler Bu Fona Nasıl Çekildi?
İçeriği Görüntüle

BDDK verilerine göre bankacılık kesiminin döviz pozisyonu açığının 19 Şubat 2001’de 15,2 milyar dolar olduğunu aktaran Eğilmez, dalgalı kura geçilmesinin ardından TL’de yaşanan sert değer kaybının bankaların bilançolarını ciddi şekilde bozduğunu ifade etti.

Yüksek faiz, likidite sorunları ve bankacılık sektöründeki yapısal problemlerle birleşen bu tablonun krizi derinleştirdiğini belirten Eğilmez, 2001’in en önemli derslerinden birini şu şekilde özetledi:

“Döviz riski bilançolarda birikir, ancak kur şoku geldiğinde finansal sistem üzerinden ekonominin tamamına yayılabilir.”

REEL SEKTÖRÜN AÇIĞI 210,8 MİLYAR DOLAR

Eğilmez, bugün bankacılık sisteminin 2001’e göre farklı bir yapıda olduğunu ancak bu kez reel kesimin döviz açık pozisyonunun dikkat çekici büyüklüğe ulaştığını belirtti.

TCMB’nin Temmuz 2026 verilerine göre reel sektör firmalarının; döviz varlıkları 190,4 milyar dolar, döviz yükümlülükleri 401,2 milyar dolar, net döviz pozisyonu açığı ise 210,8 milyar dolar seviyesinde bulunuyor.

“TEK BAŞINA KRİZ GÖSTERGESİ DEĞİL”

Eğilmez, 210,8 milyar dolarlık açığın tek başına bir kriz göstergesi olarak değerlendirilmemesi gerektiğinin altını çizdi.

Şirketlerin döviz gelirleri, ihracatları, döviz varlıkları, borçlarının vadesi ve kullandıkları riskten korunma araçlarının da birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Eğilmez, reel kesimin döviz açığının yine de yakından izlenmesi gereken bir gösterge olduğunu ifade etti.

Eğilmez’e göre asıl soru, şirketlerin kur yükseldiğinde döviz borçlarını çevirebilecek ve ödeyebilecek durumda olup olmadığı.

“ASIL MESELE BORCU ÇEVİREBİLMEK”

Eğilmez yazısında şu değerlendirmeye yer verdi:

“Asıl mesele yalnızca reel kesimin döviz açığından çok bu açığı taşıyan şirketlerin, kur yükseldiğinde borçlarını çevirebilecek ve ödeyebilecek durumda olup olmadıklarıdır.”

Kaynak: Karar

Bu Bir İlandır