Yatırım fonlarında yaşanan kriz siyasetin gündemine taşındı. İYİ Parti Samsun Milletvekili Erhan Usta, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in Kasım 2025’te bazı fonlar üzerinden manipülasyon yapıldığının bilindiğini söylediğini hatırlatarak, düzenleme için neden yaklaşık 10 ay beklendiğini sordu. Usta ayrıca fonlarla bağlantılı siyasetçi ve üst düzey kamu yöneticilerinin araştırılmasını, SPK’daki olası ihmallerin incelenmesini ve piyasaya yapılan kamu müdahalelerinin maliyetinin açıklanmasını istedi.

Yatırım fonlarında başlayan ve Borsa İstanbul’da sert dalgalanmalara yol açan kriz muhalefetin de gündeminde.

Eski Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) planlama uzmanı ve TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu üyesi İYİ Parti Samsun Milletvekili Erhan Usta, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in yanıtlaması istemiyle TBMM’ye soru önergesi verdi.

Usta’nın önergesindeki en önemli başlıklardan biri, yetkililerin bazı yatırım fonlarında sorun bulunduğunu ne zaman öğrendiği ve gerekli düzenlemelerin neden daha önce yapılmadığı oldu.

Şimşek’in Kasım 2025 açıklamasını hatırlattı

Usta, Mehmet Şimşek’in 4 Kasım 2025 tarihinde katıldığı 9. Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresi’nde yaptığı açıklamaya dikkat çekti.

Şimşek söz konusu toplantıda:

“Bazı fonlar üzerinden manipülasyonların yapıldığını biliyoruz, bu alanda da düzenleme ihtiyacının farkındayız”

ifadelerini kullanmıştı.

Usta, ekonomi yönetiminin en yetkili isimlerinden birinin sorunun bilindiğini açıkça ifade etmesine rağmen yatırım fonlarına ilişkin düzenlemelerin yaklaşık 10 ay sonra hayata geçirilmesini sorguladı.

Usta’ya göre bu zaman farkı, yetkili kamu kurumlarının neden daha erken harekete geçmediği sorusunu gündeme getiriyor.

“Devlet 10-11 ay boyunca göz mü yumdu?”

Usta, fonlarla ilgili iddiaların Kasım 2025’ten de önceye dayandığını belirterek, yalnızca Şimşek’in açıklamasının tarihi esas alınsa dahi yaklaşık 10-11 aylık bir dönem bulunduğunu söyledi.

Usta şu değerlendirmeyi yaptı:

“Fonlarla ilgili iddialar daha önceye dayansa da Hazine ve Maliye Bakanı’nın açıklama yaptığı Kasım 2025 tarihi baz alınırsa, devletin 10-11 ay süresince bu fonların işlemlerine adeta göz yumduğu ortaya çıkmaktadır.”

Usta, bu süreçte iki olasılığın açıklığa kavuşturulması gerektiğini savundu: Yetkili kurumların gerekli inceleme ve düzenlemeleri zamanında yapmamış olması ya da alınabilecek önlemlerin siyasi nedenlerle geciktirilmiş veya bekletilmiş olması.

Bunlar Usta tarafından gündeme getirilen iddialar ve sorular niteliğinde; önerge bunların araştırılmasını talep ediyor.

Yüz binlerce yatırımcı etkilendi

Fon krizinin ardından 7 portföy yönetim şirketine ait çok sayıda yatırım fonunun tasfiye edilmesine karar verildi.

Usta, tasfiyeye konu fonların toplam büyüklüğünün 800-900 milyar TL düzeyinde olduğunu ve krizden 500 binden fazla yatırımcının etkilenmiş olabileceğini belirtti.

Krizin büyüklüğü, düzenleyici kurumların geçmiş dönemdeki denetimlerinin yanı sıra bundan sonra yatırımcı zararlarının nasıl yönetileceği tartışmasını da beraberinde getirdi.

“Fonlarla bağlantılı siyasiler kimler?”

Usta’nın önergesindeki en dikkat çekici bölümlerden biri, fonların siyasi bağlantılarının bulunup bulunmadığının araştırılması talebi oldu.

İYİ Partili Usta, Şimşek’e şu soruları yöneltti:

“Fonların yönetiminde, ortaklığında, hissesini yoğun olarak aldıkları şirketlerde hangi siyasilerin bağlantıları söz konusudur? Son bir yıldır bu fonları elinde tutan siyasi ve kamudaki üst düzey yöneticiler kimlerdir?”

Önergede herhangi bir siyasetçi veya üst düzey kamu yöneticisinin ismi verilmedi. Usta, bu tür bağlantıların bulunup bulunmadığının açıklanmasını talep etti.

SPK’daki olası ihmaller de gündemde

Usta’nın gündeme getirdiği bir diğer konu Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) kriz öncesindeki denetimleri oldu.

Usta, başta SPK olmak üzere yetkili kamu kurumlarında ihmali bulunduğu tespit edilen kişiler hakkında suç duyurusunda bulunulup bulunulmayacağını sordu.

Milletvekilinin dikkat çektiği bir başka ayrıntı ise SPK’nın 18 Eylül tarihli açıklamasındaki ifade oldu.

SPK açıklamasında:

“Bu süreçte, Mayıs 2026 tarihinde Kurulumuz Başkanlığında yaşanan değişimden sonra, çalışmaları devam etmekte olan rehber taslağının hazırlıkları aralıksız sürmüştür”

denilmişti.

Usta, SPK’nın özellikle yönetim değişikliğine vurgu yapmasının nedenini sorarak, bunun önceki yönetimin çalışmalara direnç gösterdiği yönünde bir ima içerip içermediğinin açıklanmasını istedi.

“Küçük yatırımcının zararını kim karşılayacak?”

Fonların tasfiye sürecine girmesinin ardından en önemli tartışmalardan biri yatırımcıların uğradığı zararların nasıl karşılanacağı.

Usta da soru önergesinde bu konuya yer verdi.

Özellikle Katılımevim ve Birevim’in Emlak Katılım tarafından satın alınabileceğine ilişkin basında çıkan haberleri gündeme getiren Usta, böyle bir işlem gerçekleşmesi halinde kamunun üstleneceği olası maliyetin hesaplanıp hesaplanmadığını sordu.

Usta, olası bir kamu zararının kimden tahsil edileceğinin ve sonuçta maliyetin kamuya yüklenip yüklenmeyeceğinin açıklanmasını istedi.

TCMB ve kamu kurumlarının müdahalesinin maliyeti soruldu

Fon krizinin etkileri yalnızca tasfiye edilen portföylerle sınırlı kalmadı.

Borsa İstanbul’daki sert satışlar ve finansal piyasalardaki likidite ihtiyacı nedeniyle kamu kurumlarının piyasaya müdahale ettiği yönündeki haberler de tartışmanın önemli başlıklarından biri haline geldi.

Usta bu kapsamda Merkez Bankası, kamu bankaları ve Türkiye Varlık Fonu gibi kurumların piyasaya müdahale edip etmediğini sordu.

Önergede şu soruya yanıt istendi:

“Kriz nedeniyle Merkez Bankası, kamu bankaları ve varlık fonu vb. kurumlar aracılığıyla piyasaya müdahale edilmiş midir? Edildiyse bu müdahalenin büyüklüğü ve oluşan kamu zararı şeffaf bir şekilde açıklanacak mıdır?”

Krizde siyasi sorumluluk tartışması büyüyor

Fon krizinin ilk aşamasında tartışmalar ağırlıklı olarak portföy yönetim şirketlerinin likidite sorunları, bazı hisselerdeki yoğunlaşma, fonların tasfiyesi ve yatırımcıların paralarını nasıl geri alacağı üzerinde yoğunlaşmıştı.

Usta’nın soru önergesiyle birlikte tartışmanın siyasi ve idari sorumluluk boyutu da daha belirgin hale geldi.

Önergenin merkezinde özellikle bir soru bulunuyor: Ekonomi yönetimi bazı fonlar üzerinden manipülasyon yapıldığını Kasım 2025’te kamuoyu önünde dile getirdiyse, kapsamlı düzenleyici müdahale neden yaklaşık 10 ay sonra geldi?

Emniyet Raporu Ortaya Koydu: 557 Kişi Uyuşturucu Kurbanı
Emniyet Raporu Ortaya Koydu: 557 Kişi Uyuşturucu Kurbanı
İçeriği Görüntüle

Buna ek olarak Usta; fonlarla siyasetçiler veya üst düzey kamu yöneticileri arasında bağlantı bulunup bulunmadığının, düzenleyici kurumlarda ihmal olup olmadığının ve krizin kontrol altına alınması için kullanılan kamu kaynaklarının büyüklüğünün açıklığa kavuşturulmasını talep ediyor.

Fon krizinin tasfiye aşamasına geçmesiyle birlikte bundan sonraki tartışmanın yalnızca yatırımcıların ne kadar para geri alabileceğiyle sınırlı kalmayacağı; denetim, siyasi bağlantı iddiaları ve kamuya olası maliyet başlıklarının da gündemde kalacağı anlaşılıyor.

Kaynak: Cumhuriyet ve Para Analiz

Bu Bir İlandır