Ali Babacan'dan 'Günü Geldiğinde Tuttuğumuz Defteri Açacağız' Diyen Erdoğan'a Yanıt:Tehdit Diliyle Felaket Yönetilmez Ali Babacan'dan 'Günü Geldiğinde Tuttuğumuz Defteri Açacağız' Diyen Erdoğan'a Yanıt:Tehdit Diliyle Felaket Yönetilmez

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın üçüncü kez seçilip seçilemeyeceği tartışması, 2018 seçimleri sonrası TBMM başkanlığı talebiyle Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) seçim kararından ’13’üncü’ ibaresini silmesi tartışmaları farklı bir boyuta taşıdı.

Gazeteci Murat Yetkin, yazılarını yayımladığı sitesinden AKP yönetiminin15 Temmuz 2016 darbe girişiminin etkisiyle 2017’de hazırlıca olağanüstü hal koşullarında referanduma getirdiği anayasa değişikliğiyle ilgili eksikliklere ve şüphelere dikkat çekti.

İki önemli resmi belgeyi yayımlayarak "Erdoğan’ın adaylığı: ömür boyu mu sürecek?" yazısında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın anayasaya göre tekrar seçilip seçilmeyeceğine dair tartışmalara değinen Yetkin, "Son zamanlarda AK Parti gruplarında Anadolu’dan gelen partililerin söylediği Berkant’ın unutulmaz “Bir şarkısın sen, ömür boyu sürecek” şarkısını hatırlatıyor ama bu sohbetin zamanında AK Parti içinde de yapıldığı anlaşılıyor. O dönem AK Parti içindeki etkili hukukçulardan olan -şimdi Deva Sözcüsü- İdris Şahin o dönem yapılan bazı tartışmaları şöyle hatırlıyor: 'Anayasa’nın 101’inci maddesine geçici fıkra konulması ilk aşamada konuşuldu. Hesap şuydu. 2014-2109 dönemi tamamlanacak, Anayasa değişikliği ve Meclis çoğunluğuyla ikinci defa seçim geçici madde ile mümkün olacak. Böylece Erdoğan’ın 2019 seçimleri gibi 2024 seçimlerinde de adaylığı mümkün olacak ve 2024 seçimlerini de alıp 2029’e dek başta kalacak. Hatta o zaman parti çevrelerinde 'Ömür boyu mu yapacak? 2029’da 75-76 yaşına gelecek, yetmez mi?' gibi sohbetleri hatırlıyorum" dedi.

İşte Murat Yetkin'in önemli bilgileri paylaştığı yazı şu şekilde:

"Türkiye’nin kritik 2023 seçimine giderken yaşadığı çelişkiler arasında Anayasaya uygun politika ile Almanca “ilkelere değil, koşullara uygun politika” anlamında kullanılan “realpolitik” arasındaki uçurum da bulunuyor. Bu durum kendisini en çok Cumhurbaşkanı ve AK Parti lideri Recep Tayyip Erdoğan'ın yeniden aday olup olamayacağı konusunda gösteriyor. Muhalefet liderleri Erdoğan’ın adaylığı konusunu, hukukçuların uyarısına rağmen “Yirmi yıllık iktidar ardından yine mağduru oynamaya kalkmasın” diye açmak dahi istemiyor.
Yeni ortaya çıkan bilgi ve belgelerse AK Parti yönetiminin 15 Temmuz 2016 darbe girişiminin rüzgârıyla 2017’de alelacele hazırlayıp Olağanüstü Hal koşullarında halkoylamasına getirdiği Anayasa’nın bu konudaki eksikliklerin başından beri farkında olduğunu gösteriyor. Gazeteci Deniz Zeyrek’in 13 Ocak gecesi FOXTV daki Orta Sayfa programında Deva Partisi Sözcüsü İdris Şahin’e atfen açıkladığı belgeler AK Parti’nin bu açığın sadece farkında olmakla kalmayıp halının altına süpürmeye çalıştığını da gösteriyor. Buna göre, Yüksek Seçim Kurulu (YSK) TBMM’nin talebiyle Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı mazbatasında düzeltmeye gidip yeniden mazbata yazmış ama bunu da kayda geçirmiş.

Meclis’ten YSK’ya “düzelt” yazısı

Olanlar, AK Parti’nin YSK kararlarına 2017 Anayasasıyla yargı yolunun neden kapatıldığını da açıklayan türden. Cumhurbaşkanı Erdoğan 16 Nisan 2017’de MHP lideri Devlet Bahçeli’nin desteğiyle kabul edilen Anayasaya göre yapılan 24 Haziran 2018 seçimlerinde 2014’den beri sürdürdüğü Cumhurbaşkanlığına yeniden seçildi.
Erdoğan 2014’te 12’inci Cumhurbaşkanı seçilmiş olduğu için YSK da seçilme mazbatasını “13’üncü Cumhurbaşkanı seçilmiştir” diye hazırlayıp 4 Temmuz 2018’de TBMM’ye gönderdi. Buraya kadar süreç normal seyrindeydi. Ancak AK Parti hukukçuları buradaki 13’üncü Cumhurbaşkanı vurgusunun yeni Anayasa’nın 101’inci Maddesindeki “Bir kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir” hükmü nedeniyle Erdoğan’ın 2023 seçimlerindeki adaylığı bakımından sorun çıkaracağını fark ettiler.
Bunun üzerine dönemin TBMM Başkanı İsmail Kahraman 5 Temmuz 2018’de YDK Başkanlığına bir yazı yazdı. Kahraman, “13 rakamına, Cumhurbaşkanlığı görevi yapan kişi sayısı hesabından veya seçim sayısından ulaşılamadığı görülmüştür” diyor “konunun tekrar değerlendirilerek oluşan tereddüdün kaldırılmasını” istiyordu.

YSK karar değiştirdi

TBMM yazısı bir bakıma haklı görünüyordu; nitekim Mustafa Kemal Atatürk, İsmet İnönü ve Celal Bayar birden fazla dönem cumhurbaşkanlığı yapmıştı. Ancak bilerek ya da ihmal edilerek dikkate alınmadığı görülen bir durum da vardı. 1961 ve 1982 anayasalarında “bir defa” hükmü getirilmiş, bu durum Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesini öngören 2007 Anayasa değişikliğine dek korunmuştu. 2007 Anayasa değişikliği sonrasında 11’inci Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün yeniden adaylığı söz konusu olamasın diye de geçici, ya da istisna fırka eklenmişti.
Oysa 2017 Anayasasında Erdoğan’ın 2014-2018 arasındaki Cumhurbaşkanlığının sayılmamasını öngören (101’inci maddede olması gereken) bir geçici fıkra, ya da istisna şartı yoktu.
Buna rağmen dönemin Sadi Güven Başkanlığındaki YSK aynı gün toplandı ve bir gün önceki kararını değiştirdi. TBMM Başkanlığına ve Cumhurbaşkanlığına 5 Temmuz’da yazılan yazıda bir önceki kararda yer alan “13. İbaresinin kaldırılmasına ve tutanağın buna göre düzenlenmesine” oybirliğiyle karar verildiği bildiriliyordu. Sadece “Cumhurbaşkanı seçilmiştir” yazan yeni bir mazbata hazırlandı.
Böylelikle 2023 seçiminde Erdoğan’ın muhtemel Cumhurbaşkanlığı adaylığı üzerine tartışmanın ortadan kaldırılacağı hesaplanıyordu. Öte yandan YSK, TBMM’nin talebi üzerine karar değiştirdiğini da yazıyla kayda geçirmiş oluyordu.

Ömür boyu mu sürecek?

Son zamanlarda AK Parti gruplarında Anadolu’dan gelen partililerin söylediği Berkant’ın unutulmaz “Bir şarkısın sen, ömür boyu sürecek” şarkısını hatırlatıyor ama bu sohbetin zamanında AK Parti içinde de yapıldığı anlaşılıyor. O dönem AK Parti içindeki etkili hukukçulardan olan -şimdi Deva Sözcüsü- İdris Şahin o dönem yapılan bazı tartışmaları şöyle hatırlıyor:
• “Anayasa’nın 101’inci maddesine geçici fıkra konulması ilk aşamada konuşuldu. Hesap şuydu. 2014-2109 dönemi tamamlanacak, Anayasa değişikliği ve Meclis çoğunluğuyla ikinci defa seçim geçici madde ile mümkün olacak. Böylece Erdoğan’ın 2019 seçimleri gibi 2024 seçimlerinde de adaylığı mümkün olacak ve 2024 seçimlerini de alıp 2029’e dek başta kalacak.
• “Hatta o zaman parti çevrelerinde “Ömür boyu mu yapacak? 2029’da 75-76 yaşına gelecek, yetmez mi?” gibi sohbetleri hatırlıyorum.”

“Çok bilenlerin ihmalidir”

• “Ama 2017 Anayasasına son şekli verilirken bu geçici fıkra unutuldu. Çünkü artık Anayasa metni geniş istişareyle değil, birkaç kişinin arasında konuşulur olmuştu. İhmal vardı, şimdi yokmuş gibi davranan çok bilenlerin hatasıdır.
• “Anayasa 101 olduğu gibi değişti deniyor ama değişen Cumhurbaşkanlığının nitelikleri ve tarafsızlığının yerine Cumhurbaşkanı seçiminin getirilmesidir. Bir kimsenin en fazla iki adaylığı cümlesi aynen korunmuştur. Anayasa’nın 176’ıncı maddesine göre “kenar maddeler” Anayasa metninden sayılmaz.”

“Bal gibi biliyorlardı”

Şahin, 2018’de YSK kararının Meclis Başkanı talebiyle değiştirilmesi işleminin Erdoğan2ın muhtemel adalığı ile bağlantılı olduğunu şu sözlerle öne sürüyor:
• “Bu işi bal gibi biliyorlardı. Kaygıları olmasa 13. Cumhurbaşkanı yazan mazbatayı geri çevirmezlerdi.”
Ortada aslında bir değil iki tartışma konusu varCumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeniden adaylığı konusunda. Biri Erdoğan’ın seçim zamanında yapılsa da aday olup olamayacağı, diğeri de seçimin erkene alınması, özellikle de Cumhurbaşkanının Meclis’i feshetmesi yoluyla erken seçime gidilmesi üzerine. Serap Yazıcı’dan İbrahim Kaboğlu’na, Süheyl Batum’dan Mehmet Gün’e dek hukukçular Anayasa’nın buna izin vermediği görüşünde. TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Hukuk Baş Danışmanı Mehmet Uçum ve AK Parti TBMM Grup Başkan vekili Özlem Zengin ise ortada bir sorun olmadığı görüşünü gündemde tutuyor.
Başta CHP lideri kemal Kılıçdaroğlu ve İYİ Parti lideri Meral Akşener olmak üzere muhalefet liderleri Cumhurbaşkanı Erdoğan mağdur söylemine baş vurmasın diye adaylığı konusunu açmasa da bu konu seçim yaklaşırken hukuk ve siyaset çevrelerinde tartışılmaya devam ediyor."