Yüksek faiz ve sıkı para politikası 2025 yılını şirketler için tam bir kabusa dönüştürdü.
Konkordato ilanları 2019'dan bu yana en yüksek seviyeyi gördü.
İflas bayrağı çeken firma sayısı bir önceki yıla göre yüzde 87 artışla 247’ye fırladı.
Ekonomik durgunluk çarşı pazarda, sanayi sitelerinde ticaretin her alanında hissedildi.
Borçlarını çeviremeyen binlerce işletme tek çare mahkemelere başvurdu.
2025 yılında ortaya çıkan veriler, ekonomideki açmazı ortaya çıkardı.

Mahkemelerde Dosya Yükü Katlandı
Evdeki hesap çarşıya uymadı, sıkı para politikası bilançoları altüst etti. Geçtiğimiz yıl şirketlere tanınan kesin mühlet kararları, 2024’e kıyasla tam yüzde 106 artarak 1.708’e ulaştı. Mahkemelerin kapısını aşındıran, geçici mühlet kararı alan firma sayısı ise 2.817 olarak kayıtlara geçti.
En can yakıcı tablo ise iflas sütununda belirdi; kurtuluş reçetesi işe yaramayan 247 firma resmen iflas etti.
Konkordato talebinin reddedildiği dosya sayısının yüzde 108 artışla 1.460’a çıkması, yargının da artık "ince eleyip sık dokuduğunu" gösterdi.
Toplamda işlem gören dosya sayısı bir önceki yıla göre yüzde 82'lik genel artışla 6.361’i buldu.

Tekstil ve İnşaatta Yaprak Dökümü
Kemer sıkma politikalarının en sert rüzgarları tekstil atölyelerinde esti. Artan enerji ve işçilik maliyetleri, Avrupa pazarındaki daralma ve kur baskısı tekstilcisini köşeye sıkıştırdı. Konkordato başvurularında zirveye tekstil ve hazır giyim otururken, onu ekonominin lokomotifi sayılan inşaat sektörü takip etti. Metal ürün imalatı, sebze-meyve toptancıları ve gıda sektörü de listenin üst sıralarında yer alarak krizden nasibini aldı.

Küçük İşletme Krizi Teğet Geçti
Büyüklerin "nefes alamıyoruz" dediği ortamda, küçükler daha dirençli çıktı. Tarım ve hayvancılığa dayalı küçük işletmeler, yerel hizmet sektörleri ve kamuya bağımlı çalışan mikro işletmeler en az hasar gören grup oldu. Düşük borçlanma oranları ve nakit döngüsünün bu işletmelerde daha kısa olması, fırtınanın hasarsız atlatılmasında kalkan görevi gördü.

Merkez Bankası: Risk Zaten Vardı
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) cephesinden gelen değerlendirmeler ise sorunun kökenine işaret etti. "Merkezin Güncesi"nde yayımlanan analizde, konkordato talep eden firmaların aslında parasal sıkılaştırma öncesinde de "riskli" kategoride olduğu ve ekonomideki ağırlığının görece düşük kaldığı vurgulandı.
Analizde, "Konkordato öncesinde tedarikçi sayısındaki azalış, nakit akışı ve borç yönetiminde yaşanan sorunların diğer firmalar tarafından da hissedildiğini gösteriyor" ifadesine yer verildi. Sürecin başlamasıyla birlikte firmaların ticari ilişkilerinin ancak yatay bir seyre girebildiği aktarıldı.

Piyasalar şimdi, 2025’te yaşanan bu ağır hasarın 2026 bilançolarına nasıl yansıyacağını ve sanayicinin üzerindeki yükün hafifleyip hafiflemeyeceğini beklemeye koyuldu.
Kaynak: Milli Gazete Haber Merkezi
Bu Bir İlandır



