İPA: İstanbul’da Yaşamanın Maliyeti 3,7 Asgari Ücrete Denk İPA: İstanbul’da Yaşamanın Maliyeti 3,7 Asgari Ücrete Denk

Ekonomist Dr. Mahfi Eğilmez, "Enflasyon neden düşmüyor?" sorusunu yanıtladı. Ekonominin bir bilim olduğunu savunan Eğilmez, teknik ayrıntılarının siyasetten bağımsız olarak ele alınması gerektiğini ifade etti. Siyaset ve ekonominin karıştırılmamasını vurgulayan Eğilmez, "Bizim gibi ülkelerde ise siyaset bu teknik konulara karıştığı, bilimin tersine adımlar atılmasına yol açtığı için enflasyon sorunu çözülememektedir" dedi.

Ekonomist Dr. Mahfi Eğilmez, ekonominin teknik ayrıntılarının siyasetten bağımsız olarak ele alınması gerektiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bu prensibe uyulması sayesinde Merkez Bankalarının enflasyonu düşürme konusunda başarılı olduğunu vurguladı. Eğilmez, "Enflasyon neden düşmüyor?" sorusuna yanıt verirken, siyasetin ekonomideki teknik konulara müdahale etmemesi gerektiğini bir kez daha yineledi.

EKONOMİ VE SİYASETİN AYRILMAZ İLİŞKİSİ

Dr. Mahfi Eğilmez, kendi adını taşıyan blogunda kaleme aldığı "Ekonomi ile Siyaset İlişkisi" başlıklı yazısında, ekonomi ve siyasetin tarih boyunca iç içe olduğunu belirtti. Eğilmez, ekonomik faaliyetlerin, insanlık tarihi kadar eski bir geçmişe dayandığını ve tüketim, tasarruf ve üretim gibi temel unsurların bu dönemde bile var olduğunu dile getirdi. Aynı şekilde, siyasetin de kabile şefleri aracılığıyla başladığını ve ekonomi ile siyasetin bu dönemde bile iç içe olduğunu ifade etti.

'BİLİMİN TERSİNE ADIMLAR ATILMASI ENFLASYON SORUNU ÇÖZÜLEMEMEKTE'

Eğilmez, "Gelişmiş ülkelerde siyaset, teknik konulara karışmadığı için Merkez Bankaları enflasyonla mücadele gibi teknik ağırlığı yoğun bir konuda bilime uygun davranarak enflasyonu düşürmeyi başarabilmektedir. Bizim gibi ülkelerde ise siyaset bu teknik konulara karıştığı, bilimin tersine adımlar atılmasına yol açtığı için enflasyon sorunu çözülememektedir" ifadelerini kullandı.

Hayatımız İş: Dr. Mahfi Eğilmez - Harvard Business Review TürkiyeEkonomist Mahfi Eğilmez

Eğilmez, 18. yüzyılda Adam Smith'in ekonomiyi bir bilim dalı olarak formüle etmesiyle birlikte bu iç içe yapının devam ettiğini, ancak klasik iktisatçıların ekonomiyi siyasal ekonomi olarak adlandırdığını belirtti. Bu dönemde ekonominin siyasetle iç içe görüldüğünü, çünkü kararları siyasetçilerin aldığını ifade eden Eğilmez, bu yaklaşımın Alfred Marshall ile değiştiğini söyledi. Marshall, iktisadın ekonomik sorunları tespit etmek ve çözümler önermekle sınırlı olduğunu savunarak, bilimin adını siyasal ekonomiden yalnızca ekonomiye çevirdi.

SİYASAL EKONOMİ VE ORTODOKS EKONOMİ YAKLAŞIMI

Dr. Eğilmez, Marshall'dan sonra da bazı iktisatçılar tarafından siyasal ekonomi ifadesinin kullanılmaya devam ettiğini, özellikle Marksistlerin bu başlığı benimsediğini belirtti. Bu ayrımın, ortodoks (ana akım) ekonomi yaklaşımı ile heterodoks ekonomi yaklaşımı arasındaki en önemli ayrım olduğunu vurgulayan Eğilmez, ortodoks ekonomi yaklaşımının mevcut ekonomik sistemi evrensel bir sistem olarak kabul ettiğini, heterodoks yaklaşımın ise bu sistemin ideolojik olduğunu savunduğunu söyledi.

Eğilmez, ideolojinin değişmesi durumunda ekonomi biliminin devam edeceğini ve bu nedenle ekonominin siyasal ekonomi olarak adlandırılması gerektiğini belirtti. "Ekonomi, içinde bulunduğu siyasal ortama, ideolojiye göre şekil alır. Bu, ekonominin ideolojiye ya da siyasete bağlı bir bilim haline gelmesine neden olur" diyen Eğilmez, ekonomi ve siyasetin birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini vurguladı.

SİYASET TEKNİK AYRINTILARA KARIŞMAMALI

Dr. Eğilmez, siyasetin ekonomide teknik ayrıntılara karışmaması gerektiğini belirterek, Merkez Bankalarına enflasyonun düşürülmesi talimatı verilebileceğini, ancak bunun ötesine geçilmemesi gerektiğini ifade etti. "Gelişmiş ülkelerde siyaset, teknik konulara karışmadığı için Merkez Bankaları enflasyonla mücadelede başarılı olabiliyor" diyen Eğilmez, Türkiye gibi ülkelerde ise siyasetin teknik konulara müdahale ettiğini ve bu nedenle enflasyon sorununun çözülemediğini savundu.

Editör: Ahmet Kacır