T24 yazarı Tolga Şardan, Emniyet teşkilatındaki son atama kararnamesini analiz etti. MHP lideri Devlet Bahçeli'nin "İki Mahmut" mesajından Mersin'deki CHP operasyonunun etkilerine kadar, bürokraside yaşanan güç savaşlarını ve kararnamenin perde arkasındaki çarpıcı gerçekleri aktardı.

Emniyet teşkilatındaki yeni atamalar, bürokrasi ve siyaset arasındaki gerilimi bir kez daha gün yüzüne çıkardı. Gazeteci Tolga Şardan , kararnamenin perde arkasında iki ana odak noktası olduğunu belirtti: MHP’nin teşkilat üzerindeki etkisinin kırılması ve Mersin’deki belediye soruşturmalarının Ankara’da yarattığı koordinasyon sıkıntısı.

Şardan, bu çarpıcı gelişmeleri şu ifadelerle aktardı:

"Kararnamenin hızlanmasına etki eden diğer bir gerekçe ise, kulislere yansıdığı şekliyle MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin de “İki Mahmut da görevinde kalmalı” yönünde görüş bildirdiği Mahmut’lardan Emniyet Genel Müdürü Mahmut Demirtaş’ın görevden alınması zorunluluğu oldu. Bahçeli’nin ismini verdiği diğer Mahmut, Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Mahmut Çorumlu şimdilik koltuğunu korudu.

Hatırlanacağı üzere, Çorumlu’nun özel kalem amiri Mert A., birlikte görev yaptığı Çorumlu’nun görevden alınacağı iddiaları üzerine kısa süre önce gösterdiği “oraya geleceğiz, gereğini yapacağız” tepkisini koyması nedeniyle hakkında soruşturma açılmıştı. Çorumlu bu olaydan epeyce rahatsız oldu ve yara aldı.

MHP’den gelen isimler kararnamede yok!
Geniş kapsamlı olması beklenen ancak deyim yerindeyse “dağ fare doğurdu” tanımına uyacak kararnamede yer alan isimlere bakıldığında MHP’den gelen ya da desteklendiği belirtilen isimlere yer verilmediği dikkati çekti. Bu tabloda, MHP’de yaşanan tasfiye sürecinin önde gelen ismi İzzet Ulvi Yönter’in “çember dışında kalması”nın etkisi olduğunu söylemek yanlış olmaz."

MERSİN'DEKİ CHP SORUŞTURMASININ ETKİSİ

Şardan, kararnamenin en kritik ataması olarak nitelediği Mersin’deki görevden almanın arkasında yatan adliye-emniyet arasındaki "ilginç" süreci şöyle aktardı:

"Ve sıra geldi, belki de emniyet kararnamesinin en önemli atamasına. Hakkari Emniyet Müdürü’yken 11 Eylül 2025’te Mersin’e atanan Emniyet Müdürü İdris Yılmaz, henüz 8 ayını doldurmadan merkeze alındı. Yılmaz’ın, bir süredir kentte devam eden CHP’li Büyükşehir Belediyesi ile Yenişehir Belediyesi’ne yönelik operasyon sürecinin görevden alınmasında payı olduğu bilgisi kulislerde. İki belediyeye yönelik adli soruşturmada çok spekülasyon var. Bu nedenle şimdilik fazla girmek istemiyorum.

Fakat şunu belirteyim, kentteki iki ayrı soruşturma dosyasının işleme konulmasında yaşananlar, diğer CHP’li belediye operasyonlarından çok farklı. Burada, adliye – emniyet arasında ilginç bir süreç yürüyor. Çok taraflı sıkıntı Ankara’ya yansıyınca Yılmaz’ın görevden alınması gündeme geldi. Siirt’e gönderilen Emniyet Müdürü Mehmet Özdemir’in son görev yeri ise, Erzurum Polis Okulu Müdürlüğü’ydü. Bakan Çiftçi’yle kentte çalışan Özdemir, İçişleri Bakanı’nın tercihiyle Siirt’e atandı.

Sonuç olarak, büyük beklentilerle yakından izlenen kararname süreci böylece çok basit biçimde tamamlandı. Gerek mülki idarede gerekse emniyet teşkilatında devam eden beklentiler şimdilik sona erdi. Bakan Çiftçi, bir süreliğine zaman kazandı. Ancak bu kararname özellikle emniyette grupların kadrolaşması konusundaki kaotik durumu ortadan kaldırmadı."

TOLGA ŞARDAN'IN YAZISININ TAMAMI

Kendi Seçmeni "Gittiğin Yol Yol Değil" Dedi! Bu Anket Sadece AKP'lilerle Yapıldı
Kendi Seçmeni "Gittiğin Yol Yol Değil" Dedi! Bu Anket Sadece AKP'lilerle Yapıldı
İçeriği Görüntüle

CHP’li belediye operasyonu kriz yarattı, emniyet müdürü görevden alındı

Hakkari Emniyet Müdürü’yken 11 Eylül 2025’te Mersin’e atanan Emniyet Müdürü İdris Yılmaz, henüz 8 ayını doldurmadan merkeze alındı. Yılmaz’ın, bir süredir kentte devam eden CHP’li Büyükşehir Belediyesi ile Yenişehir Belediyesi’ne yönelik operasyon sürecinin görevden alınmasında payı olduğu bilgisi kulislerde. İki belediyeye yönelik adli soruşturmada çok spekülasyon var

CHP’li belediye operasyonu kriz yarattı, emniyet müdürü görevden alındı

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, göreve gelişinin 78. gününde çıkarttığı iki ayrı kararname ile dört vali ve yedi il emniyet müdürünü değiştirdi nihayet.

Ayrıca, bakanlık merkez teşkilatında iki genel müdür ataması gerçekleşti.

Bakan Çiftçi’nin göreve gelmesiyle birlikte başlayan kulislerin henüz ilk günlerinde; “yeni bakanın geniş bir kararname hazırladığı”, “özellikle önceki İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın atamalarıyla görevden alınıp mağdur konuma düşenlerin yeniden göreve gelebileceği”, “MHP’nin liste hazırlayıp Çiftçi’ye vererek atamalara ortak olacağı”, “Çiftçi’nin dünya bakışında bulunduğu konuma yakın yani muhafazakâr kesimi temsil eden bürokratların yoğun biçimde göreve geleceği” gibi iddialar dolaştı.

Tabii aynı gün göreve gelen Adalet Bakanı Akın Gürlek’in, hem taşrada hem de bakanlık merkezinde ilk anda yapılması gereken değişiklikleri kısa süre içinde gerçekleştirmesine rağmen İçişleri Bakanlığı’nda sürecin gecikmesi, kulislerde beklentilerin artmasına neden oldu.

Ankara’da yeni kamu güvenliği yönetimi

Özelikle Ankara’da, NATO zirvesi öncesinde hem vali hem de emniyet müdürü değiştirildi. Başkent NATO zirvesini, kamu güvenliği açısından yeni kent yönetimiyle karşılayacak.

Ankara Emniyet Müdürü Engin Dinç’in yaş haddinden bu ay içinde emekliye ayrılacak olmasının yanında temmuzda gerçekleşecek NATO zirvesi öncesinde başkentte alınacak güvenlik önlemlerinin koordinesinde boşluk yaşanmaması, kararnameyi hızlandıran etkenlerden oldu.

Kararnamenin hızlanmasına etki eden diğer bir gerekçe ise, kulislere yansıdığı şekliyle MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin de “İki Mahmut da görevinde kalmalı” yönünde görüş bildirdiği Mahmut’lardan Emniyet Genel Müdürü Mahmut Demirtaş’ın görevden alınması zorunluluğu oldu. Bahçeli’nin ismini verdiği diğer Mahmut, Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Mahmut Çorumlu şimdilik koltuğunu korudu.

Hatırlanacağı üzere, Çorumlu’nun özel kalem amiri Mert A., birlikte görev yaptığı Çorumlu’nun görevden alınacağı iddiaları üzerine kısa süre önce gösterdiği “oraya geleceğiz, gereğini yapacağız” tepkisini koyması nedeniyle hakkında soruşturma açılmıştı. Çorumlu bu olaydan epeyce rahatsız oldu ve yara aldı.MHP’den gelen isimler kararnamede yok!

Geniş kapsamlı olması beklenen ancak deyim yerindeyse “dağ fare doğurdu” tanımına uyacak kararnamede yer alan isimlere bakıldığında MHP’den gelen ya da desteklendiği belirtilen isimlere yer verilmediği dikkati çekti. Bu tabloda, MHP’de yaşanan tasfiye sürecinin önde gelen ismi İzzet Ulvi Yönter’in “çember dışında kalması”nın etkisi olduğunu söylemek yanlış olmaz.

“Dağ, fare doğurdu” görüşünü destekleyen diğer bir gösterge ise, yılbaşında Fatih Kaya’nın emekli olmasıyla boşalan Emniyet Genel Müdür Yardımcılığı’nın yanı sıra dün yaş haddinden emekli olan Caner Tayfur’un yerine atama yapılmaması oldu. Mevcut yedi genel müdür yardımcısı kadrosunun bugün itibarıyla beşi dolu, ikisi boş! Hatta yakın zamanda bir genel müdür yardımcısı daha emekli olacak.

Kararnameye bakıldığında, dikkat çeken ayrıntılardan birisi, Adalet Bakanı Akın Gürlek’le İstanbul’daki başsavcılığı döneminde bürokratik krizler yaşayan İstanbul Emniyet Müdürü Selami Yıldız’ın makamını koruması oldu. Gürlek’in Yıldız’a yönelik olumsuz yaklaşımı uzun süredir biliniyor. Gürlek, Yıldız’ın kendisini takip ettirdiği iddiasında. Ve iddiasını destekleyen delilleri de önceki İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya iletmiş durumda.

Kulislere yansıyan iddialara göre, Yıldız’ın mevcut pozisyonunu korumak için özellikle AKP’nin üst yönetiminin desteğini aldığı ifade ediliyor. Sonraki süreçte ne olacağını kestirmek şimdiden güç. Ancak bilinen gerçek, Gürlek’in Yıldız’la “yıldızının barışmadığı.”

Ankara Emniyet Müdürü Dinç, emekli oluyor

Ankara Emniyet Müdürü iken yaş haddinden emekliliği gelen Engin Dinç’in, emekli olmadan MGK genel sekreter yardımcısı olacağı iddiası vardı. Önceki akşam MGK’ya yapılan iki genel sekreter yardımcısı atamasıyla bu olasılık da ortadan kalktı. Görev yaptığı hemen her yerde arkasında iz bırakmasına karşın Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne kadar gelebilen Dinç, bu ay içinde kamuda yaş haddi yüksek başka bir göreve atanamaması halinde sistem dışında kalacak. Dinç, yakın zamanda İçişleri Bakanı Çiftçi ile görüşüp “sistem içinde kalma” yönünde talepte bulunduğu emniyet kulislerinde konuşulanlardan.

Akın Gürlek’in desteklediği isimlere veto

Diğer yandan, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in Ankara Emniyet Müdürlüğü için iki adayının bulunduğu, bunlardan birisinin daha önce İstanbul Emniyet Müdürlüğü için de önerdiği mevcut Antalya Emniyet Müdürü Sabit Akın Zaimoğlu’ydu. Zaimoğlu’nun adı son olarak Gülistan Doku’nun kaybolması sürecinde görev yaptığı Emniyet İstihbarat Dairesi Başkanlığı’yla gündeme geldi.

Zaimoğlu aynı zamanda Süleyman Soylu’nun İçişleri Bakanı olduğu dönemde gün ışığına çıkan “sivil uzman alımı” tartışmaların odak noktasındaki Siber Suçlarla Mücadele Dairesi Başkanı’ydı. Böylece Gürlek’e yakın iki isim de kararname dışında kaldı.

Sürpriz isim: Ali Fidan

Doğrusunu söylemek gerekirse, Nevşehir Valisi Ali Fidan’ın Emniyet Genel Müdürü atanması, tıpkı İçişleri Bakanı Çiftçi’nin göreve getirilmesi gibi sürpriz oldu. Fidan, Milli Savunma Bakanlığı’nın ilk sivil müsteşarı olduğunda İçişleri Bakanı Efkan Ala idi. Ala’nın desteklemesi ve o dönem hükümetin siyasi yaklaşımı sonrasında bu göreve getirildi. Zaten ilk valiliği olan Düzce Valiliği’ne gidişi de Ala’nın Şubat 2015’teki kararnamesiyle gerçekleşmişti.

“Makul” idareciliği ile bilinen Fidan’ın yeni görevine getirilmesinde Ala’nın etkili olduğunu söylemek yanlış olmaz. Ayrıca halen Anayasa Mahkemesi Üyesi olan mülki idare kökenli Muhterem İnce’nin de Fidan’ın göreve getirilmesine katkı sağladığı kulislerde konuşulan bilgilerden oldu. Hem çözüm sürecine yönelik yasal çalışmalar hem de genel seçim sürecinde göstereceği “olumlu” bürokratik yaklaşım sebebiyle tercih edilen isim oldu. Hükümet, çok büyük bir sorun yaşanmazsa seçimlere Fidan’ın Emniyet Genel Müdürlüğü ile girecek.

İsimleri gündeme gelenlerin dışında farklı bir bürokrat Emniyet Genel Müdürü olarak kararnameye giren Fidan, aynı zamanda bakanlık bürokrasisine de uzak bir mülki idare amiri değil.

Fidan’ın atanmasıyla, kulislerdeki “polisten emniyet genel müdürü atanması” beklentisi başka bahara kaldı.

Burada göze batan önemli sorun, Fidan ile bakanlık çatısında bağlısı olduğu Bakan Yardımcısı Ali Çelik arasındaki mülki idare kıdem farkı. Fidan, Çelik’e göre yaklaşık altı yıl kıdemli. Buna karşın Çelik, bürokraside Fidan’ın üstü konumunda!

Yeni Ankara Valisi Canbolat’ın kariyeri

Kararnameyle, Ankara hem yeni vali hem de yeni emniyet müdür ataması yapıldı.

Ankara Valiliği’ne getirilen Yakup Canbolat’ın, kariyerindeki önemli görevlerden Konya ve Bursa valiliklerine önceki İçişleri Bakanı Süleyman Soylu döneminde getirildiğini hatırlatayım. Canbolat, ilk valiliği Hakkari’deki görevi sırasında Soylu’nun emniyetteki iki önemli isminden birisi Resul Holoğlu ile çalıştı. Ardından Holoğlu’nun memleketi Konya Valiliği ve sonrasında yine Soylu’nun ekibinde yer alan Osman Ak’ın Bursa Emniyet Müdürlüğü sırasında Bursa’da valilik yapması tesadüf olsa gerek!

Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne atanan Konya Emniyet Müdürü Maksut Yüksek, bu görev için adı geçen isimlerdendi. Halen TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un danışmanlığını yürüten eski polis müdürü Suat Çelik’in listesinde bulunan Yüksek, emniyet içinde Erzincanlılar Grubu olarak bilinen dini yapılanma içinde adı geçenlerden. 17-25 Aralık süreci sırasında Emniyet Genel Müdürlüğü Personel Dairesi’nde görev yaptı.

Adıyaman’dan Aydın Valiliği’ne atanan Osman Varol, 6 Şubat depreminin ardından kentte yürütülen çalışmalarda gösterdiği başarı nedeniyle görece daha büyük kente görevlendirildi. Adıyaman’a son 10 yılda 6. vali atandı.

“Sorunlu” müdür merkeze alındı

Merkeze alınan emniyet müdürlerinden Siirt Emniyet Müdürü Necmettin Öztürk’ün, kentteki görevi sırasında diğer kamu yöneticileriyle yönetimsel sorunlar yaşaması sebebiyle “acil” olarak kararnameye alındığı ifade edildi. Öztürk’le ilgili yaşadığı sorunlar çerçevesinde müfettiş raporu olduğunu öğrendim.

CHP’li belediye soruşturmasının etkisi

Ve sıra geldi, belki de emniyet kararnamesinin en önemli atamasına.

Hakkari Emniyet Müdürü’yken 11 Eylül 2025’te Mersin’e atanan Emniyet Müdürü İdris Yılmaz, henüz 8 ayını doldurmadan merkeze alındı.

Yılmaz’ın, bir süredir kentte devam eden CHP’li Büyükşehir Belediyesi ile Yenişehir Belediyesi’ne yönelik operasyon sürecinin görevden alınmasında payı olduğu bilgisi kulislerde. İki belediyeye yönelik adli soruşturmada çok spekülasyon var. Bu nedenle şimdilik fazla girmek istemiyorum.

Fakat şunu belirteyim, kentteki iki ayrı soruşturma dosyasının işleme konulmasında yaşananlar, diğer CHP’li belediye operasyonlarından çok farklı. Burada, adliye – emniyet arasında ilginç bir süreç yürüyor. Çok taraflı sıkıntı Ankara’ya yansıyınca Yılmaz’ın görevden alınması gündeme geldi.

Siirt’e gönderilen Emniyet Müdürü Mehmet Özdemir’in son görev yeri ise, Erzurum Polis Okulu Müdürlüğü’ydü. Bakan Çiftçi’yle kentte çalışan Özdemir, İçişleri Bakanı’nın tercihiyle Siirt’e atandı.

Sonuç olarak, büyük beklentilerle yakından izlenen kararname süreci böylece çok basit biçimde tamamlandı. Gerek mülki idarede gerekse emniyet teşkilatında devam eden beklentiler şimdilik sona erdi.

Bakan Çiftçi, bir süreliğine zaman kazandı. Ancak bu kararname özellikle emniyette grupların kadrolaşması konusundaki kaotik durumu ortadan kaldırmadı.

Bu Bir İlandır