İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü fon soruşturmasında inceleme, yurtdışındaki para ve hisse hareketlerine uzandı. Soruşturma dosyasına, tasfiye öncesinde gerçekleştirildiği belirtilen şüpheli hisse virmanlarına ilişkin yeni bir dokümanın girdiği öğrenildi.
Sabah yazarı Dilek Güngör, soruşturma kapsamında Pusula Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız ile Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan'ın Lüksemburg ve İsviçre'ye milyarlarca liralık hisse virmanı yaptığını yazdı.
Güngör'ün aktardığı bilgilere göre Yarız'ın hisselerinin bir bölümü Lüksemburg merkezli Edmond De Rothschild (Europe) S.A.'ya aktarıldı. Serdar Turhan'ın hisselerinin ise Bahreyn'in Manama kentinde bulunan Leopard Family Office W.L.L. Genel Müdürü Izzel Barokas'ın imzasıyla verilen talimat doğrultusunda başka bir kuruma virmanlandığı belirtildi.
Soruşturmanın diğer şüphelilerinden Şaban Serkan İlaldı'nın da Pusula'daki hesabından başka bir yere hisse virmanı gerçekleştirdiği kaydedildi. Söz konusu hareketlerin, fonların iade ödemelerinde temerrüde düştüğü 15-16 Eylül 2026 tarihinden önce gerçekleştiği belirtildi.
IZZEL BAROKAS DETAYI
Hisse transferlerinde adı geçen Izzel Barokas da dikkat çekiyor. Güngör'ün yazısında Barokas'ın Cenevre'de banker olarak faaliyet gösterdiği, Londra'da Prinkipo Capital'in ortağı olduğu ve Seyşeller'de World Class Investment Limited'in sahibi olduğu aktarıldı.
İtalyan Toscano ve Toscanello purolarının distribütörü olduğu belirtilen Şaban Serkan İlaldı'nın ise Londrada Fena Investin sahibi olduğu ifade edildi.
TERA'NIN LONDRA-DUBAİ-İSVİÇRE VE VİRJİN ADALARI HATTI
Güngör, soruşturma kapsamında Tera bağlantılı şirketlerin yurtdışı yapılanmasına da dikkat çekti.
Tezmen ailesinin İngiltere merkezli Gildencrest Capital isimli şirketinin 2011 yılında kurulduğu, şirketin önceki adının Tera Europe Limited olduğu belirtildi. Şirketin adı 2024 yılının sonunda Gildencrest Capital olarak değiştirildi.
Güngör'ün aktardığına göre Gildencrest, 2024 itibarıyla hisse senedi işlemlerine ağırlık vermeye başladı. Şirketin hisse senedi işlem hacminin bu dönemden sonra beş kattan fazla arttığı ve yüksek karlar elde ettiği belirtildi.
Gildencrest Capital Limited'in Türkiye'de, özellikle Tera ile bağlantılı çok sayıda şirketin hisselerinde yatırımlarının bulunduğu da yazıda yer aldı. Şirketin Türkiye'de soruşturmanın konusu olan fonlarla ticari ilişkisi bulunmadığını bildirdiği ancak yönetiminde Tera'nın çeşitli şirketlerinde çalışan isimlerin bulunduğu ifade edildi.
İngiltere'deki kayıtlara göre Emre Tezmen'in de 26 Ağustos'ta, SPK'nın fon düzenlemesinin yayımlanmasından birkaç gün önce, Gildencrest'teki görevinden ayrıldığı aktarıldı.
ANA HİSSEDAR VİRJİN ADALARI'NDA
Gildencrest'in ana hissedarının ise Britanya Virjin Adaları'nda kayıtlı Cynelic Investments Limited olduğu belirtildi.
Belmont Chambers, Road Town, British Virgin Islands adresinde kayıtlı şirketin önceki adının Tera Financial Holdings Limited olduğu aktarıldı.
Britanya Virjin Adaları; düşük vergi oranları, esnek şirket mevzuatı ve şirket sahipliğinde gizlilik imkanları nedeniyle uluslararası alanda önemli offshore finans merkezlerinden biri olarak biliniyor.
Güngör'ün açık kaynaklardan edindiği bilgilere göre Gildencrest'in, temettü ödemeleri adı altında Britanya Virjin Adaları'ndaki Cynelic Investments Limited'e yüklü miktarda para aktardığı belirtildi.
DUBAİ BAĞLANTISI
Gildencrest'in Dubai'de de bir uzantısının bulunduğu ifade edildi. Dubai'deki Gildencrest Capital Limited'in yönetiminde ise Tera Yatırım ortaklarından olan ve fon soruşturmasında şüpheli olarak yer alan Gül Ayşe Çolak'ın adının bulunduğu aktarıldı.
Soruşturma kapsamında savcılığın, fon yöneticileri ve şirketlerle bağlantılı İsviçre, Lüksemburg, Dubai ve Londra hattındaki para hareketlerini mercek altına aldığı belirtildi. İncelemede, yurtdışına ve offshore merkezlere aktarıldığı öne sürülen paraların izinin sürüldüğü kaydedildi.
AKP'DEN 10 MADDELİK KANUN TEKLİFİ
AKP, fon tasfiyesine yönelik 10 maddelik kanun teklifi hazırladı. Hukukçu milletvekillerinden oluşan çalışma grubunun hazırladığı teklifin önümüzdeki günlerde TBMM Başkanlığına sunulması planlanıyor.
AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin, Genel Kurul'da yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın konuyla ilgili milletvekillerine bilgi vereceğini belirtti. Zengin, yaklaşık 300 bin vatandaşın mağduriyetinin 1 milyon liranın altında olduğunu söyleyerek özellikle küçük yatırımcıların mağduriyetinin giderilmesi gerektiğini ifade etti.
Geçici nitelikteki kanun teklifi kapsamında 455 bin 578 yatırımcının 1 milyon liraya kadar olan varlıklarının tasfiye edilmesi öngörülüyor. Teklifin yasalaşmasının ardından ödemelerin nasıl yapılacağı ve tasfiye sürecinin ayrıntıları netleşecek.
İFADE VERECEK
Eski bakan Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya ifadeye çağrıldı. İki isim bugün İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına ifade verecek.
CEVDET YILMAZ TBMM'Yİ BİLGİLENDİRDİ
Odatv'de yer alan habere göre, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, kamuoyunda geniş yankı uyandıran fon soruşturmasına ilişkin TBMM Genel Kurulu'nda milletvekillerine bilgi verdi. Yılmaz, 17 fon ile ilgili mağdur vatandaşla ödemelerin yarın başlayacağını duyurdu. Yılmaz'ın TBMM Genel Kurulu'ndaki konuşmasından satır başları şunlar;
"Çok net bir şekilde ifade etmek isterim ki, finans piyasalarımızda sistemik bir risk söz konusu değildir. Sermaye piyasalarımızın yapısı sağlamdır. Sorunlu fonların tasfiyesi sermaye piyasalarımızı zayıflatmayacak, bilakis potansiyel risklerden kurtulan sermaye piyasalarımız yoluna çok daha güçlü bir şekilde devam edecektir.
Yanlışların üzerine kararlılıkla gidilirken, çok yönlü tedbirlerle sermaye piyasalarımızı desteklemeye devam edeceğiz. Sermaye piyasalarımızın geneliyle ve yaşanan sorunlarla ilgili hiçbir sorumluluğu olmayan finansal kurumlar ve araçlarla ilgili olarak iktidarı ve muhalefeti ile tüm kesimlerin hassasiyet taşıdığına inanıyorum.
"OLDUĞUNDAN DAHA BÜYÜK VEYA OLDUĞUNDAN DAHA KÜÇÜK BİR ANLAM İFADE ETMEYELİM"
Sizler aracılığıyla medya ve sosyal medyada soruna yaklaşım biçimi konusunda da kısa bir değerlendirme yapmak isterim. Lütfen bu soruna olduğundan daha büyük veya olduğundan daha küçük bir anlam ifade etmeyelim. Gerçekçi olalım ve sağlıklı bilgilere dayalı yorumlar yapalım.
Aksi takdirde yaşanan sorunlarla hiçbir bağı olmayan, işini düzgün yapan fonlara ve yatırımcılara zarar veririz. Vücuda girmiş hastalıklı unsurları tedavi ederken ve tasfiye ederken vücudun kendisine zarar vermeyelim. Dolaylı olarak bu gelişmelerden etkilenen şirketlere ve milyonlarca yatırımcıya karşı bunun ortak sorumluluğumuz olduğuna inanıyorum.
Bilinmesini isterim ki Türkiye, kalkınma sürecimizin asli bir unsuru olan sermaye piyasalarını büyütme ve derinleştirme hedefinden asla geri adım atmayacaktır. Tasarrufların üretime ve yatırıma yönelmesini sağlayan, yatırımcısına güven veren ve finansman imkanlarını çeşitlendiren daha güçlü bir sermaye piyasası yapısı için çalışmalarımızı kararlı bir şekilde sürdüreceğiz.
Bu süreçte vatandaşlarımızın haklarını koruyacak, piyasanın güven içinde işlemesini sağlayacak ve gerekli düzenlemeleri gecikmeksizin hayata geçireceğiz. Yaşanan sorunları giderirken sermaye piyasalarımızın daha sağlıklı ve güçlü bir yapıda yoluna devam etmesini temin edeceğiz.
Değerli milletvekilleri, sorunlu fonlarla ilgili olarak kamunun ve yatırımcıların haklarının korunması, sorumluluğu bulunanların tespit edilmesi ve piyasanın sağlıklı işleyişinin sürdürülmesi amacıyla gerekli çalışmaları ilk günden itibaren başlattık.
"KİM OLURSA OLSUN BUNUN SONUÇLARINA KATLANACAK"
Sayın Cumhurbaşkanımızın açık ve net belirttiği üzere yaşanan bu süreçte sorumluluğu olan, spekülasyon ve manipülasyon yoluyla haksız kazanç sağlayan her kim olursa olsun hukuk kuralları çerçevesinde bunun hesabını verecektir. Hukuk dışı eylemlerde bulunan kim olursa olsun bunun sonuçlarına katlanacaktır.
Sermaye piyasalarımızda yaşanan sorunun her bir detayı ilk andan itibaren yetkili, adli ve idari kurumlarımız tarafından titizlikle takip edilmekte, somut tedbirler alınmakta ve gerekli adımlar atılmaktadır.
Temel yaklaşımımız, Sayın Cumhurbaşkanımızın 'Sorumluluğu olan kim varsa hesap sorulacaktır' ifadesidir. Bu çerçevede her türlü yanlış, hukuka aykırı işlem, istismar ve usulsüzlükle mücadele verilmektedir ve verilmeye devam edilecektir.
Bizler hak yiyenleri savunma yoluna asla girmeyeceğiz. Etkin bir idari ve adli süreç içinde gereğini yapıyoruz, yapmaya devam edeceğiz. Aceleci ve yeterli bilgiye dayanmayan bir yaklaşımla da hiç kimseyi haksız yere töhmet altında tutmayacağız.
131 FON, TOPLAM FON SAYISININ YÜZDE 4.6'SI
Tasfiye halindeki 131 fon toplam fon sayısının %4,6'sını, toplam portföy değerinin ise %7,7'sini oluşturmaktadır. Diğer bir ifadeyle sorun, fon piyasasının sınırlı bir alanında yaşanmıştır. Türkiye'nin finansal sistemi güçlüdür. Sermaye piyasalarımız gelişimini sürdürmektedir ve bu alandaki temel politikamızda herhangi bir değişiklik söz konusu değildir. Bununla beraber sorunun sınırlı bir alanda ortaya çıkması meselelerin önemini azaltmamaktadır.
Vatandaşlarımızın tasarruflarını etkileyen, piyasaya güveninizi zedeleyen veya haksız kazanca yol açan işlemlerin üzerine hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde kararlılıkla gidilmektedir. Bir taraftan yaşanan sorundan olumsuz etkilenenlerin haklarına yönelik adımlar atılırken, diğer taraftan benzer sorunların tekrar yaşanmaması için gerekli idari ve hukuki tedbirler değerlendirilmektedir.
"ÖZEL ZARARLAR İÇİN HAZİNE KAYNAĞININ KULLANILMAYACAK"
Altını çizmek istediğim diğer bir temel husus, bu süreçte oluşan özel zararlar için hazine kaynağının kullanılmayacağıdır. Risk düzeyi yüksek serbest fonlar başta olmak üzere fon piyasalarında bankacılık sistemimizdeki devlet garantisi söz konusu değildir.
Serbest fonlara giren herkes profesyonel müşteri ve nitelikli yatırımcı talep formu sözleşmesini imzalar. En az 10 milyon lira finansal varlık ile sisteme girilir. Yüksek kazanç beklentisi ile orantılı yüksek kayıp riskini de göze alır.
Tasfiye sürecinde her bir fon bazında yatırımcıların haklarını ilgili fonun kaynakları ile karşılamak esastır. Tasfiye sürecinde öncelikli olarak fonların halihazırda kendi ukdelerinde bulunan kaynaklar kullanılacaktır. Ayrıca fahiş veya haksız gelir elde edenlerden geri alınacak kaynaklar ile sistem dışına çıkarılan malların satışından elde edilecek kaynaklar kullanılacaktır.
FON KOORDİNASYON KURULU YOĞUN MESAİ HARCIYOR
Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından oluşturulan ve başkanlığını yaptığım Fon Koordinasyon Kurulu yoğun bir mesai harcamaktadır. Yol haritamız ve temel ilkelerimiz belirlenmiştir. Eş güdüm içinde ilgili her bir kurumumuz kendi yetki alanında somut adımlar atmaya başlamıştır.
Fon Koordinasyon Kurulu, genel eş güdümü sağlamakta, kurumlar arası ortak çalışmaları hızlandırmakta ve ilkesel yaklaşımları ortak akılla tespit etmektedir. Ayrıca kurulumuz, kanuni düzenleme gerektiren hususlarda kurumların teknik desteğini sağlayarak Meclis grubumuz ile ortak çalışmalar yapmaktadır.
Özetle yürütmekte olduğumuz tasfiye sürecinde Fon Koordinasyon Kurulu olarak ana çerçevemiz şudur: Süreç şeffaf şekilde yürütülecektir. Adil, etkin ve olabilecek en hızlı şekilde sürdürülecektir. Hızlı derken hızlı ve doğru şekilde elbette, hız adına doğrulardan da uzaklaşmadan ama olabilecek en hızlı şekilde yürütülecektir. Hazineden kaynak kullanılmayacaktır. Her bir fonun kendi kaynakları ve açılmış hesaplara yatırılan kaynaklar değerlendirilerek hareket edilecektir. Yatırımcılara payları oranında dağıtım yapılması genel ilkedir, kanuni ilkedir. Olağanüstü tasfiye şartlarına tabi olacak fonlarda ise ara ödeme ile 1 milyona kadar ana paraların geri ödenmesi planlanmaktadır. Öncelik küçük yatırımcılara ve para piyasası fonlarına verilerek ödemeler gerçekleştirilecektir.
10 MÜFETTİŞ İLE DEVLET DENETLEME KURULUMUZ BU ÇALIŞMALARI SÜRDÜRMEKTE
Ülkemizde yaşanan süreçte ilgili kurumlarımızın ve ilgili bağımsız düzenleyici ve denetleyici otoritelerin sorumlulukları, Devlet Denetleme Kurulu tarafından başlatılmış olan kapsamlı incelemelerle netleştirilecektir. Bağımsız denetleyici ve düzenleyici kurumlarla ilgili Meclisimizin yine çıkardığı çok teferruatlı kanunlar var, oradaki usuller var. O usuller çerçevesinde elbette bu yapılacaktır. Sayın Cumhurbaşkanımız Devlet Denetleme Kurulunu görevlendirmiştir.
Şu anda sahada 10 müfettiş ile Devlet Denetleme Kurulumuz bu çalışmaları sürdürmektedir. Gerekirse daha fazla müfettişle de bu çalışmalar etkili bir şekilde yapılacak; idari sorumluluklar, kişisel sorumluluklar bu süreçte ortaya çıkarılacaktır.
Güçlü bir ekiple şu anda sahada olan Devlet Denetleme Kurulu tarafından yapılacak inceleme ve soruşturmaların benzer sorunlarla bir daha karşılaşılmaması adına gereken ilave tedbirlere de ışık tutacağına inanıyoruz. Devlet Denetleme Kurulunun çıkaracağı rapor sadece sorumlulukları netleştirmiş olmayacak; aynı zamanda sistemde tespit edilen açıklar da belirlenecek ve buna dönük bir daha böyle sorunların yaşanmaması adına alınması gereken tedbirlere ilişkin de yol gösterici bir raporun çıkmasını bekliyoruz.
Bununla birlikte, sürecin öncesinde de çeşitli adımlar atıldığını vurgulamak isterim. Çünkü kamuoyunda, Meclisimizde, siyasi çevrelerde de bu tartışılıyor; "hiçbir şey yapılmadı mı bu süreçte" şeklinde belli hassasiyetler, eleştiriler dile getiriliyor.
SPK, YOL HARİTASINI SUNDU
İlk toplantıda Sermaye Piyasası Kurulumuz, tasfiye kapsamındaki fonların mal varlığı ve likidite durumuna göre yatırımcılara ödemelerin gerçekleştirilmesine yönelik yol haritasını sunmuştur. Mevcut sorunun çözümünün yanı sıra benzer durumların tekrar yaşanmaması için sermaye piyasalarının işleyişini ve denetim mekanizmalarını güçlendirecek ilave idari ve hukuki düzenlemelerin hayata geçirilmesi yönündeki kararlılık ortaya konmuştur.
2 Ekim 2026 tarihinde yaptığımız 2. Fon Kurulu Toplantısı'nda ise Sermaye Piyasaları Kurulumuzun 30 Eylül tarihli kararları çerçevesinde net yatırım tutarı hesap yöntemine ilişkin çalışmalar, ikincil düzenlemeler ve ödeme takvimi değerlendirilmiştir. Ayrıca çalışmaları bir süredir devam eden kanun teklifi taslağına nihai halinin verilmesi için ilgili kurum ve kuruluşlara gerekli talimatlar iletilmiştir.
Geçtiğimiz pazartesi günü ilgili tüm kurumların katkısıyla hazırlıkları yapılan kanun teklifi taslağı Fon Koordinasyon Kurulu 3. Toplantısı'nda kapsamlı bir şekilde ele alınmıştır. Hazırlanan taslağa teknik düzeyde son hali verilerek grubumuz aracılığıyla Meclisimizin takdirine sunulacaktır.
Ele alınan tüm teklif ve düzenlemelerde vatandaşlarımıza, milletimize herhangi bir ek yük getirilmemesine yönelik anlayış net bir şekilde vurgulanmıştır. Yatırımcıların en önemli beklentisi olan tasfiye sürecindeki yol haritamızı kısaca özetlemeye çalışacağım.
Öncelikle SPK tarafından tasfiye sürecine alınan 7 şirket ve 131 fonla ilgili olarak tasfiye süreçlerinin yönetimi için Ziraat Bankası ve İş Bankası belirlenmiştir.
"YARIN 17 FONDAKİ YATIRIMCILARA PARALARI ÖDENECEK"
Bugüne kadar İş Bankası ile çalışmış olan Tera kapsamında 6 fonun tasfiyesinin yönetimi İş Bankası tarafından; geriye kalan 125 fonun tasfiyesinin yönetimi ise Ziraat Bankası tarafından yürütülecektir.
Fonlara ilişkin yatırımcıların ellerindeki pay senetlerinin kontrolü, hazır değer nakit tespiti, borç ve alacakların tespiti, fon mal varlığının gerçek durumunun tespiti yapılmıştır. İlgili bankaların saklama faaliyetlerini resmi olarak devralması sağlanmıştır.
7 şirketten sorumlu 7 şirket var biliyorsunuz bu 7 şirketten A1 Capital, Bullss ve Pardus olağan tasfiye süreciyle tasfiye edilecektir. 5 Ekim yani yarın itibarıyla bu tasfiye süreci başlayacaktır. 17 fonun bu kapsamda tasfiye edileceğini öngörüyoruz. Bu 17 fondaki yatırımcılara paraları ödenecektir."




