Sosyal Güvenlik Uzmanı Ali Tezel, sosyal güvenlik sisteminin krize girdiğini söyleyerek, “3 milyon işverenin ödediği vergi tüm çalışanların ödediği vergiden daha az. Yani bir bakkal çırağı bakkaldan daha fazla vergi ödüyor" dedi.

Milli Gazete’ye açıklamalarda bulunan Sosyal Güvenlik Uzmanı Ali Tezel, sosyal güvenlik sisteminin krize girdiğini söyleyerek, “3 milyon işverenin ödediği vergi tüm çalışanların ödediği vergiden daha az. Yani bir bakkal çırağı bakkaldan daha fazla vergi ödüyor. Türkiye ekonomisi büyük oranda çalışana ve emeklilere yükleniyor” dedi. “2008’de çıkartılan kanun olmasa şimdi 10 bin TL alan emekli aslında 26 bin TL alacaktı” diyen Tezel, “Bu sistem emekliden her ay 16 bin TL çalıyor. Bu sistem böyle yürümez” diye konuştu

Türkiye’de çalışanlar ve emekliler sosyal güvenlik sisteminin altında ezilmeye devam ediyor. Ülkemizdeki kayıt dışı ekonominin yanı sıra sosyal güvenlikte de kayıt dışılığa bir çözüm bulunamıyor. Sosyal güvenlik sistemindeki yanlış politikalar ve kayıt dışı istihdam sorunları devam ederek çalışanın ve emeklinin yükü ise giderek artıyor. Bu durum Türkiye’de sosyal güvenlik sistemine olan güvenin azalmasına neden olurken uzun vadede ülkemizin içinde bulunduğu zor koşullarında daha çok artacağı tahmin ediliyor. Bir çalışanın emeğinden alınan yüzde 35’lik prim, kayıt dışı istihdamın artmasına neden olurken 2008 yılında ‘Sosyal Güvenlik Reformu’ adı altında çıkartılan 5510 sayılı kanunun neden olduğu sorunlarda giderek derinleşiyor. Konuya ilişkin Millî Gazete’ye değerlendirmelerde bulunan Sosyal Güvenlik Uzmanı Ali Tezel, Türkiye’deki çalışma hayatına dair kronikleşmiş sorunları anlattı.

 “SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİMİZDE DE KAYIT DIŞI İSTİHDAM VAR”

Sosyal Güvenlik Uzmanı Ali Tezel, kayıt dışı istihdama dikkat çekerek, “Vergi sisteminde nasıl kayıt dışılık varsa, sosyal güvenlik sistemimizde de kayıt dışı istihdam var. Özellikle de yabancı uyruklular konusunda ciddi bir kayıt dışı istihdam var. Yurt dışından kaçak yollarla ülkemize giren veya mülteci statüsüyle korunma altına alınan kişilere sosyal güvenlik yapılamadığı için özellikle de inşaat ve hizmet sektöründe kayıt dışı çalışıyorlar. Bu da Sosyal Güvenlik Kurumumuzun prim gelirlerini azaltıyor. O yüzden vergi sisteminde olduğu kadar kayıt dışılık, sosyal güvenlik sisteminde de çok önemli. Sosyal güvenlikte 3 tür kayıt dışılık vardır. Birincisi, tam kayıt dışılık. Yani hiç sigorta yapmama olarak anlaşılabilir. İkincisi, günden kaçırma. Yani bir çalışan 30 gün çalıştığı halde 5gün, 10 gün gösterme. Üçüncüsü de, gerçek kazançtan kaçırma. Mesela bir çalışanın asıl kazancı 40 bin TL ama sigortası 20 bin TL üzerinden SGK’ya prim ödeme” ifadelerini kullandı.

 “ASIL NEDENİ EKONOMİK KRİZDİR”

Sosyal güvenlik sistemindeki temel sorunları anlatan Ali Tezel, “Sosyal güvenlik konusunda Türkiye’de en çok karşılaştığımız şey gerçek kazançtan kaçırma meselesidir. Burada işçi ve işveren arasında bir koordinasyon var. Çoğu çalışan aldığı ücretten vergi kesilsin, sigorta primi tam kesilsin istemiyor. Bunun asıl nedeni ekonomik krizdir. Vatandaş giderlerini tam manada karşılayamadığı için vergi ve sigorta priminden kaçınıyor. Ancak bu aslında çalışanların daha çok aleyhine bir durum çünkü ileride alınacak emekli maaşı düşük oluyor. SGK’ya aylık ne kadar kazanç bildiriliyorsa emekli maaşı da o kazanç üzerinden belirleniyor. Bu durum ülkemizde 6 milyon emeklinin ayda neden 10 bin TL maaş aldığını gösteriyor. Devletimiz de bu noktada çalışanın maaşından aldığı vergi ve sigorta priminden vazgeçme gibi bir niyeti yok. O yüzden hem çalışan hem de işveren sigorta primi ve vergiden kaçınmak istiyor” şeklinde konuştu. 

Katlamalı Yeni Vergi Geliyor: Köyde Ev Kıyıda Yazlığı Olan Yandı Katlamalı Yeni Vergi Geliyor: Köyde Ev Kıyıda Yazlığı Olan Yandı

 “TÜRKİYE’DEKİ İŞLETMELERİN SADECE YÜZDE 3’Ü DENETLENEBİLİYOR”

Sosyal güvenlik sistemindeki çıkmazı işaret eden Tezel, “Devlet sosyal güvenlik primi olarak bir çalışanın kazancından yüzde 15 kesinti yapıyor ve işverenin de yüzde 20 gibi bir katkısı oluyor. Yani aylık 100 bin TL maaş alan bir çalışanın 35 bin TL’lik sosyal güvenlik prim ödemesi oluyor. Çok yüksek bir oran, Avrupa’da çalışandan kesilen oran yüzde 8.  Yüzde 35’lik sosyal güvenlik primi olayı sosyal güvenlikte kayıt dışılığı ortaya çıkartıyor. Dolayısıyla da devletin aldığı vergi düşüyor ve çalışanın emekli aylığı azalıyor. Peki, Türkiye’de neden böyle bir durum var? İlk nedeni zaten söyledik 3’te 1 oranındaki primin çok yüksek olması. İkinci nedeni ise denetim oranın yüzde 3 gibi çok düşük bir oranda kalması. Türkiye’deki işletmelerin sadece yüzde 3’ü denetlenebiliyor” değerlendirmesinde bulundu.

 “BU SİSTEM BÖYLE YÜRÜMEZ”

Ali Tezel, “Bu çarpık sistemden en çok da şimdinin çalışanı, geleceğin emeklisi olan vatandaşımız zarar görüyor. 2008 yılında ‘Sosyal Güvenlik Reformu’ adı altında çıkartılan 5510 sayılı kanunla Türkiye’deki emeklilerin daha az maaş almasını sağlayacak bir sistem geliştirdiler. Bütün aylık bağlama oranlarını düşürdüler. 2008 yılında çıkartılan kanun olmasa şimdi 10 bin TL alan emekli aslında 26 bin TL alacaktı. Bu sistem emekliden her ay 16 bin TL çalıyor. Dolayısıyla da emeklinin milli gelirden aldığı pay her yıl azalıyor. Ancak bu sistem böyle yürümez. İlerde insanlar sosyal güvenlik sisteminden kopacak. İlerde az emekli maaşı alacak olan çalışan maaşından sigorta primi kesilmesin diye kayıt dışı istihdama yönelecek. Devletimiz kendi vatandaşındansa sermayeye yatırım yapmayı tercih ediyor. Bunun acilen son bulması lazım” dedi.

 “BAKKAL ÇIRAĞI BAKKALDAN DAHA FAZLA VERGİ ÖDÜYOR”

“Sosyal güvenlik sisteminin ve dolayısıyla da ekonominin düzelmesi için öncelikle aylık bağlama oranlarının düzeltilmesi lazım ve sosyal güvenlik primlerinin yüzde 35’ten daha düşük seviyelere indirilmesi lazım” diyen Tezel, “İnsanımız yavaş yavaş sosyal güvenlik sisteminden kaçıyor. 3 milyon işverenin ödediği vergi tüm çalışanların ödediği vergiden daha az. Yani bir bakkal çırağı bakkaldan daha fazla vergi ödüyor. Türkiye ekonomisi büyük oranda çalışana ve emeklilere yükleniyor. İşveren cephesinde de büyük bir vergi yükü var. Ancak dediğimiz gibi kümeste olan işveren yolunuyor. Kümesin dışında olan kayıt dışı istihdam ile yürüyen işveren de sermayesine sermaye katıyor” diye konuştu.

Kaynak: Milli Gazete / Onur Şehmus Şahin