Küresel sistemin yarattığı derin uçurumun faturası yine savunmasız çocuklara kesildi. Dünya nüfusunun yüzde 30’unu oluşturan çocuklar için yoksulluk sadece bir geçim sorunu değil, eğitimden ve sağlıktan kopuşun adı oldu. Uluslararası raporlar, 138 milyon çocuğun oyun oynamak yerine çalışmak zorunda kaldığını, milyonlarcasının ise bir doz aşıya bile ulaşamadığını kanıtlıyor.
Küresel sistemin yarattığı derin uçurumun faturası yine savunmasız çocuklara kesildi. Dünya nüfusunun yüzde 30’unu oluşturan çocuklar için yoksulluk sadece bir geçim sorunu değil, eğitimden ve sağlıktan kopuşun adı oldu.
Bugün yurtta çocuk bayramı kutlanırken dünya genelinde çocukların durumu dikkat çekiyor.
Uluslararası raporlar, 138 milyon çocuğun oyun oynamak yerine çalışmak zorunda kaldığını, milyonlarcasının ise bir doz aşıya bile ulaşamadığını kanıtlıyor.
Dünya genelinde çocuk nüfusu 2 milyarın üzerine çıkarak toplam nüfusun yüzde 30’una ulaşmış durumda. Ancak bu devasa nüfusun büyük bir bölümü, en temel insan haklarından mahrum bırakılıyor. Gıdadan eğitime, sağlık hizmetlerinden güvenli bir barınma ortamına kadar her alanda eşitsizlik derinleşiyor. Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) verilerine göre her dört çocuktan biri şiddetli gıda yoksulluğuyla pençeleşirken, Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) verileri 138 milyon çocuğun işçi olarak sömürüldüğünü ortaya koyuyor.
CNBC-e'den Derya Yüce'ye konuşan ILO (Uluslararası Çalışma Örgütü) Kıdemli Proje Koordinatörü Fatma Gelir Ünal, küresel krizlerin çocuklar üzerindeki yıkıcı etkisini tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi.
HER 4 ÇOCUKTAN 1’İ ŞİDDETLİ GIDA YOKSULLUĞU YAŞIYOR

Ünal, dünya genelinde 5 yaşın altındaki yaklaşık 181 milyon çocuğun, yani her dört çocuktan birinin "şiddetli çocuk gıda yoksulluğu" içinde yaşam mücadelesi verdiğini belirtti. Bu durumun, halkın en savunmasız kesimi olan çocukların besleyici gıdaya düzenli erişememesi anlamına geldiğini vurgulayan Ünal, "Bu gruptaki çocuklar akut yetersiz beslenme riskiyle daha fazla karşı karşıya" uyarısında bulundu.
Eğitimdeki tablo da benzer bir karanlığa işaret ediyor. Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) verilerine göre 2024 yılı itibarıyla 273 milyon çocuk ve genç eğitim sisteminin dışında kalmış durumda. Bu devasa kitlenin dağılımı ise şöyle:
79 milyon: İlkokul çağındakiler
64 milyon: Alt ortaöğretim çağındakiler
130 milyon: Üst ortaöğretim çağındakiler
Ünal, 2015 yılından bu yana okul dışı çocuk sayısındaki azalmanın yüzde 1’in bile altında kaldığını, yani ilerlemenin neredeyse durma noktasına geldiğini ifade etti.
SAĞLIK HİZMETLERİNDE BÜYÜK UÇURUM
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve UNICEF verilerine göre, 2024 yılında 14,3 milyon bebek rutin aşılardan tek bir doz bile alamadı. Yakın geleceğin yetişkinleri olacak yaklaşık 20 milyon bebek ise en az bir DTP (Difteri, Tetanoz, Boğmaca) dozunu kaçırdı.
Halktv'nin haberine göre, Çocuk ölümlerindeki veriler ise trajedinin boyutunu gösteriyor: 2023 yılında 4,8 milyon çocuk beş yaşına gelmeden yaşamını yitirdi; bu ölümlerin 2,3 milyonu henüz yenidoğan döneminde gerçekleşti. 2024 yılı için ölüm tahmininin 4,9 milyona yükseldiğini belirten Ünal, ilerleme hızında 2015’ten bu yana yüzde 60’tan fazla bir yavaşlama olduğunu kaydetti.
138 MİLYON ÇOCUK İŞÇİ VAR: 2025 HEDEFİ ÇÖKTÜ

Çocuk işçiliğine dair ILO (Uluslararası Çalışma Örgütü) ve UNICEF ortak tahminlerine göre, 2024 itibarıyla 138 milyon çocuk çalıştırılıyor. Bu rakam, 5-17 yaş grubundaki çocukların yüzde 7,8'ine tekabül ediyor. Dünyanın 2025 yılına kadar çocuk işçiliğini bitirme hedefini kaçırdığını belirten Ünal, şu verileri paylaştı:
Tehlikeli İşler: Çalışan çocukların 54 milyonu (yüzde 3,1), sağlığını ve güvenliğini doğrudan tehdit eden işlerde çalışıyor.
Yaş Grupları: Çocuk işçilerin 79 milyonu (yüzde 57) henüz 5-11 yaş aralığında.
Sektörel Dağılım: Çocuk işçiliğinin yüzde 61'i tarımda, yüzde 27'si hizmetlerde, yüzde 13'ü ise sanayide yoğunlaşıyor.
Bölgesel olarak en yüksek oran Sahra Altı Afrika’da görülürken, kriz ve çatışma bölgelerinde çocuk işçiliği oranı küresel ortalamanın iki katına çıkıyor.
"HÜKÜMETLER SOSYAL KORUMAYI ARTIRMALI"
Çocuk işçiliğinin sadece bir aile geliri sorunu olmadığını vurgulayan Fatma Gelir Ünal, "Çatışma, zorunlu göç ve iklim şokları bu sorunu besleyen çarpanlara dönüştü" dedi. Çözüm için hükümetlerin sosyal koruma kalkanlarını güçlendirmesi ve eğitimi her çocuk için erişilebilir kılması gerektiğini belirten Ünal, özel sektöre de seslendi: "Çocuk işçiliği çoğu zaman en görünmeyen taşeron, tarla ya da atölye halkasında ortaya çıkıyor. Şirketler sadece kendi fabrikalarına değil, tüm tedarik zincirine bakmak zorunda."
Bu Bir İlandır



