Ocakta faiz artışlarının sona erdiğini ilan eden Merkez Bankası, martta neden çark etti ve seçime günler kala 500 baz puanlık faiz artışına gitmek zorunda kaldı. İşte sebepler...

Merkez Bankası (TCMB) dün sürpriz bir karara imza atarak politika faizini yüzde 45'ten yüzde 50'ye yükseltti. 

Enflasyon ve rezerv baskısına rağmen TCMB'nin seçim öncesi faiz artırması beklenmiyordu ancak banka 500 baz puanlık artışın yanı sıra, gecelik fonlamayı yüzde 53 faiz oranıyla yapabilmek üzere operasyonel çerçeveyi değiştirdi.

Oysa ki banka, ocak ayındaki 250 baz puanlık artışla faiz artış döngüsünün sonuna geldiği mesajını vermiş ve şubat ayında faize dokunmamıştı. 

İşte TCMB'yi ve dolayısıyla da Beştepe'yi, seçime günler kala yüklü bir faiz artışına imza atmak zorunda bırakan nedenler

1- KUR VE REZERV BASKISI

Döviz kurlarında son yıllarda ana alıcı ve satıcı olarak TCMB'nin kontrolü artsa da seçim öncesinde hem yabancı çıkışı hem de yerlilerin döviz ve altına kaçışı, kuru tutmak için kullanılan rezervlerde hızlı düşüşü beraberinde getirdi. 

Son 11 haftada rezerv kaybı brütte 17,6 milyar dolara, nette 20,5 milyar dolara ve swap hariç nette 23,3 milyar dolara ulaştı. 

Geçen hafta 59,7 milyar dolara düşen swap hariç net rezervde, Mayıs 2023 seçimleri öncesindeki seviyelere geri döndüldü.
 
TCMB'nin swap harin net döviz pozisyonunda son 22 iş günündeki kayıp 23 milyar dolara ulaştı.

Sadece 1-15 Mart döneminde yerlilerin yabancı para mevduatlarındaki artış 5,2 milyar dolara ulaştı.

TCMB'nin eski baş ekonomisti Prof. Dr. Hakan Kara'nın hesaplamasına göre, 16 Şubat-15 Mart dönemini kapsayan dört haftada TCMB'nin kurları dizginlemek için yaptığı net döviz satışı 20 milyar dolara ulaştı.

Sözcü'den Emre Deveci'nin haberine göre, Kara, dünkü faiz artışı kararının ardından X hesabından yayımladığı mesajda "Son 10 yılda yapılan bütün ciddi faiz artırımları döviz piyasasında kontrolün kaybedilmesinden sonra geldi: Ocak 2014, Haziran 2018, Eylül 2018, Kasım 2020, Mayıs 2023 seçim sonrası ve nihayet Mart 2024."

2- ŞUBAT ENFLASYONU BEKLENTİLERİ AŞTI

TÜİK'e göre aylık enflasyon ocaktaki yüzde 6,7'lik oranın ardından şubatta yüzde 4,53 ile beklentilerin çok üzerinde geldi. 

Bu da TCMB'nin yüzde 36 olan yıl sonu enflasyon hedefine dair soru işaretlerini artırdı.

TCMB'nin mart ayı piyasa katılımcıları anketinde yıl sonu ortalama enflasyon beklentisi yüzde 44,19'a yükseldi. Birçok uzman da enflasyon tahminlerini yüzde 50 ve üstüne çıkardı.

Enflasyon beklentilerindeki bozulma, TCMB'yi sürpriz adım atmak zorunda bıraktı.

3- YABANCI BASKISI

Mayıs 2023 seçimlerinden sonra ekonomi yönetimini devralan Mehmet Şimşek ve ekibinin enflasyonu düşürmek için TL'de reel değerlenmeye ve bunun için de yabancı sıcak para girişine ihtiyacı var.

Ancak hem seçim öncesi olması hem şubat enflasyonunun beklentileri aşması hem de hızlı rezerv kaybı, yabancıların Türkiye'ye dair soru işaretlerini artırdı. 

Mevduatta Tarihi Fark:Zengine Yüksek Fakire Düşük... Mevduatta Tarihi Fark:Zengine Yüksek Fakire Düşük...

Önde gelen Batı bankaları son dönemde TCMB'den mart ve nisan aylarında faiz artışı beklediklerini belirten raporlara imza attı.

1-15 Mart döneminde yabancıların nette hisse senedi çıkışı 449 milyon dolar tahvil çıkışı 330 milyon dolar, swap çıkışı 3,6 milyar dolar oldu. 

4- YASTIK ALTI ALTINA KAÇIŞ

Seçim öncesinde bankalardaki döviz mevduatların yanı sıra vatandaşların fiziki altın alımları da hız kazandı.

Hem TL mevduat faizinin enflasyona karşı gerekli koruma sağlamaması hem seçim sonrası TL'de hızlı değer kaybı beklentisi hem de altın fiyatlarında hızlı artış beklentisi vatandaşı yoğun olarak altın alımına yönlendirdi. 

TCMB, altın talebini kesmek için de faiz artışına mecbur kaldı.