Türkiye sermaye piyasalarında milyarlarca dolarlık kayba yol açan fon krizine ilişkin yeni detaylar ortaya çıktı. Şirket bünyesinde şüpheli finansal işlemler yüzünden üst düzey yöneticiler arasında yumruklu kavga yaşandığı, bazı yetkililerin imza atmamak için istifa ettiği ve denetim organlarının uyarılarına karşın zamanında adım atılmadığı iddia edildi.
Tera Yatırım, sermaye piyasalarında yüz binlerce vatandaşı mağdur eden ve milyarlarca dolarlık finansal kayba yol açan dev fon krizinin merkezinde yer alırken şirket içinde yaşananlara dair çarpıcı detaylar gün yüzüne çıktı. Şirket bünyesinde yürütülen riskli işlemlere yönelik yönetim içi anlaşmazlıkların fiziksel kavgaya kadar vardığı öğrenildi.
YUMRUK YUMRUĞA KAVGA OLMUŞ
Bloomberg'in 25'i aşkın yatırımcı, şirket çalışanı ve kamu yetkilisiyle görüşerek hazırladığı kapsamlı araştırma; Tera Grubu'nun hızlı yükselişinden fonların çöküşüne giden süreci gözler önüne serdi.

Çalışmada, şirket içi fikir ayrılıklarının yanı sıra halka arz edilen hisselerdeki yapay fiyat hareketleri, yatırım fonlarının aşırı borçlanması, denetim süreçlerindeki gecikmeler ve krizin genel ekonomi yönetimi üzerindeki etkileri ayrıntılarıyla ele alındı.
Fon krizinin şirket içerisindeki ilk ciddi fırtınayı şubat ayında kopardığı bildirildi. İddialara göre, Tera'nın kurucusu Emre Tezmen'in en yakın çalışma arkadaşlarından üst düzey yönetici Emir Münir Sarpyener ile diğer yöneticiler arasında riskli finansal işlemler nedeniyle sert tartışmalar patlak verdi.

Şirketin agresif büyüme stratejisi, fonlardaki olağan dışı getiriler ve katlanan borçluluk seviyesi yönetimi karşı karşıya getirirken, şubat ayındaki bir toplantıda yaşanan gerginliğin yumruklu kavgaya dönüştüğü iddia edildi.
TERA'DA ŞİRKET İÇİNDE NELER DÖNDÜĞÜ YENİ ORTAYA ÇIKTI
Nefes'in haberine göre, Şirket içindeki çatışmalar kavgayla sınırlı kalmayarak istifaları da beraberinde getirdi. Birtakım yöneticilerin, hukuki ve finansal açıdan büyük risk taşıyan işlemlere onay vermeyi reddettikleri ve ileride doğabilecek adli sorumluluklardan kaçınmak amacıyla görevlerini bıraktıkları ifade edildi. Söz konusu gelişmeler, kriz kamuoyuna yansımadan aylar önce şirket içinde tehlike çanlarının çaldığını gösterdi.
Yönetim katındaki krizin odak noktasında, yatırım fonlarının başvurduğu finansal teknikler ve bu modelin sürdürülebilirliği üzerine yapılan itirazlar yer aldı. Tera bünyesindeki fonların kısa sürede devasa büyüklüklere ulaşması üzerine bazı yöneticiler risklerin kontrolden çıktığı yönünde uyarılarda bulundu. Özellikle halka açık pay miktarı sınırlı hisselere odaklanılması, bu hisselerdeki yapay fiyat artışları ve işlemlerin borçlanmayla finanse edilmesi tartışmaları alevlendirdi. Karşı çıktıkları kararlarda imzalarının bulunmasını istemeyen yetkililer çareyi ayrılmakta buldu.
FİYATLAR NASIL TIRMANDIRILDI?
Haberde, Tera yönetimindeki fonların kâğıt üzerindeki olağanüstü performansını sağlayan mekanizma da ifşa edildi. İddiaya göre yöneticiler, halka açılmayı planlayan şirket ortaklarıyla görüşerek sermayenin yalnızca kısıtlı bir bölümünün piyasaya arz edilmesini sağlıyordu. Halka arzın ardından Tera fonları vasıtasıyla bu hisselerde yoğun alımlar gerçekleştiriliyordu. Piyasadaki pay miktarının azlığı sebebiyle yüksek hacimli alımlar hisse fiyatlarını hızla yukarı taşıyor, yükselen hisseler ise fon portföylerinin değerini katlıyordu.
Fonların yüksek getirileri sisteme yeni yatırımcı ve taze kaynak çekerken, gelen kaynaklar yine aynı hisselerin alımında kullanılıyordu. Borçlanmayla desteklenen bu döngü yapay büyümeyi körüklese de elde edilen kârların gerçek satış kazançlarından değil, kâğıt üzerindeki değer artışlarından kaynaklandığı aktarıldı. Bu durum, vatandaşların aynı anda fondan çıkmak istemesi halinde sistemin kilitlenmesi riskini beraberinde getirdi.
TLY FONU KRİZİN MERKEZ ÜSSÜ HALİNE GELDİ
İncelemede, Emre Tezmen tarafından kurulan TLY kodlu yatırım fonunun grubun büyüme motoru olduğu ifade edildi. Fonun sunduğu yüksek getiriler yatırımcı ilgisini çekerken portföydeki hisse hareketleri dikkatle takip edildi.
Ancak temmuz ayında Tera bağlantılı hisse senetlerinde başlayan sert satış dalgası güveni sarstı. Üç aylık süreçte hisselerde yüzde 60'a varan değer kayıpları yaşanınca vatandaşların fondan çıkış talepleri hız kazandı.
KURTARMA HAMLELERİ YETMEDİ
Hızlanan çıkışlar karşısında Emre Tezmen'in yatırımcılarla görüşerek zaman istediği ve fonda kalınması halinde kayıpların telafi edileceğini savunduğu iddia edildi. TLY fonunu dengede tutabilmek adına Borsa İstanbul'un yüksek hacimli dev şirketlerinin hisselerinde alımlar yapıldığı; fakat bu adımların derinleşen likidite krizini durdurmaya yetmediği kaydedildi.
PUSULA PORTFÖY'DEKİ ÇÖKÜŞ VE 300 MİLYAR LİRALIK ÖDEME TIKANDI
Tera bağlantılı fonlardaki çöküşün ardından Pusula Portföy cephesinde yaşanan gelişmeler krizi derinleştirdi. Ağustos ayında Pusula'dan toplu para çıkışları yaşanırken şirketin mali yapısı kilitlendi.

Eylül başında Tera yöneticilerinin Pusula'yı satın alma odaklı bir kurtarma planı hazırladığı ancak hamlenin başarısızlıkla sonuçlandığı aktarıldı. Pusula Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız'ın yurt dışına kaçtığı iddiaları panik yaratırken, Yarız iddiaları yalanlayarak kendi iradesiyle savcılığa başvurduğunu bildirdi.
İki grubun yönettiği fonlar vatandaşların geri ödeme taleplerini karşılayamaz duruma geldi. Tera, karşılanamayan fon taleplerinin 300 milyar lirayı (yaklaşık 6 milyar dolar) aştığını duyurdu. Fonlardan kitlesel çıkışlar portföydeki hisseler üzerinde muazzam bir satış baskısı yaratarak krizi Borsa İstanbul'un geneline yaydı.
Bu Bir İlandır



