- YAȘADIĞIMIZ - ÇAĞIN - ÖZETİ- BİR- HİKAYE - İLE - GELDİM - BU -HAFTA - 


 

Rahmân ve rahîm olan Allah'ın adıyla.

Allah'a hamd Resulün'e sâlât ve selâm olsun.

Allah'ın rahmeti bereketi mağfireti daima yardımı üzerinize olsun.

"Sübhaneke lâ ilmelenâ illâ ma âllemtenâ inneke entel âlimul hakîm."

• "Ve ahiru davana enil hamdulillahi rabbil alemiyn.. Gâle Rabbin surni bime kezzabun..

" Bugün Filistin Gazze de yaşananlara ve sessiz islam alemine bakıyorum, bakıyorum, 

- anlam veremiyorum diyordum sonra geçmişten günümüze kadar söylenip gelen bir 

- hikayeyi hatırıma getirdi mevlam ve dedim işte cevabın Kablel ibret al alabilirsen. 

- Hepimizin ve ümmeti Muhammed'in ibret alması için dua edelim ve hikayemize başlayalım. 

BU ÇEŞMEDEN MÜSLÜMANA SU İÇMEK HARAM!

" İbretlerle dolu. Osmanlı döneminde yaşanan ve hayır olarak yapılan çeşmeden, 

" Müslümanların su içmesinin yasaklandığı. Tabi bu hikâye ile hayır sahibinin, 

- Müslümanların tepkisizliğini dile getirmeye çalıştığını görüyoruz. 

" Bugün yaşadıklarımıza da ışık olacak bu meşhur hikâyeyi iyi okuyup anlayalım ve herkese anlatalım insaallah. 

" Vaktiyle Bursa’da bir Müslüman, eski adı “Yahudilik Yolağzı”, bugünkü adı Arap Şükrü 

- olarak bilinen muhitte bir çeşme yaptırmış ve başına da şöyle bir kitabe ekletmiş:

“Her kula helâl, Müslüman’a haram!”

Bursa o dönemde Osmanlı’nın payitahtı. 

- Bu kitabe ile Osmanlı karışmış, bu nasıl fitnedir diye.

- Kitabeyi görenler, olayı kadıya şikâyet etmişler. 

"Çeşmeyi yaptıran adam yaka-paça yakalanıp kadının huzuruna getirilmiş. Kadının huzurunda herkes:

“Bu nasıl fitnedir, dini İslâm, ahalisi Müslüman olan koca devlette sen kalk, hayrattır, sebildir 

- diye çeşme yap, ama suyunu Müslüman’a yasakla!

 Bu olacak iş midir, nedir sebebi, aklını mı yitirdin?..” diye çıkışmışlar adama.

- Çeşmeyi yaptıran adam: “Müsaade buyurun, yaptığın işin bir sebebi vardır, lâkin ispat ister, delil şarttır.

“Ne delili, ne ispatı? Sen fitne çıkardın, Müslüman ahalinin huzurunu kaçırdın, katlin vâciptir!” demiş. 

Demiş ama, bir yandan da bu kitabenin böyle yazılmasını merak edermiş.

 Kadı:“Nedir bu yazıyı yazmandaki gerekçen?” diye sormuş. 

" Adam:Bunu bir tek Sultan’a söylerim.” diye cevap verince, ortalık iyice karışmış. 

- Olay Sultan’ın kulağına gitmiş, adam derhal yaka paça Sultan’ın huzuruna çıkarılmak üzere saraya götürülmüş.

" Padişah da olayı duyunca sinirlenmiş ama, bir yandan da  meraklanırmış neden böyle bir kitabe astı diye. 

" Adama dönerek:“De bakalım ne diyeceksen. Bu nasıl iştir ki, hem sebil çeşme yaptırırsın, 

- hem de her kula helâl, Müslüman’a haram yazarsın?” Nedir bunun sebebi. 

" Adam, başı önünde konuşmaya başlar ve şöyle der:“Delilim vardır, Sultanım lâkin ispat ister.”

“Ya dediğin gibi delilin sağlam değilse?”

“O zaman boynum kıldan incedir. 

Vereceğiniz hükme razıyım Sultanım” der. 

Sultan: “Söyle bakalım nedir delilin seni dinliyorum”

Çeşmeyi yaptıran adam:“Sultanım, herhangi bir havradan (sinagog) rastgele bir hahamı 

- hiçbir gerekçe olmadan yaka-paça tutuklayın ve bir hafta onu tutuklu olarak tutun.

" Bakın neler olacak.” 

Adamın dediği yapılmış. 

Bütün azınlıklar bir araya gelmiş, birlik olmuş, başlarında Musevîler,

 “Ne oluyor, bu ne zulüm? Bizim din adamımızı neden tutukladınız.

" Biz ona kefiliz, ne gerekirse söyleyin yapalım, o masumdur, gerekirse kefalet ödeyelim.” 

" Çevre ülkelerden bile elçiler gelmiş, elçiler mektup üstüne mektup getirmiş. 

"Bir hafta dolunca, Çeşmeyi yaptıran adam:“Sultanım, artık bırakmak zamanıdır” demiş.

" Haham serbest bırakılmış. Musevîler ve azınlıklar mutlu olmuşlar. 

Bu sefer Sultana teşekkür ederek, Ona hediyeler sunmuşlar.

"Haham serbest kaldıktan sonra Çeşmeyi yaptıran şahıs,

 “Aynı işi herhangi bir kiliseden herhangi bir papaz için yaptırınız Sultanım” demiş. 

Aynı şekilde bir papaz derdest edilip yaka-paça alınmış Pazar ayininden. 

" Bu kez aynı tepkiler papaz için verilmeye başlanmış. Hatta tepkiler bir öncekinden daha da artmış. 

" Bir haftalık süre dolunca Papaz da serbest bırakılmış. 

"Azınlıkların mutluluk ve sevinç gösterileri daha bir fazlalaşmış, teşekkürler, şükranlar ve sevgi gösterileri birbirine karışmış.

" Din adamlarına kavuşmanın mutluluğuyla daha birbirlerine sarılmışlar.

"Sultan: “Adama dönerek bitti mi?” diye sormuş. 

" Adam:“Sultanım son bir iş kaldı, onu da yapalım sonra hüküm zamanıdır” demiş. 

"Sultan:“Şimdi nedir isteğin?” Çeşmeyi yaptıran adam son isteğimde:

“Efendim, payitahtımız Bursa’nın en sevilen, âlimini, hocasını alınız minberinden.” Adamın son arzusunu da yerine getirmişler. 

" Ulu Cami imamını Cuma hutbesinin ortasında almışlar, yaka-paça götürmüşler. 

" Hoca hutbe esnasında götürülürken hiçbir  Allah’ın kulu çıkıp da, “neler oluyor, siz ne yapıyorsunuz? 

"Hiç olmazsa hutbe bitene kadar bekleseydiniz”, gibi tek bir kelâm etmemiş, ne 

- imamın peşinden giden olmuş, ne de imamı arayan-soran kimse olmamış. 

" Aradan bir hafta geçmesine rağmen, “Nerde bizim imamız” diye gelen-giden hiç kimse olmamış.

" Halk hâlinden gayet memnun. Bu arada da bir dedikodu almış başını gidiyor, geçen hafta 

- tutuklanan koca âlim hoca için:“Biz de onu adam bilirdik, onu hoca bellemiştik.”

“Kim bilir ne suç işledi de böyle yaka paça tevkif edildi!”

“Vah vaah!.. Acırım arkasında kıldığım namazlara.

” gibi arkasından sözler söylenmeye başlamış.

"Padişah, kadı ve çeşmeyi yaptıran adam izliyorlarmış olup-bitenleri. 

" Sonunda Padişah çeşmeyi yaptırana sormuş:- “Eee, ne olacak şimdi?”  

"Adam:“Şimdi hocayı serbest bırakma zamanıdır sultanım. 

" Bir de kendisinden özür dileyip helâllik almak lâzımdır.

” Padişah; “Haklısın” demiş. Padişah denilenin yapılması için emir buyurmuş ve çeşmeyi yaptıran adama dönmüş. 

Adam başı önünde konuşmuş:“Ey büyük Sultanım, şimdi siz irade buyurunuz lütfen, böyle Müslümanlara su helâl edilir mi?

”Sultan acı acı tebessüm etmiş ve şunu söylemiş:“Bırak suyu, hava bile haram,. 

Kıssadan hisse çıkaralım mı hep beraber? ozaman soruyorum herkese? 

" ya şimdi hava, su hatta yaşamak bile haram değil mi Bizlere? 

Huzuru mahşerde, Bırakın komşu aç iken tok yatan bizden değildir diyen Peygamber 

- efendimizi (aleyhislam) melekler bile bize buğz edecekler. 

Çünkü hiçbir şekilde Müslümanlar birbirine sahip çıkmıyor. 

"Hatta düşmüş birisini görünce bir tekmede o atıyor menfaatlerin dünyası ve Müslümanı olduk, Maalesef.

• Üstad Necip Fazıl'ın şu dizelerini içimizden tekrar edip ibret almalıyız .. .. 

• Ya İslam'la yükselir, ya inkarla çürürsün, bu yol mezarda bitmiyor, gittiğinde görürsün.


 

     .. Selam ve dua ile..                   

                                     Fİ_ EMANİLLAH _ 

        ...... Kablel-Vuku.....

 • "...Rabbişrah-li sadri. Ve yessir li emri. 

• Vahlul ukdeten min lisäni. Yefkahů kavli." Allahümme- Âmin...