Fon soruşturmasında eski Bakan Fatma Betül Sayan Kaya ve eşinin iade ettiği tutardaki 310 milyon liralık fark, faizi ortaya çıkardı. 1 milyar 860 milyon liralık iade sonrası AKP'liler eline kağıdı kalemi alıp hesap yapmaya başladı. Kaya çifti SPK'nın yazısına rağmen cezanın iki katını da ödemedi.

Parayı Verdi Konu Kapandı,İfadeye Bile Çağrılmadı,1 Milyar 860 Milyonu Yatırdı 147 Milyon TL  Faiz de Yanına Kâr Kaldı
Parayı Verdi Konu Kapandı,İfadeye Bile Çağrılmadı,1 Milyar 860 Milyonu Yatırdı 147 Milyon TL Faiz de Yanına Kâr Kaldı
İçeriği Görüntüle

Fon soruşturmasının en çok konuşulan isimlerinden eski bakan Fatma Betül Sayan Kaya’nın yaptığı para iadesinin ayrıntıları ortaya çıktıkça AKPiktidarı ve muhafazakar çevrelerde adeta matematik mesaisi başladı. Kaya çiftinin fonlardan toplam 2 milyar 170 milyon lira çektiği, ancak TMSF tarafından açılan “gönüllü iade” hesaplarına 1 milyar 860 milyon lira yatırdığı belirlendi. AKP’liler ellerine kağıdı kalemi alarak aylık faiz oranlarını ve aradaki 310 milyon liralık farkı hesaplamaya girişti.

Kaya çiftinin çektiği tutar ile iade ettiği para arasında 310 milyon liralık fark bulunuyor. Hesaplamada ana para ile mevduat faizini birlikte değerlendiren Kaya çifti, Nisan ve Eylül arasındaki yaklaşık 147 milyon liralık mevduat faizini de hesaba kattı.

'FAİZ' HESABI NASIL YAPILDI

Bakan Kaya ve eşinin fona yatırdığı ana para 163 milyon 46 bin lira olarak kayda geçti. 8 Nisan'dan eylül ayına kadar fonda olan tutara yaklaşık 147 milyon liralık mevduat faizi eklendi.

Kaya çiftinin 163 milyonu, faiziyle birlikte 310 milyon liraya yükseltildi. Parayı iade ederken 2 milyar 170 milyon liradan 310 milyon çıkarıldı ve TMSF hesaplarına 1 milyar 860 milyon lira yatırıldı.

Ana para 163 milyon 46 bin lira
Çekilen para 2 milyar 170 milyon lira
Mevduat faizi Yaklaşık 147 milyon lira
İade edilen 1 milyar 860 milyon lira
İade edilmeyen fark 310 milyon lira

AYLIK YÜZDE 18 FAİZ

Peki, faiz olarak gösterilen 147 milyon nasıl hesaplandı? Nisan ayında yatırıldığı ve Eylül ayında çekildiği belirtilen ana para yaklaşık beş ay üzerinden değerlendirildiğinde, 147 milyon liralık faiz aylık ortalama 29,4 milyon liraya denk geliyor. Bu, 163 milyon liralık ana paranın her ay yaklaşık yüzde 18'i kadar getiri elde edilmesi anlamına geliyor.

DEMİRCAN ÇOK KIZDI

Muhafazakar çizgisiyle bilinen Mirat Haber yazarı Ali Rıza Demircan, fon soruşturmasına ilişkin kaleme aldığı yazıda asıl tartışmanın yalnızca fonlardaki yüksek kazançlarla sınırlı olmadığını savundu.

Demircan, yazısında özellikle faiz konusuna dikkat çekerek fon soruşturması üzerinden yaşananları faiz sistemiyle birlikte değerlendirdi. Demircan yazısında fon soruşturmasının tartışıldığı bir ortamda faiz sisteminin çok daha büyük bir sorun olduğunu savundu ve kamu bütçesindeki faiz giderlerine dikkat çekti.

Demircan "İnanılır gibi değil… Müslümanların yüz karası olmuş bir siyasimiz, eşiyle birlikte iki milyar götürmüş. Üç milyar götüren var. Bu kadar büyük bir vurgun, derin bir soygun şebekesi olmasa nasıl gerçekleşir? Bütün bunların sorumlusu elbette büyük ölçüde iktidardır. Ama iktidarı aşan ve ancak bilgi ve bilince dayalı bir millî mutabakatla aşılabilecek ana sorunumuz sistemseldir. Ne acıdır ki eklemlendiğimiz Batıcı kapitalizmin yerli iş birlikçileri uyanışı engellemekte, siyaset arenasında birilerinin gidip diğerlerinin gelmesiyle problemlerin çözümlenebileceği hamakatini aşılamaktadır" ifadelerini kullandı.

SPK’NIN ETKİN PİŞMANLIK DÜZENLEMESİ İKİ KAT DİYOR

Odatv'nin haberine göre, Tartışmanın bir diğer ayağını ise Sermaye Piyasası Kurulu’nun etkin pişmanlık hükümlerine ilişkin düzenlemesi oluşturuyor.

SPK’nın aktarılan kararında, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 107/3 maddesi kapsamında etkin pişmanlıktan yararlanmak isteyenlerin, elde ettiği veya elde edilmesine sebep olduğu menfaatin iki katı miktarında ödeme yapması öngörülüyor.

Düzenlemeye göre bu ödeme soruşturmanın hangi aşamasında yapıldığına göre cezada farklı sonuçlar doğuruyor.

Soruşturma başlamadan önce ödeme yapılması halinde ceza verilmemesi, soruşturma aşamasında ödeme yapılması halinde cezanın yarı oranında, kovuşturma aşamasında hüküm verilinceye kadar ödeme yapılması halinde ise cezanın üçte biri oranında indirilmesi öngörülüyor.

Dolayısıyla etkin pişmanlık mekanizmasının temelinde yalnızca elde edilen paranın geri verilmesi değil, kanunda belirtilen şekilde elde edilen menfaatin iki katının Hazineye ödenmesi şartı bulunuyor.

Bu Bir İlandır