Doç. Dr. Mehmet Dağ, milyonlarca liralık vurgun yaparak kayıplara karıştı. Yakın çevresine terör örgütü PKK'nın sözde ilk "komutanı" Mahsum Korkmaz'ın yeğeni olduğunu söyleyen Dağ, FETÖ soruşturması geçirdi, daha sonra Eğitim-Bir-Sen ve İlim Yayma Cemiyeti ile fotoğraf verdi...

Ahmet Kaya ile Selda Bağcan'ın seslendirdiği türkü ile bilinen, sözleri Şair Hasan Hüseyin Korkmazgil'e ait 'Koçero'yu anımsatan olay Siirt'e yaşandı...

Anımsattı fakat bazı "büyük" farklarla...

Siirt Üniversitesi'nde yaşanan vurgun "nerede o eski eşkıyalar" dedirtti...

1960'lı yılların nam salmış eşkıyalarından olan "Koçero" için devrinde şarkılar, türküler yakılır... "Adil bir eşkıya" olarak bilinen Mehmet İhsan Kilit, halk tarafından sevilir, sayılır... Rivayete göre eski Bakanlardan Esat Kıratlıoğlu petrol mühendisliği yaptığı yıllarda Koçero ile karşılaşır, Kıratlıoğlu o günü şöyle anlatır:

AK Parti ve CHP İttifakı mı Kuruluyor?  AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'ten Açıklama AK Parti ve CHP İttifakı mı Kuruluyor? AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'ten Açıklama

"Bir gün Garzan’a doğru petrol mühendisi arkadaşlarımızla yola çıkmıştık. Kampa yaklaştığımızda önümüzü kesen isim Koçero’ydu. O insaflı ve adil bir eşkıyaydı. Bizi uyardı, 'sizde para çoktur, fakir halka yardım edin' dedi. Paraları bizden aldığı için asla Koçero’ya kızmazdık. Çünkü zenginden alıp fakire verirdi...” 

Güneydoğu’da işlenen bütün soygunlar, bütün cinayetler on yıl kadar jandarma takibinden, saldırılardan ve pusularından kurtulmayı başaran Koçero'nun üzerine yüklenir. Şair Hasan Hüseyin Korkmazgil de şiirinde biraz da bu durumdan haraketle alaylı ifadelerle şunları yazar:

Muhtara sorarsanız;
"Bizim serseri Veli"
Marabaya sorarsanız;
"İşini bilmemiş deli"
Köylüye sorarsanız;
"Ekmeksiz, garibin teki"
(...)
Soyguncuya sorarsanız; 
"Devletin acizliği" 
Sağcıya sorarsanız; 
"S*ktir et pezevengi" 
Solcuya sorarsanız; 
"Ferman padişahın dağlar bizimdir"

* * *

Malum, eski "eşkıyalar" destanlarda kaldı...

Anti-kahramanlar çağında "zenginden alıp fakire vermek" gitti görev yaptığı üniversiteden ve esnaftan vurgunla milyonlar koparıp kayıplara karışan"doçentler" türedi... Vurgun da artık silahla tüfekle değil görevle, imzayla yapılıyordu. Kapalı kapılar ise "stratejik" sendika, dernek, cemiyet üyelikleri ve dahil olunan fotoğraf kareleriyle açılıyordu...

Siirt Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'nde öğretim üyesi olan Doç. Dr. Mehmet Dağ, milyonlarca liralık vurgunla kayıplara karıştı. Döner Sermaye İşletme Müdürü olarak da görev yapan Dağ'ın, rektör ve rektör yardımcılarının imzalarını taklit ederek işlemler yaptığı ortaya çıktı.

Hakkında ortaya atılan yolsuzluk iddiaları sonrasında Doç. Dr. Dağ ile ilgili inceleme başlatan Siirt Üniversitesi Rektörlüğü, mart ayında Mehmet Dağ ve hizmetinde çalışan bir memuru açığa aldı. Hakkında idari, mali ve cezai soruşturma başlatılan Dağ'a yönelik arama emri çıkartılmış olsa da, emniyet güçleri kaçak öğretim üyesini şu ana kadar yakalayamadı.

"MAHSUM KORKMAZ'IN YEĞENİYİM..."

Odatv'den Sinan Acıoğlu'nun haberine  göre, "Şiyar Dağ" olan ismini mahkeme yoluyla değiştiren Mehmet Dağ, yakın çevresine terör örgütü  PKK 'nın sözde ilk "komutanı" olan "Agît" kod adlı Mahsum Korkmaz'ın yeğeni olduğu bilgisini veriyordu. Bir yandan da "sağcı sendika" olarak bilinen Eğitim-Bir-Sen’e üye olan Mehmet Dağ, bu sendikanın faaliyetlerine de aktif olarak katılıyordu.

Siirt Üniversitesi’nde yönetimin yakın çevresinde bulunan Dağ, çalıştığı fakültede Bölüm Başkanlığı, Dekan Yardımcılığı gibi görevlere ek olarak, idari görevlerde de "ilk tercih edilen" isimlerden oldu...

Siirt’e Hakkari Üniversitesi’nden gelen Dağ, 15 Temmuz darbe girişimi sürecinde Hakkari Üniversitesi'nde rektörlük görevinden alınan Ebubekir Ceylan’ın da yakın çalışma ekibinde yer almış, üniversitenin İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığı gibi önemli görevlerde bulunmuştu.

Hem rektör Ceylan hem de Mehmet Dağ, 15 Temmuz sonrasında "FETÖ'ye yardım ve yataklık" suçlamasıyla gözaltına alınmış ve haklarında idari soruşturma açılmıştı. Dağ'ın o dönem görevinden açığa alındığı bir yıl sonra döndüğü ifade ediliyor.

15 Temmuz darbe girişiminden sonra İlim Yayma Cemiyeti'yle yakınlaşan Dağ'ın, hakkındaki tüm iddialara rağmen Eğitim-Bir-Sen ve İlim Yayma Cemiyeti ile olan ilişkileri sayesinde üniversite yönetimleriyle yakınlık kurabildiği söyleniyor...

Vurgun yapmak bu kadar mı kolay... Doçent ‘Nerede o eski eşkıyalar’ dedirtti... - Resim : 1

"YOLSUZLUK TAHMİN EDİLENDEN DE BÜYÜK"

Doç. Dr. Mehmet Dağ'ın rektör ve rektör yardımcılarının imzalarını taklit ederek yaptığı milyonlarca liralık işlemlerin yanı sıra üniversiteye ait bir e-ticaret sitesini de yönettiği ortaya çıktı. Bu sitede Siirt esnafından alınarak satışa sunulan milyonlarca liralık malzemenin ödemelerinin yapılmadığı da iddialar arasında...

Mehmet Dağ hakkında açılan savcılık soruşturması devam ederken, üniversitenin yaptığı incelemeler sonucu hazırlanan muhasebe iç denetim raporlarına göre usulsüzlüğe konu paranın 4 milyon TL olduğu bildiriliyor. Üniversiteye çok sayıda mal satıp ödeme alamadıklarını belirten bölge esnafı ise söz konusu yolsuzluğun çok daha yüksek boyutlarda olduğunu belirtiyor.

Sinan Acıoğlu

Editör: Ahmet Kacır