Tasarrufu Ezip Geçtiler: Araç Saltanatı İle Hem Asfaltı Hem Bütçeyi Ağlattılar Tasarrufu Ezip Geçtiler: Araç Saltanatı İle Hem Asfaltı Hem Bütçeyi Ağlattılar

Para Analiz Yazarı Çetin Ünsalan  ''Fitreden kur deşifresi…’' başlıklı yazısında şunları yazdı:  Ramazan Ayı içerisinde verilen fitre miktarında asgari oran her yıl Diyanet İşleri tarafından açıklanır. Rakam bu yıl da açıklandı ve 130 TL olarak duyuruldu. Bunun üzerine Tüketici Birliği Federasyonu, Başkan Mehmet Bülent Deniz nezdinde bir açıklama yaptı ve hesabı sorguladı.

Öncelikle Federasyonu’nun açıklamasını ve sorusunu, ardından da bendeki yanıtı ortaya koyayım. 14 Mart 2024 tarihli açıklama şöyle:

“…Diyanet İşleri Başkanlığı, 2024 Ramazan ayı için verilecek fitre miktarını 130,00 TL. olarak açıkladı. Fitre bedeli, geçtiğimiz yıl Ramazan ayı için 70,00 TL. idi.

Buna göre fitre bedelinde bir yıllık artış yüzde 85,71 olmuştur.

Geçtiğimiz yıl Ramazan ayının birinci günü olan 23.03.2023 tarihindeki TCMB USD efektif satış kuru 19,08 TL. olup 70,00 TL’lık fitre bedeli 3,66 USD’ye denk gelmektedir.

Bu yıl Ramazan ayının birinci günü olan 11.03.2024 tarihindeki TCMB Efektif satış kuru olan 32,04 TL. dikkate alındığında, 130,00 TL’lık fitre bedeli 4,05 USD yapmaktadır…”

Elbette bu hesapta bir yanlışlık olduğunu düşünüyorlar. Çünkü dolar bazında enflasyon farkı koymanıza gerek yoktur. Yeniden değerlemeye de tabi tutmanız gerekmez. Bu nedenle biz ülke ya da şirket gelir / giderini hesaplarken, salt TL maliyetlere ya da cirolara bakmayız.

Dolar bazında karşılaştırma her şeyi ortaya koyar. Zaten tüketicinin aklını karıştıran nokta da bu oluyor. Bir yıl önce 3,66 dolarlık fitrenin bugünkü kurdan değeri 117 TL ediyor. O zaman da nedenini soruyorlar. Çok haklılar.

Elbette herkesin gücü oranında daha fazla vermesi ile ilgili bir sıkıntı yok. Bunun minimum oranlar olduğunu hatırlatırım. Ortadaki meseleyi sadece iktisadi bir deşifre üzerinden okuyoruz, işin insaniyet ya da inançsal kısma başkalarının uzmanlık alanı.

O zaman hemen tüketicimize bir sağlama yapalım. Çünkü ortaya koydukları soru, kurun gerçek değerini de kendiliğinden deşifre etmiş oluyor. Diyanet meseleyi dolar bazında zam yaparak açıklamış olabilir, ama az önce ifade ettiğim gibi buna gerek yok.

Ne zaman gerek yok? Şayet dolar kurunuz para biriminiz karşısında gerçek değerindeyse. Şayet dolar bazında fitreye zam yaptıysanız, arada da fark varsa şu an olması gereken minimum kuru da itiraf etmiş olursunuz.

Bu hesapla baktığınızda 130 TL fitreyi taban sınırı, geçen seneki 3,66’dan hesaplandığında kur 35,5 TL yapar. Böylece TL / dolar kurundaki taban değer de Diyanet İşleri’nin tavsiye ettiği fitre hesabından ortaya çıkmış olur.

Bunun üzeri var mı? Açıklanan enflasyon oranına kimse inanmadığına ve yaşadığı da çok daha yüksek olduğuna göre var. Ama bundan aşağısı yok demektir. Çünkü 70 TL’ye yüzde 67 enflasyon farkı koyarsanız da rakam sadece 104 TL oluyor. Demek ki enflasyon oranı da gerçek değil.

Geçen sene 4 kişilik bir ailenin sağlıklı beslenebilmesi için Ramazan’da 34 bin TL harcaması gerektiğini söyleyen, bu sene Sağlık Bakanlığı’nın hesabıyla 31 bin TL’ye ihtiyacı olan iki öğün beslenme bedelleri ve fitre hesabı üzerinden soralım.

Sizce insanları fakirliğe mahkum etmek ve rakamları gerçek açıklamadığınız için, daha az maaş zammı verip, alacağı ürünlere ekstra zamlar yaparak cebindeki parayı eritmek de kul hakkına girmez mi?

Bunun yanıtını din alimleri versin. Ama işin iktisadi tarafı fitre hesabından deşifresiyle şunu söylüyor: Dolar / TL kuru, en az 35,5…

[email protected]