Altın fiyatları uçunca gösterişli hazırlıkları, takılan takılarla adeta göz dolduran Urfa düğünlerinde imitasyon altın dönemini başlattı. Gerçeğinden ayırt edilemeyen sahte altınları kimi bütçesi yetmediği için kimi zenginlik hissi vermek için tercih ediyor. Kuyumcuda 500-600 bin TL’ye alınan takılar imitasyon dükkanında 5 bin TL'ye satılıyor.

Düğün merasimlerinin vazgeçilmezi olan altın takılar, artan fiyatlar nedeniyle ulaşılamaz oldu. Ancak gösterişli düğünleri ile bilinen Urfa’da bu gelenekten vazgeçmek kolay değil. Altın fiyatlarında yaşanan artış ve alım gücündeki düşüş gelenekten vazgeçmek istemeyen Urfalıları imitasyon altına yönlendirdi.

İmitasyon altın takılar, iç kısmı altın olmayan ama altın suyuna batırılarak bu görünüm verilen takılara deniyor. Gerçek altına bire bir benzerliği olan imitasyon altın özellikle düğünlerde kadınlar tarafından artık çok fazla kullanılıyor.

Gazete Duvar'dan Fatma Keber'in haberine göre; son günlerde altın fiyatlarındaki artış nedeniyle evlenecek çiftler, çevrelerine 'küçük düşmemek' için Çin ve Hindistan'dan getirilen, işlenen sarı altın suyuna batırılmış imitasyon takılardan satın alıyor. İmitasyon altına ilginin giderek arttığı Urfa’da satıcılar durumdan oldukça memnun.

6.jpg

Adnan Oktar Silahlı Suç Örgütü Nasıl Çökertildi? Adnan Oktar Silahlı Suç Örgütü Nasıl Çökertildi?

Kuyumcuda 500-600 bin TL’ye satılan takıları imitasyon olarak 5 bin TL'ye tüketiciye sunuluyor. Gerçek altın ürünlerinden ayırt edilmesi güç olan bu imitasyon altınlar seyyar tezgahlarda çalınma korkusu olmadan açık bir şekilde satılıyor. Satıcılar ürünlerini, işçiliğinin iyi olması, 2 yıl garanti vermeleri gibi pazarlama yöntemleri ile piyasaya sürüyor. Fiyatlar siyahlanmaya karşı direncine göre değişebiliyor.

YURT İÇİNDEN VE YURT DIŞINDAN TALEP VAR

Yöresel kıyafetlerin üzerine aksesuar olarak kiminin altın kiminin ise imitasyon taktığını ifade eden İbrahim Halil Göz adlı satıcı ürünlerinin birebir altın görünümlü olduğunu ifade ediyor.

Tarihi Urfa çarşısında esnaflık yapan Göz, “Altın fiyatlarından dolayı insanların alım gücünün düştüğü bu dönemde imitasyon altına yoğun bir talep oluştu. Sadece yurtiçi değil yurt dışında da imitasyon altınlar büyük talep görüyor. Bulgaristan, Fransa, Almanya dahil birçok ülkeye bu altınları gönderiyoruz. Son zamanlarda her bölgeye özgü takı yapılıyor. Konya’ya yapılan var. Urfa akıtması var. Trabzon bileziği, Diyarbakır burması var. Her şehrin kendine özgü takıları var bu takılar el işlemesi ile yapılıyor” diyerek ürünlerin özelliklerini anlatıyor.2-001.jpgEsnaf İbrahim Halil Göz

TÜM SETLERİN İMİTASYON ÜRÜNLERİ VAR

Kuyumcularda olan set, bilezik, yüzük, çeyrek altın gibi ürünlerin hepsinin imitasyon olarak ellerinde mevcut olduğunu aktaran Göz şöyle devam ediyor: “Şu anda Urfa’da özellikle akıtma dediğimiz ürüne ve kolye ürünlerine talep daha fazla. 5 bin TL’ye de ürün var ama onu sipariş olunca yaptırıyoruz. Normalde kuyumcuda satılan bir frenkbağı dediğimiz takı belki 100 bin liradır, imitasyonu ise 500 liraya satıyoruz. Bunun yanında birçok altın aksesuar, küpe, bileklik ve çeyrek altından yapı bilekler ise yoğun talep görüyor. Ürünlerimiz 2 yıl kararmaya karşı garantili.”

‘ZENGİNLİK HİSSİ VERMEK İÇİN TAKIYORUZ’

İmitasyon altınlardan takan Hatice İrem Bulut neden imitasyona yöneldiğini şöyle anlatıyor: “Altın fiyatları gerçekten çok yüksek, gücümüz yetmiyor. Biz de düğünlere ve özel günlere gittiğimiz zaman kendimizi daha iyi hissetmek için ve zenginlik hissi vermek için böyle bu tür imitasyon altınlar alıyoruz.”

1-007.jpg

‘BÜTÇEMİZ BUNA YETİYOR, GÜNÜ KURTARMAYA ÇALIŞIYORUZ’

Bulut “Gerçeğinden hiçbir farkı yok ancak altından anlayan kuyumcu gibi esnaflar ayırt ederler, işlemesi ve kalitesi neredeyse gerçek altınla aynı durumda” diyor.

Bulut sözlerine şöyle devam ediyor: “Mesela geçtiğimiz günlerde yeğenimin düğünü vardı. Ben geldim buradan birkaç parça daha aldım, üstüm böyle altın doldu neredeyse, düğüne gittim. Herkesin gözleri altınımdaydı. Özellikle Doğu’da altın çok önemli bir yer tutuyor, özellikle de kadınlar için. Bizim de bütçemiz buna yetiyor, bununla günü kurtarmaya çalışıyoruz.”

Kaynak: Karar

Editör: Ahmet Kacır