Siyonizm denildiğinde akla ilk gelen isim şüphesiz ki Theodor Herzl’dir. Hâlbuki Herzl’in yaşamından yüzyıllar önce Yasef Nassi isimli bir şahıs, Siyonizm doğrultusundaki ilk çalışmalara imza atmıştır hem de Osmanlı topraklarında... Bu yazımızda size Osmanlı Yahudileri arasında önemli bir yere sahip olan fakat günümüz kamuoyunda pek fazla tanınmayan Yasef Nassi’nin portresini sunacağız.

Yahudiler, Osmanlı Devleti’nin ekonomik yaşantısında önemli bir konuma sahip olmuştur. Bu bağlamda en meşhur olan isimlerden biri de Yasef Nassi’dir. Kanuni Sultan Süleyman döneminde yaşayan Nassi, gerek “Muhteşem Süleyman” gerekse de 2. Selim döneminde imparatorluğun en etkin isimleri arasında yer alır. Söz konusu dönemin en kritik bankeri olan Nassi, imparatorlukta “Zuyuf Akçe” adı verilen ilk enflasyon sürecinde başrolü oynamıştır.

İSTANBUL’A GELEN NASSI, YAHUDİ KİMLİĞİNİ GİZLEMEDİ

Yasef Nassi, Portekiz’de hayatını sürdüren Yahudi bir aileye mensuptu. Nassi’nin ailesi o dönem Avrupa’da Yahudilik yasak durumda bulunduğu için kendilerini Hristiyan olarak gösteriyorlardı. Nassi süreç içerisinde önce eğitim hayatını tamamlayacak sonra da ticarete atılacaktı. Malumunuz ticaret Yahudilikte en başat sektörlerden biriydi. Ticari alanda başarılı olan Nassi,  Fransa ve Venedik’e giderek orada etkili bağlantılar kurdu. 1554 yılında İstanbul’a gelen ve halasının kızıyla evlenen Yasef Nassi, Yahudi kimliğini artık gizlemeyecekti. Zira o dönem Avrupa’dakinin aksine Osmanlı’da Yahudiler için rahat bir ortam mevcuttu. Yasef Nassi’nin eşinin annesi yani halası kendisinden birkaç yıl önce Osmanlı topraklarına gelmiş ve ticaret faaliyetlerine başlamıştı. Osmanlı topraklarına gelişiyle birlikte halasıyla ortaklık kuran Yasef, ölümüne kadar İstanbul’da kalacak ve güçlü bir ekonomik aktör olacaktı.

OSMANLI DEVLET ERKÂNI ÜZERİNDE ETKİLİ OLDU

Yasef Nassi, Avrupa’daki güçlü bağlantıları nedeniyle kısa süre içerisinde Osmanlı devlet erkânıyla bağlantılar kurdu. Özellikle Osmanlı dış politikasında önemli bir aktör haline gelen Nassi, devletin ticaret ve barış görüşmelerinde de yer aldı. Gitgide saray içerisindeki etkinliğini artıran Nassi, Venediklilerden alınan Naxos Adası’nın yönetimini de eline alacaktı. Öte yandan Nassi, süreç içerisinde Baoğdan ile şara ticaretini ve Lehistan ile balmumu ticaretini tekeline aldı. Avrupa ile yapılan ticarette de birçok alanda söz sahibi olan Nassi, Osmanlı topraklarında çok zengin oldu.

KANUNİ, NASSI’YE “FRENK BEY” UNVANI VERDİ

1554 yılında İstanbul’a gelen Yasef Nassi, Kanuni Sultan Süleyman’ın güvenini de kazandı. Öyle ki “Muhteşem Süleyman” tarafından kendisine “Frenk Bey” unvanı verildi. Kanuni’nin vefatının ardından 2. Selim ile de sıkı ilişkiler geliştiren Nassi, bu ilişki sonucunda Kiklad Adaları Dükalığı’nı da aldı. Bu süreçte Yahudileri İstanbul’a getirip Galata’ya yerleştiren Nassi, meşhur Galata bankerlerinin nüfuzuna ön ayak oluyordu. 2. Selim döneminde devlet üzerindeki etkinliğini iyice artıran Nassi, bir türlü doymuyordu. Nassi’nin yeni bir hedefi vardı; Kıbrıs Adası.

THK’deki Büyük Yolsuzluk, Sedat Peker Paniği ve Emsali Görülmeyen “Tapu Skandalı” THK’deki Büyük Yolsuzluk, Sedat Peker Paniği ve Emsali Görülmeyen “Tapu Skandalı”
KIBRIS KRALI OLMAK VE YAHUDİ DEVLETİ KURMAK İSTEDİ

Yasef Nassi, Kıbrıs’ın fethinin ardından adaya gözünü dikti. Kıbrıs’a Yahudi nüfusu yerleştirerek adada güçlü koloniler kurmaya başlayan Nassi, “Kıbrıs Kralı” unvanını da talep etmekteydi. Bu isteğini bir oldubitti ile gerçekleştirmek isteyen Yasef Nassi, 1571 yılındaki fethin ardından İstanbul’daki evinin kapısına “Kıbrıs Kralı Yasef” yazısını astırdı. Kıbrıs kralı olma sevdasına kendisini iyice kaptıran Nassi’nin hayalleri kısa süre içerisinde suya düşecekti. Nassi’nin kapısına astırdığı yazı, Sokullu Mehmet Paşa tarafından verilen talimat sonucunda kaldırılacaktı. Yasef Nassi, Kıbrıs kralı olmak için elinden gelen her şeyi yaptı. Başta Sokullu olmak üzere devlet erkânına ekonomik vaatlerde bulunan Nassi, bir türlü amacına ulaşamadı. Aslına bakılırsa Nassi’nin derdi Kıbrıs kralı olmaktan çok, Yahudileri Kıbrıs’a doldurmak ve burada bir Yahudi devleti kurmaktı. Bu nedenle Yasef Nassi’ye “İlk Siyonist” de denir.

SİYONİZM’İN ÖNCÜSÜ YASEF NASSI

Kıbrıs üzerindeki hayalleri suya düşen Yasef Nassi’nin Filistin toprakları için de emelleri vardı. Günümüz Filistin topraklarının kuzeyinde yer alan Tiberya kenti üzerinde bir proje geliştiren Nassi, burada bir Yahudi yerleşim merkezi kurmak için Kanuni Sultan Süleyman’dan izin almayı başardı. Nassi, bütün Yahudileri Tiberya’ya göç etmeye çağırdı. Bu açıdan bakıldığında da Nassi için “Siyonizm’in öncüsü” nitelendirmesi yapılabilir.

1579’DA ÖLDÜ

Osmanlı’da bir döneme damga vuran Yasef Nassi, 2. Selim’in vefatının ardından saraydaki itibarını kaybetmeye başladı. 1579’da ölen Nassi’nin dul kalan eşine çeyiz parasını veren Osmanlı, Nassi’nin diğer mallarına el koydu.

Kaynak: Milli Gazete