- DUYGULARIN - DİLİ - OLSA - 

M. Necip Yavuzer'in Kaleminden:TÜRKİYE’DE SAĞ-SOL KAVGASI YERİNE ABD TEMELLİ YOKSULLUK!  M. Necip Yavuzer'in Kaleminden:TÜRKİYE’DE SAĞ-SOL KAVGASI YERİNE ABD TEMELLİ YOKSULLUK! 

Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla.

Allah'a hamd Resulün'e sâlât ve selâm olsun.

Allah'ın rahmeti bereketi mağfireti daima yardımı üzerinize olsun.

• "...Rabbişrah-li sadri. Ve yessir li emri. 

• Vahlul ukdeten min lisäni. Yefkahů kavli." Allahümme- Âmin...

• El-Mu'ız: Celle-Celâlûhû'( Aziz kılan, dilediğini yücelten)

• Nedir duygu nasıl tarif edilir nasıl yaşanır. ?

• Dili, dini, rengi,sesi kokusu varmıdır?

• Öğrenilir mi okulu varmıdır?

• Kaç çeşit duygu vardır yada kaç tür?

• Duygular beklentilerin mi esiri yoksa insan duyguların esaretine yaslanmış yaşayan bir ( eser )mi?

• Bir hikayeyle bu sorumuza yanıt arayalım!!

Kralın biri bir gün, dondurucu bir kış mevsiminde gecenin soğuğunda nöbet tutan bir muhafıza sordu:

-Kral ; Üşümüyor musun?

 Muhafız; Ben alışığım kralım !!

• Kral; muhafıza acımış ve " Olsun sana sıcak tutacak elbise getirmelerini emredeceğim demiş gitmiş..

• Ancak bir süre sonra emri vermeyi unutmuş...

• Ertesi gün duvarın yanında muhafızın soğuktan donmuş cesedini bulmuşlar ve muhafız ölmeden önce duvara bir şeyler karalamış.. 

• Duvarda şunlar yazıyormuş :

• "Kralım, soğuğa alışkındım, fakat senin sıcak elbise vaadin beni öldürdü!

• Türlü vaatlerle, insanların duygularına tercüman olur gibi yapıp beklentiye sokarak bir umuda bağlayarak kesinlikle imtihan etmeyin.

• Çünkü insan, bekletildikçe değişir.

• Beklettiğiniz kişi hakkınızda telafisi imkansız olumsuz duygu ve düşüncelere girer, vicdan,merhamet gibi illâ olmazsa olmaz duyguları zedelenir..

• Önce umut duyğusunu öldürürsünüz.

Ardından sevgi, saygı, vicdan, merhamet ve güven duygusu ölür...

- Dostluk ölür, muhabbet ölür Sevgi ölür!

• Ve " Duygular uçsuz bucaksız okyanuslar da aniden gelen dalgalar gibidir; gelmesini engelleyemezsiniz,,

- ve hangisiyle baş edebilirsiniz yada edemezsiniz bilemezsiniz..

• Duygular bazen bastırılır çünkü her çocuk ailesinin duygu düşünce kalıbıyla büyür.. 

• Ve belli kalıplar da öğrenilmiş, Duygular, hisler ve vicdan insanın hem en büyük yol rehberi hemde düşmanı olabilir. 

• Meselâ Çocukluğun da yaşayamadığı duygularını; 

 - kendi çocuğunda inşaa etmeye çalışan ama edemeyen babalar. 

• Babalarının saçını tarayarak nazlı, nazlı büyüttüğü sevgi duygusunu dibine kadar yaşayan kızlara bakarak ,, imrenip,,

- babaların da bulamadığı şevkati, hayatlarındaki adamlarda arayan ama çoğu zaman hayal kırıklığına uğrayan kadınlar... 

• Tesadüf gibi görünen ama asla tesadüf olmayan insanın insana imtihan olması... 

• Bu hikâyelerin için de büyük bir kısır döngü ile, baş döndüren hayatına dair,,

  - sorular,Çıkmazın başladığı, durumu anlamanın yıllarca sürdüğü,

- bazen bulunan cevaplardan hoşnut olunmayan bazense duygularını içine,, 

- atıp çaresiz kabullenmelerle devam eden insanlar ve hikayeleri..

• Her insan başlı başına bir roman sebebi.. 

• Kimi şanslı yazar sil baştan hikayesini kimi başkalarının hikayesini okuyarak benden beterleri de varmış diye soğutur içini. 

• Ama bilir yazsa roman olur onun da hayat hikâyesi..

• Geçmişimiz ve geçmişte neyden eksik kaldığımız, hayatta hangi alanda güçlenecegimizi belirliyor aslında.

• Yetişkinlik zamanında, önce bu eksiklerin esiri oluyoruz. 

• Kendimize acıdığımiz bir senaryomuz oluyor ve bu senaryo üzerine inşaa ettigimiz bir hayatımız.

• Alınmamış sevginin tutsağı bir ruha dönüşüyoruz sevgi dileniyoruz, yada Sevgi veremiyoruz ,

- almadan vermek Allah'a mahsus nede olsa,,

• Yine,Çocukluğumuz da Onaylanmamışlıksa yaramız, onaylanmak için,,

- çevremizdeki insanların hayatlarını ekstra bir çabayla kolaylaştırmak için,,

- çalışıyoruz hep Sevgi, huzur, çaba veren taraf oluyoruz ve karşılığında sadece bir tutam takdir ve onay bekliyoruz.

• Çünkü esiri olduğumuz duygu bizim eksiğimiz aslında!

• Ve bu tür,İnsanlara dikkat edin, gösterme çabası içinde oldukları her şeyden her doğrudan, duygudan yoksundurlar. 

• Göze sokulan iyilik, dürüstlük, sevgi... İnsan, özümsediği şeyleri dillendirme ihtiyacı hissetmez. 

• Eğer böyle bir ihtiyaç duyuyorsa, bahsettiği o konudaki eksikliğini telafi etmeye çalışıyordur.

• İnsan hangi duygudan yoksun ise onu diline dolar..

• Eger geçmiş de görülmemiş bir cocuksak, dikkat çekmek için çabalara giriyoruz. 

• Büyük tepkiler, uç davranışlar, uç bir

- görüntü...  

• Ben burdayım beni görün ben de varım ben , ben , ben ,benim ,ben de varım, 

- çabaları benlik arayışı ve aynı ben de eriyip giden duygular ile sessiz bir kayboluş..

Liste böyle uzayıp gider.

• Ne güzel özetlemiş Cemal Süreya bize sevilme isteğini ;

- Öyle büyütmüş ki içimizdeki yalnızlık, Sevilme hissini,Sevilmeyi beklerken, beklemeyi sevmişiz.

• Hayat serüveninde ki bütün bu eksiklerin ve marazların duyguları ters,

- yönde hortlatacağı kimi zaman adına depresyon yada herne denirse densin marazlı duyguların yer,,

- edindiği bünyemizde muazzam bir zemin böylece oluşuyor depremler, tusunamiler , zelzeleler bir sürü önü alınamaz içsel afet . 

• Doğal mı derseniz ??

- insan eliyle yıkılış sanki çünkü insan hep mutluluğu insana yâda eşyaya bağlar hâlbuki karşında ki insan da bir fani iken ,

- dipsiz kuyular karanlık bir benlik !! ruhu aslında " Baki olana aç ve muhtaç bunun farkında olmadan geçen eksik, noksan bir yaşam .

• Hâlbuki ; insanları razı etmeye gelmemiştik bu dünyaya..

• Hiç kimse annesinden katil, hırsız, arsız doğmaz yada durduk yere zalim olmaz ,,

- (her insanın için de iyi yada kötü huylar bulunur bu imtihanın neticesi dir. 

- Ama bu duygulara yön veren tercihini hangisinden yana kullanacağına karar verdiren )'mutlaka yaşayamadığı ona,

- doğruyu öğretmeyen duygusuz bir yaşamın eseri aile sosyal çevredir ..

• İnsanlık olarak "Evrenin yol haritasını çıkarabilip atomu parçalayabiliyoruz,,

- ama duygusal tepkilerimizi anlayıp onlarla başa çıkamıyoruz...

• Toplum olarak " Entelektüel anlamda parlak, fiziksel açıdan becerikli, ruhsal,

- bakımdan yaratıcı olsak da duygusal olarak az gelişmişiz. 

• Kendimize ve çevrenizdeki bütün canlılara "Ancak yazık ediyoruz....

• Hulâsa ; Toplum olarak ikili insan ilişkilerin de "Sorunumuz duygusal ve akli olarak anlaşamamak değil. 

• Tarafsız bir gözle herkesin önce kendini yargıladığı hatalarını da cesurca söyleyip telafi etmeye ,,

- çaba sarf ettiği duygulu , empatik ve akıllı bir dille, Konuşsak, anlaşırız aslında!!

• Ama anlamaya, dinlemeye, sorunları çözmeye, telafi etmeye gerek duymuyoruz. 

• Taktığımız at gözlükleriyle, sadece görmek istediğimiz yöne bakıyoruz..

• Pusulamız doğru Bilgi edinmek değil bildiğimizi okumak oluyor.

• Bütün ilişkileri mücadele haline getirip egosal bir savaş çıkartıyoruz, 

(HAKLI - OLMAYI - MUTLU - )'olmaya tercih ediyoruz. 

• Yani anlamaktan kaçıyoruz.

• şairin dediği gibi; Anlamak eylem, emek , duygu, empati ve çaba gerektiriyor çünkü".

• Üstad Sezai Karakoç 'un şu cümleleri öyle manidar ki ; Hayatı da şöyle yorumluyorum, hakikat savaşı ve karşı savaşlar, baş kaldırmalar.. 

• İnsan, yaşamında bir kez de olsa kendine şu soruyu sorup yanıtlamalıdır:

Sahip olduğum her şeyi yâda güzel duyguları bir gün yitirirsem şayet, beni ayakta tutacak olan nedir?

• Duygularından kaçan insan ,, içsel 

 - Yalnızlıktan tutunur yanlışlara.

• Kimi zaman bu yalnızlık öyle ölesiye büyür ki ; Etrafındaki kalabalık eşi, dostu anlamaz onun sesiz sedasız büyüyen imdat çığlığklarını. 

• Tıpkı Nilgün Marmara gibi !

Diyor ya hayattan nasipsiz şair;

- Ne zamandır ertelediğim her acı,

Çıt çıkarıyor artık, başlıyor yeni bir ezgi... 

- sahi neydi onu intihara sürükleyen en büyük eksiği? Ve hayat biyografisini okuduğum da anladım ki !!

• Birinin elini tutmak, kalbine duygularına, dokunmak değildi..

• Birinin duygularına dokunmak elinle kalbini tutmak gibiydi..

• Yüreğimiz duygulardan uzak soğuk olduğu için ,,

- sevginin ateşi dağlamasın diye elimizi tutamadık biz çoğu kalbi..

• Duygusuz bir Yalnızlığı yanlışlara tercih ederken, yalnızlığa ve duygusuz yaşama da alışır insan alışmayın !!

• Yalnızlık "Allah'a mahsus olmasa yaratırmıydı yoldaş olarak Adem (a.s) 'ma Havva 'yı.. 

• Ve sevme duygusunu verir miydi insana?..  

• Önce beşerin beşeri sevmesini öğretti sonra o sevgiden onu bulmamızı emretti yüce Yaratan..

• Şairin dediği gibi ; kalp dediğin atıyor zaten mühim olan ritmini değiştirebilmek..

• En güzel "Duygularınızı en uç noktada yaşayın yaşarken

- gerekirse ,Zıvanadan çıkın lakin karşınızda ki kişiyle aynı frekansta,,

 olduğunuza emin olun çünkü ''

- "Aynı dili konuşanlar değil, aynı ,,

- duyguları paylaşanlar anlaşabilir." Diyor pri - Mevlana Hz...

- Binainaleyh, daima vicdan muhakemesi yaparak insanlıktan ve yolunuzdan çıkmayın...

 ____ Fİ EMÂNİLLÂH ____

             ___Kablel_Vuku__

• "Sübhaneke lâ ilmelenâ illâ ma âllemtenâ inneke entel âlimul hakîm."

• "Ve ahiru davana enil hamdulillahi rabbil alemiyn..