Fon skandalında yandaşlar sorumluluğu iktidarın üzerinden atmak için harekete geçti. Yandaş medyanın manşetlerinde tek suçsuz Saray oldu. Skandala ilişkin tepkiler sürerken muhalefet partileri iktidara, “Nasıl haberiniz yok, siz ne iş yaparsınız? Doğrudan siz sorumlusunuz” vurgusu yaptı.
Fon skandalının patlak vermesiyle 5 ayda 2 milyar TL’yi aşkın para kazandıkları ortaya çıkan AKP’li eski Bakan Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya’nın mal varlıkları donduruldu. Başsavcılık tarafından Kaya çiftinin tüm mal varlıklarının dondurulmasına ilişkin yazı ilgili kurumlara gönderildi. Fatma Betül Sayan Kaya’nın ismi partinin sitesinden de silindi. Öte yandan Sayan Kaya, WhatsApp gruplarından da çıkarıldı.
Soruşturma kapsamında 5’inci dalga operasyon gerçekleştirildi. 34 şüpheli hakkında arama, el koyma ve gözaltı kararı verildi. Böylelikle bugüne kadar hakkında işlem yapılan şüpheli sayısı 217’ye ulaşırken, 56 şüpheli tutuklandı, 88 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulandı. Adalet Bakanı Akın Gürlek, fon soruşturması ile ilgili “Piyasaları manipüle ederek vatandaşlarımızın birikimleri üzerinden haksız kazanç sağlamaya çalışanlar bilmelidir ki haksız kazancın izi sonuna kadar sürülecektir” dedi.
Devlet Denetleme Kurulu da yatırım fonlarını denetlemeye başladı. DDK Başkanı Tanrıkulu, "tedbirlerin hayata geçirilmesi amacıyla inceleme ve denetim çalışmalarına başlanmıştır" dedi. İnceleme kapsamında, sermaye piyasalarında mevzuata aykırı durumların tespiti ve gerekli idari ile hukuki tedbirlerin hayata geçirilmesi de yer alıyor.
YOLSUZLUK EKONOMİSİ
Skandalın tüm yönlerinin ortaya çıkarılması için muhalefetten çağrılar devam ediyor. YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, "Memlekette büyük bir yolsuzluk ekonomisi var. Fon kriziyle de bunu gördük zaten. Bunların üzerine çok dikkatli ve etkin bir şekilde gitmek ve bu hortumları kesmek lazım. Bu iş daha çok çok su kaldıracak ve bu işin üzerine her gün ayrı bir etkinlikle ve kararlılıkla gitmeye devam edeceğiz" ifadesini kullandı. Günaydın sözlerini şöyle sürdürdü: “Üç ayrı bölümden söz edebiliriz burada. Firmalar örneğin Özata, Gündoğu Gıda gibi; fonlar, Pusula, Tera, Hedef gibi ve bunları denetlemekle görevli olanlar Sermaye Piyasası Kurulu, BDDK gibi. BDDK banka kurma izni veriyor. Dört tane banka kurma izni vermiş bu süreçte. Bu fonları, manipülatif işlemleri yapanlara bir de banka kurduruyorsun. Sermaye Piyasası Kurulu bunların tamamının halka arzına izin vermiş. Dolayısıyla sadece firmaları, fon şirketlerini değil, SPK’yı da BDDK’yı da soruşturmak lazım. Bu ipin ucunu sıkı çekmek lazım. Siyasetin dahli olmadan bu kadar denetimsizlikle yürüyemez. SPK’da uzman mı yok, SPK’da teknolojik izleme araçları mı eksik MASAK’ta? Bunların hiçbirisi eksik değil. Ama siyaset ‘buralara yaklaşma yakarım" diyor. Sonunda memleket yanıyor. İşte tablo bu. Dolayısıyla bu iş daha çok çok su kaldıracak ve bu işin üzerine her gün ayrı bir etkinlikle ve kararlılıkla gitmeye devam edeceğiz.”
KONTROLLÜ PATLATMA
TİP Sözcüsü Sera Kadıgil, TİP İstanbul Milletvekili Ahmet Şık ve TİP Parti Meclisi ve Bilim Kurulu Üyesi Nazır Kapusuz, fon krizine ilişkin açıklama yaptı. Şık, fon krizinin "kontrollü patlatma" olduğunu, bunun Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yapıldığını vurguladı. Kadıgil de konuyla ilgili TBMM’de araştırma komisyonu kurulması ve milletvekilleri ile bakanların mal varlıklarının araştırılması çağrısı yaptı. Kapusuz, Pusula’nın içerisinde bulunduğu sistemi "Matruşka Balon Sistemi" olarak tanımladı. Şık, SPK’nın manipülasyonu gördüğü halde müdahale etmediğini ifade ederek, "SPK’nın yöneticileri eğer ki bir menfaat ilişkisi yoksa bile her biri görevi ihmalden ve dosyanın şüphelisi ve açılacak davada sanığı olmak zorundadır" diye konuştu.
∗∗∗
YANDAŞLAR TEYAKKUZDA
BirGün'de yer alan habere göre, Asrın vurgunu olarak nitelendirilen fon skandalının yankıları sürerken iktidar ve yandaşlar teyakkuza geçti. Hükümete yakın gazetelerin manşetlerini Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Yanlış yapanla vedalaşırız”, “Yolumuza güçlenerek devam edeceğiz” sözleri süsledi. Hemen her skandalda olduğu gibi fon soygunu da münferit bir vaka gibi gösterilmek isteniyor. Kimisi skandaldan iktidarın haberdar olmadığını savunurken kimi de iktidarla devleti birbirinden ayırarak devletin “eksiklerine” vurgu yapıyor. Amaç skandaldaki sorumluluğun Saray’a uzanmasına engel olmak. Ancak çeyrek asırlık AKP iktidarında ülkedeki bütün felaketlerin sorumlusunun yaratılan bu düzen olduğu gerçeği ortada duruyor.
∗∗∗
TANRIKULU İSTİFA ETTİ
Devlet Denetleme Kurulu Başkanı Salih Tanrıkulu, Borsa İstanbul’daki Yönetim Kurulu Başkanvekiliği ve bağımsız yönetim kurulu üyeliği görevlerinden ayrıldı.
Tanrıkulu, Borsa İstanbul’da Yönetim Kurulu Başkanvekili ve bağımsız yönetim kurulu üyesi olarak görev yapıyordu. Tanrıkulu’nun Borsa İstanbul’daki görevleri kurumun web sitesinden de kaldırıldı. YENİ Parti’nin ekonomi kurmaylarından Yalçın Karatepe, gelişmeyle ilgili şu değerlendirmede bulundu: "Günaydın Bu iş acayip bir hal aldı. Devlet Denetleme Kurulu Başkanı aynı zamanda Borsa İstanbul Başkan vekiliydi. Borsada bütün bu olup bitenlerden sonra şimdi diyecek ki ‘gidip bir bakayım benim de sorumlu olduğum dönemde biz ne tür yanlışlar yapmışız görelim’ Nereden baksan tutarsız."
∗∗∗
NİHAT ZEYBEKCİ DEVLETİ SUÇLADI
AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Ekonomi İşleri Başkanı Nihat Zeybekci, ortağı olduğu dört şirketin Tera’nın TP2 fonuna yatırım yaptığını ve paralarının fonda kaldığını açıkladı. Zeybekci, yaşananlarda SPK başta olmak üzere kamu kurumlarının ihmali olduğunu savunarak, “Maalesef devletin ihmali var” dedi.
Saymaz’ın sorularını yanıtlayan Nihat Zeybekci, fon krizinde 455 bin 758 mağdurdan biri olduğunu söyledi. Devletin söz konusu işlemleri anlık olarak takip edebilecek ve gerektiğinde müdahale edebilecek imkanlara sahip olduğunu belirten Zeybekci, şöyle konuştu: “Maalesef devletin ihmali var. Devlet bunları saniye saniye bilebilecek, gözetleyebilecek, müdahale edebilecek durumda. Vatandaş ‘Bir şey olsaydı devlet müdahale ederdi’ güvencesiyle buralarda parasını tuttu. Manipülatif işlemler yapan, milyarlarca para kazanıp çıkanlarla 455 bin kişiyi karıştırmamak lazım.”
∗∗∗
NORVEÇ’E UZANDI
Norveç’in devasa varlık fonu Norges Bank Investment Management’ın Türkiye’deki piyasa manipülasyonu soruşturmasının odağına oturan şirketlerde yaklaşık 2 milyar kron (208 milyon dolar) değerinde hisseye sahip olduğu ortaya çıktı. Bloomberg’in haberine göre kurumun kendi internet sitesinde yayımladığı tarihli verilere göre, NBIM Türkiye’deki fon soruşturmasında adı geçen 10 şirkette hisse sahibiydi.
Bu Bir İlandır




