Trump, büyük bir hezimete dönen İran savaşının faturasını kabinesine kesmeye başladı. Yaptığı son açıklamada savaş kararının nasıl alındığını anlatan Trump, Savunma Bakanı Pete Hegseth'i işaret ederek, "Pete, sanırım ilk konuşan sendin. 'Hadi yapalım' dedin" ifadelerini kullandı. Bu açıklama, Trump'ın savaşın sorumluluğunu üzerinden atarak Hegseth'i günah keçisi ilan ettiği şeklinde yorumlandı.
İsrail ve ABD'nin İran'a karşı yürüttüğü ve dördüncü haftasına giren savaşta, askeri ve ekonomik hedeflere ulaşılamaması Washington yönetiminde çatlaklara neden olmaya başladı. ABD Başkanı Donald Trump, Memphis'teki suçla mücadele ve kamu güvenliği (Memphis Safe Task Force) üzerine kabinesiyle birlikte yaptığı son açıklamada, savaş kararının alınma sürecine dair çarpıcı itiraflarda bulunarak hedefe Savunma Bakanı Pete Hegseth'i koydu.
Trump, Orta Doğu'da artan Amerikan askeri varlığına ve savaş kararına ilişkin yaptığı konuşmada, çatışmanın fitilini ateşleyen ismin Pete Hegseth olduğunu ima etti.
Operasyonun düğmesine bastıkları gece kurmaylarıyla yaptığı toplantıdaki konuşmaları aktaran Trump, Savunma Bakanı Pete Hegseth'i kamuoyunun önüne attı.
TRUMP İRAN SAVAŞININ FİTİLİNİ ATEŞLEYEN KURMAYINI AÇIKLADI
İran’a yönelik operasyon kararının alındığı gece "saldırı" sözlerinin ilk olarak Hegseth tarafından dile getirildiğini ifade eden Trump, nükleer riskler gerekçesiyle başlatılan askeri müdahalenin sorumluluğunu doğrudan kurmayına yükledi.

Nükleer silahlara sahip bir İran’ın asla kabul edilemeyeceğini vurgulayan Trump, o diyalogu şöyle aktardı:
"Pete’i aradım, General Cain’i aradım. Dedim ki; konuşalım. Orta Doğu’da bir sorunumuz var, adı İran. 47 yıldır terörün kaynağı oldular. Ve Pete, sanırım ilk konuşan sendin ve 'hadi yapalım' dedin. Çünkü onların nükleer silaha sahip olmasına izin veremezdiniz."
GÖZÜNÜ NE KADAR KARARTTIĞINI ÖLÜ SAYISI VEREREK ANLATTI
Trump’ın konuşmasında kan donduran bölüm, savaşın insani bilançosuna dair değerlendirmesi oldu. İran'a karşı gözünü ne kdar kararttığını ölü sayısı vererek ortaya koyan Trump, savaşın sürdürülmesi durumunda oluşacak can kaybını verdi.
Mevcut durumun çok daha büyük bir felakete doğru gidebileceği tehdidinde bulunan Trump, açıklamalarına şu sözlerle devam etti:
"Böyle devam edebiliriz ve ölü sayısını 50 bine, 55 bine, hatta 60 bine çıkarabiliriz. Bunun sonu yok! Ya da durup Orta Doğu'ya yönelik küçük bir adım atabiliriz ve bu büyük sorunu tamamen ortadan kaldırabiliriz."
Dün gece itibarıyla "oldukça iyi görüşmelerin" başladığını ifade eden Başkan Trump, diplomasiye de açık kapı bıraktı.
Savaş kararını almadan önce kabinesiyle ve generallerle yaptığı toplantıları anlatan Trump, topu doğrudan Savunma Bakanı'na atarak yanında oturan Hegseth'e dönerek şu ifadeleri kullandı:
"Pete'i aradım, General Keane'i aradım, harika insanlarımızı aradım ve 'Konuşalım' dedim. Orta Doğu'da bir problemimiz var. İran olarak bilinen bu ülke 47 yıldır terör saçıyor ve nükleer silaha sahip olmaya çok yakınlar. Ya 50-60 bin asker yığarak sonu gelmez bir yola girecektik, ya da durup Orta Doğu'ya küçük bir yolculuk yapacak ve büyük bir problemi ortadan kaldıracaktık. Ve Pete, sanırım ilk konuşan sendin. 'Hadi yapalım' dedin. Çünkü onların nükleer silah sahibi olmasına izin veremezdiniz."
ÇIKMAZA GİREN SAVAŞTA "SORUMLULUKTAN KAÇIŞ" HAMLESİ
Karar'ın haberine göre, Trump'ın savaşı "Orta Doğu'ya küçük bir yolculuk" olarak nitelendirmesi ve ilk saldırı emrinin fikri altyapısını Pete Hegseth'e yıkması, ABD siyasi kulislerinde bomba etkisi yarattı.

Siyasi analistler, Trump'ın bu hamlesini klasik bir "günah keçisi" bulma taktiği olarak değerlendiriyor. Savaşın başlamasının ardından İran'ın Hürmüz Boğazı'nı bloke etmesiyle küresel petrol piyasalarının sarsılması, ABD müttefiklerinden gelen "İran başarısız bir devlete dönüşürse bölge felakete sürüklenir" uyarıları ve son olarak gece saatlerinde Tel Aviv'in balistik füzelerle vurulması, savaşın ABD'nin planladığı gibi gitmediğini gösterdi. Trump'ın, giderek popülaritesini yitiren ve ekonomik yıkıma yol açan bu savaşta sorumluluğu Hegseth'in omuzlarına yükleyerek siyasi bir manevra alanı yaratmaya çalıştığı belirtiliyor.
TEL AVİV VURULURKEN "İYİ GÖRÜŞMELER YAPIYORUZ" VURGUSU
Savaşın sorumluluğunu kabinesindeki "şahin" isimlere atan Trump, konuşmasının sonunda ise diplomasi vurgusu yapmaya devam etti. İran'ın nükleer silaha sahip olmasını engellemek için bu yola girdiklerini belirten Trump, "Şu anda gerçekten çok iyi tartışmalar/görüşmeler yürütüyoruz" diyerek müzakere iddialarını sürdürdü. Ancak Trump bu sözleri sarf ederken, İran'ın "müzakere yok" çıkışının ardından İsrail'in başkenti Tel Aviv'i balistik füzelerle vurması, Beyaz Saray'ın çizdiği iyimser tablo ile sahadaki gerçekliğin tamamen koptuğunu gözler önüne serdi.





