İsrail ile kirli ticarete tepki artınca ‘satılan ürünlerin aslında Filistin’e gittiği’ iddiası ortaya atıldı. Bunun karşısında ‘Dikenli tel de mi Filistin’e gidiyor?’ sorusu yöneltildi. Gerçekleri ise resmi veriler ortaya koydu. Türkiye geçen yıl İsrail’e 5.4 milyar dolarlık ihracat yaparken işgal altındaki Filistin şehirlerinin buradaki payı 132 milyonda kaldı. Bu yılın ocak ayında ise Filistin’in payı yüzde 3.8 oldu.

ÖNCE ‘AV SİLAHI’ DEDİLER SONRA ‘ÖZEL SEKTÖR YAPIYOR’ DEDİLER

İsrail 7 Ekim’den beri kadın, çocuk demeden katliamı sürdürürken Türkiye’den Tel Aviv limanlarına ticaret gemilerinin gidişi kamuoyunu isyan ettirdi. Kirli ticaretin kalemleri arasında İsrail ordusunun kritik ihtiyaçlarını karşılayan barut, dikenli tel, çelik gibi kalemlerin olması tepkileri artırdı. Hükümet ise büyüyen rahatsızlık karşısında önce ‘giden av silahı’ argümanını ortaya attı. Ardından ticareti özel sektörün yaptığı işaret edildi.

‘MALLAR GAZZE’YE GİDİYOR SÖYLEMİNİ TÜİK VERİLERİ ÇÜRÜTÜYOR

Ancak resmi rakamlar hükümetten gelen açıklamaları boşa çıkardı. TÜİK verilerine göre Türkiye geçen yıl İsrail’e 5.4 milyar dolarlık mal giderken Filistin’e 132 milyon dolarlık mal satıldı. İhracatta Filistin’in payı yüzde 2.4’te kaldı. Bu yılın ocak ayında da İsrail’e 349 bin dolarlık ihracat yapılırken Filistin’e ihracat 13 bin dolar seviyesinde gerçekleşti. Çarpıcı tablo ‘Mallar Filistin’e gidiyor’ savını rakamların çürüttüğünü gösterdi.

2903krt01a-tum.jpgTİCARET BAKANI TÜİK VERİLERİNE ‘AJAN İŞLERİ’ DEDİ

Karar'ın maşetinde yer alan habere göre, İsrail, Filistin’de soykırıma devam ediyor. Türkiye, İsrail’e sözlü olarak tepki verirken, ihracatın durdurulması için herhangi bir adım atmadı. Ocak 2024’te TÜİK verilerine göre, barut, patlayıcı maddeler, ateş alıcı maddeler, silahlar ve mühimmat, bunlarım aksam ve parçaları ulaşmaya devam etti. TÜİK verilerini yalanlayan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, karşılıklı ticaretin yüzde 33 azaldığını söyleyerek ‘’Marjinal unsurlar, fake hesaplar yazıyor, İsrail istihbaratı destekliyor’’ dedi.

İsrail’in uzun yıllardır Filistin’e yaptığı zulüm artık soykırıma dönüştü. Gazze’ye yönelik saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı neredeyse 40 bini geçti. Filistin’de çocuklar bombalarla, açlıkla katledilirken Türkiye’den İsrail’e çelik, dikenli tel, gıda, çimento ve hatta barut, ateşli silahlar sevkiyatını bile sürdürdü. Türkiye’den birçok şirket Tel Aviv’i hem lanetleyip hem de ticaretin devam etmesi kamoyunu isyan ettirdi.

İsrail’in yaptığı vahşet karşısında Türk şirketlerine ‘bu kirli paranın parçası olmayın’ çağrısına firmalar kulak tıkadı. Hükümetten ise ticareti durdurmaya dair herhangi bir yaptırım gelmedi. Ticaret Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine de yansıdı. Dış ticaret istatistikleri veri tabanına göre, İsrail’e Türkiye’den barut ve patlayıcı maddeler, pirotekni mamulleri, kibritler, piroforik alaşımlar, ateş alıcı maddeler, silahlar ve mühimmat, bunların aksam, parça ve aksesuarı ihracatı tam gaz devam etti. 2024 Ocak ayında geçen yıla göre patlama yaşandı. Sadece fasıl 36 koduyla verilen barut ve ateş alıcı maddeler gibi ürünlerde 2023 Ocak’ta bin 122 dolar olan ihracat 2024 Ocak’ta 64 bin 414 dolara çıktı. 93 koduyla verilen silahlar ve mühimmat, bunların aksam, parça ve aksesuarı ihracatı da 45 bin 792 dolardan, 96 bin 520 dolara ulaştı. Sadece bu iki kodun üzerinden ihracat 46 bin 914 dolardan 160 bin 934 doları gördü. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye ile İsrail arasındaki ticaret iddialarına ilişkin, “Hükümetin sürekli ‘İsrail’le ticaret’ suçlamalarıyla sıkıştırılmak istenmesi, bazı marjinal siyasi unsurların ve terör örgütlerinin ‘fake’ hesaplarıyla yapılan itibarsızlaştırma çabalarıdır. Bunu İsrail istihbaratı da destekliyor” diye konuştu. Bolat, bir yandan da 7 Ekim’den 20 Mart’a kadar olan tarihte karşılıklı ticaretin yüzde 33 azaldığını söyleyerek, “Hükümet, kamu kurumları ve devlet şirketleri olarak asla İsrail firmalarıyla ticaret yapılmıyor” dedi.

kr1-omer-bolat.jpg
Ticaret Bakanı Ömer Bolat

TEL AVİV HEDEF LİSTESİNDEN ÇIKARILDI AMA TİCARET SÜRDÜ

2024’te yayınlanan ‘ihracatta hedef ülkeler listesi’nden İsrail’in çıkarılmasına rağmen, ihracatta artış durmadı. Aralık 2023’te bir önceki aya göre İsrail’e olan ihracat yüzde 34,5 artarak 429 milyon dolara çıktı. Ocak ayında yüzde 18,5 düşen ihracat şubat ayında yeniden yüzde 20,7 artarak 422,2 milyon dolara ulaştı. İsrail’e ihracat savaşın başladığı dönemlerde 462 milyon dolara yakındı. Ekim’de 328 milyon dolara geriledi. Kasım’da da 301 milyon dolar seviyesinde seyretti. Türkiye ocak ayında İsrail’i hedef ülkeler arasından çıkarmasına rağmen şubat ayındaki artışla beraber ihracat neredeyse savaş öncesi hacime ulaştı. Aralık ayında bir önceki aya göre ihracat yüzde 34.5 artarak 429 milyon dolara çıkmıştı. Ocak ayında yüzde 18.5 düşen ihracat şubat ayında yeniden yüzde 20.7 artarak 422.2 milyon dolara ulaştı. Diğer yandan, İsrail Tarım Bakanlığı’nın kayıtlarına göre Türkiye, Ürdün ile birlikte 7 Ekim’den bu yana İsrail’e en çok sebze ve meyve gönderen ilk iki ülke oldu.

İHRACAT DEVAM EDİYOR

Karar’ın Ocak ayında gündeme getirdiği İsrail’e silah ihracatı haberi üzerine dün yeniden gündeme gelen konuyla ilgili hem bakanlık hem de T.C. İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi açıklama yaptı. İhracatın yapıldığını doğrulayan açıklama, madde içeriklerinin farklı olduğunu anlattı.

Açıklama şöyle sürdü: “Bazı basın yayın organlarında yer alan, ‘Türkiye’den İsrail’e barut, silah ve mühimmat ihracatı devam ediyor’ iddiası doğru değildir. Her zaman Filistin’in haklı davasının yanında yer alan Türkiye Cumhuriyeti’nin, Filistinlilere zarar verecek herhangi bir faaliyet içinde bulunması mümkün değildir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, İsrail ile askeri mühimmat ticareti, askeri eğitim ve tatbikat da dahil hiçbir faaliyette bulunmamaktadır. Bu çerçevede bazı sosyal medya paylaşımları ile ilgili yapılan incelemeler sonucunda; İddiaya konu ihracat listesinde yer alan 93. fasıldaki ürünler, savaş silahları ve mühimmatı değil, spor ve av gibi kişisel amaçlı kullanılan, yivsiz av tüfeği yedek parça ve aksesuarları ile balıkçılık malzemeleridir. TÜİK verilerine göre, ihracatı zaten çok düşük olan spor ve av amaçlı tüfeklerin ihracatı, 2023 yılı Mayıs ayından bu yana gerçekleşmemektedir. Yine ihracat listesindeki 36. fasılda yer alan, “Barut ve patlayıcı maddeler, pirotekni mamülleri, kibritleri, piroforik alaşımlar, ateş alıcı maddeler” başlığı altında ihraç edilen ürünlerin, “jel yakıt ve çakmak gazı” olduğu tespit edilmiştir. Gümrük Tarife Cetvelinin fasıl başlıklarında yer alan ve özel firmalar tarafından ihraç edilen ürünlerle ilgili kamuoyunun manipüle edilmeye çalışıldığı belirlenmiştir. Asılsız iddialara itibar etmeyiniz.”

Tasarrufu Ezip Geçtiler: Araç Saltanatı İle Hem Asfaltı Hem Bütçeyi Ağlattılar Tasarrufu Ezip Geçtiler: Araç Saltanatı İle Hem Asfaltı Hem Bütçeyi Ağlattılar

‘PATLAYICI BAŞLIĞI ALTINDA GİDEN MALZEMELER SİLAH VE MÜHİMMAT DEĞİL’

Bolat, GTİP (Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu) fasıllarına değinerek, “Bunlardan biri 36. fasıl, patlayıcı maddeler ve devamı, diğeri de silah ve mühimmat başlığı. Bu TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu) verisinde ana başlık olarak görülünce, çok az miktarda yapılmış ama gümrük beyannamesine baktığınızda birisi jel yakıtı ve çakmak gazı, diğeri de avcılık ve sporculuk için yivli bir av tüfeği parçası ile balıkçılıkta kullanılan zıpkın şeklindeki ürünler çıktı. Ama haberin terör örgütü ile bağlantılı sitelerde veriliş şekli, Türkiye’nin silah ve mühimmat satıyormuşçasına bir suçlanma şekli. Bunlar devlete savaş açan siteler, haberlerine inanmak son derece yanlıştı. Araştırdık, delilleriyle beraber yaptığımız açıklamalarla bunun yalan, dezenformasyon ve yönlendirme amaçlı olduğunu ortaya koyduk” diye konuştu.

‘KAMU KURUMLARI VE DEVLET ŞİRKETLERİ İSRAİL İLE ASLA TİCARET YAPMIYOR’

Bolat, 7 Ekim’den bu yana İsrail ile karşılıklı ticaretin yüzde 33 azaldığına dikkati çekerek, “İthalatta yüzde 43, ihracatta yüzde 30 bir azalma ile ortalama yüzde 33’lük azalma gerçekleşti. Hükümet olarak kamu kurumları, devlet şirketleri asla İsrail firmaları ile ticaret yapmıyor. Türk Silahlı Kuvvetlerinin hiçbir unsurunun İsrail ile işbirliği, askeri eğitim, silah mühimmat alım satımı noktasında asla bir irtibatı yok. Savunma sanayisi ürünleri için Milli Savunma Bakanlığının izin belgesine ihtiyaç var. Onları da araştırdık, hiçbirinde izin yok. Milli Savunma Bakanlığımız da gerekli açıklamayı yaptı, biz Ticaret Bakanlığı olarak yaptık. Seçime 3-4 gün kala, hükümeti zor durumda bırakıp ‘Acaba birkaç puan kaybettirir miyiz?’ diye büyük bir haber yakalamış gibi sunulmak istenen yurt dışı kaynaklı bu sitelerin haberlerini çürüttük.”

"SEÇİMLERDEN SONRA KIYAMETİ KOPARACAĞIZ"

İsrail’in bombalarla, açlıkla, ölüm ablukasına aldığı Gazze Şeridi’nde katledilen Filistinlilerin sayısı, çoğu çocuk 32 bini aştı. Aylardır devam eden soykırıma karşı Türkiye’nin İsrail ile ticarete devam etmesi ise tepkilere neden oldu. Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, sosyal medya hesabından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler’de İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile görüşmesine vurgu yaparak Türkiye’nin İsrail ile ticareti neden kesemediğini açıklamasını istedi. Davutoğlu, 31 Mart yerel seçimler nedeniyle siyasi istismar olmaması için üzerine gidilmediğini ancak seçimden sonra İsrail ile Türkiye’nin arasındaki ticarete sessiz kalmayacaklarını belirtti. Davutoğlu paylaşımında şunları söyledi: “Sayın Erdoğan BM’de Netanyahu ile yaptığı görüşmede ne söz verdi de İsrail ile ticareti kesemiyor? Açıklasın da bilelim! Şimdi, seçim döneminde siyasi istismar olarak görülmesin diye daha az üzerine gidiyoruz. Ancak buradan ilan ediyorum; seçimden sonra Gazze’de soykırım sürerken İsrail ile ticaretin devam etmesi konusunda kıyameti koparacağız!”

"İMZAYI AT İSRAİL’LE TİCARETİ HEMEN KES"

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve iktidara İsrail ile yapılan ticarete yönelik eleştirilerde bulunan DEVA lideri Babacan “İmzayı atıp ticareti durdurun” çağrısında bulunarak, kardeş Filistin halkının yaşadığı acılara sessiz kalındığını belirtti.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Erzurum’da yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ve hükümete İsrail ile olan ticari ilişkiler konusunda çağrıda bulundu. Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın “İsrail ile ticareti devlet değil, özel sektör yapıyor” açıklamasına tepki gösteren Babacan, hükümetin bu konudaki tutumunu eleştirdi ve somut adımlar atılması gerektiğini belirtti.

Babacan’ın açıklamaları şu şekildeydi: “Akşam şöyle bir basın özetlerine göz gezdirdim de, hükümet diyor ki; ‘İsrail’le ticaret yapan ben değilim. Bizim özel sektör yapıyor’ diyor. Ya arkadaş özel sektör senin izninle o ticareti yapıyor. Bu akşam tek imza ile Sayın Erdoğan bir karar alır, ‘İsrail’le ticaret durmuştur’ der. Özel sektörün haddine mi ticaret yapmak? İnsanları saf mı, bilmiyor mu, görmüyor mu zannediyorlar? Ayıptır ya. Neymiş, ‘Biz devlet olarak yapmıyoruz da özel sektör yapıyor.’”

Babacan, seçime günler kala yapılan açıklamaların samimiyetsiz olduğunu belirterek, “Seçime 3 gün kala kimseyi aldatmaya çalışmayın. Bu işi 11 yıl yapmış birisi olarak söylüyorum, ‘Devletin elindedir, devletin!’ At imzayı durdur ticareti bu kadar basit.” ifadelerini kullandı. Babacan, Filistin’de yaşanan zulümlere dikkat çekerek hükümetin tutumunu sorguladı: “32 bin kişi öldü. Bunların 3’te 2’si çocuk. Türkiye Cumhuriyeti Hükumeti ne yaptı Allah aşkına! Hamasetten başka ne yaptı? Sizin İsrail’le ilişkilerde hangi büyük menfaatiniz var ki, Filistinli kardeşlerimiz bu kadar zulüm görürken, bu kadar acıyı yaşarken kılınızı kıpırdatmıyorsunuz?”