ÇANAKKALE İÇİNDE BİR ALAY NANKÖR

Dünyayı kimler ifsat diyor, diye bir soru sorulsa, ilk sırada İsrailoğulları akla gelir. Bunu Kur’an’ı Kerim’de de okuyoruz. Mesela, İsra Suresi 4.Ayet’te dünyayı kaç kere ifsat ettikleri açıklanır. İsrailoğulları’nın “Siyonist kafalı” olanları bunlar. Bu Siyonistler kendilerini defalarca büyük felaketlerden kurtarmış olan Müslümanlara bile nankörce davranmaktan asla çekinmezler.

Ceddimiz Osmanlı bunları büyük felaketlerden, hem de kaç kere kurtarmışlardı.  Sadece iki örneğini yazalım.

Birinci örneğimiz:

15.Yüzyıl’ın sonları, 16.Yüzyıl’ın başları idi.

Avrupa’da, özellikle İspanya ve Portekiz’de engizisyon zulümleri had safhaya çıkmıştı. Endülüs Müslümanlarına zulmediyorlar, katlediyorlar, kan döküyorlar, diri diri yakıyorlardı. Sadece Müslümanlara değil, Yahudilere de benzer zulümleri yapıyorlardı. Zalimler Yahudilere de ültimatom vermişlerdi. Bir süre tanımışlar, “bu süre içinde ülkeyi terk etmezseniz hepinizi öldüreceğiz” diyorlardı. Gelin görün ki, hiçbir ülke onları kabul etmiyordu. Tarihten silinmekle karşı karşıya idiler. Osmanlı Sultanı 2.Bayezid Han imdatlarına yetişti. Kaptanı Derya Kemal Reis’i görevlendirerek yüzbinlerce Yahudi’yi kurtarıp kendi topraklarına yerleştirmiş, yüzyıllar boyunca da refah içinde yaşamalarını sağlamıştı.

İkinci örneğimiz:

1880 yılıydı. Bu ifsatçı Siyonistler, öldürülen Rus Çarı 2.Aleksandr’a suikast düzenlemekten sorumlu bulunmuşlar ve yüzbinlerce İsrailoğlu sınır dışına atılmıştı. Onlar da Osmanlı’ya sığınarak hayatlarını kurtarmışlardı. Sultan 2. Abdülhamid Han da onları, dostluk ilişkilerini de kullanarak Avrupa ve Amrika’ya yerleştirmek sureti ile kurtarmıştı. Sadece Amerika’ya gönderdiği İsrailoğlu sayısı 135 bin olarak kayıtlarda mevcuttur. Bugün Amerika’da oluşturdukları Siyonist lobinin insan kaynağı bu olaya dayanır.

Bunlar ve daha başka örneklerden de anlıyoruz ki, bu İsrailoğullarını dedem Osmanlı defalarca yok olmaktan kurtarmıştır. Ama ne acıdır ki, ne büyük nankörlüktür ki, bunlar palazlanmaya başladıkları anda, Osmanlı’ya karşı tecavüzlere başlamışlar, gönüllü savaşa katılmışlardır. Hem de Osmanlı’nın en kritik savunma savaşı olan Çanakkale Cephesi’nde.

Bugün 109.ncu zafer yılını kutladığımız Çanakkale cephesinde, Osmanlı’ya karşı savaşan birliklerin başkumandanı İngiliz General Ian Hamilton, “Hamilton’un Günlüğü” adıyla yayımlanan hatıralarında savaş öncesinde şunları kaydediyor:

“Yahudilerden faydalanacağımıza inandım. Onları kendi çıkarlarımız için kullanıp, Yahudi gazetecilerin ve bankerlerin çabalarını sağlayabiliriz. Yahudi gazeteler bizim davamıza hizmet eder, Yahudi bankerler de kesemize para yağdırır”

Nankörlük yalnız para ve propaganda seviyesinde kalmamış, kendi askerlerinden oluşturdukları “Siyon Katır Birliği” isimli bir alayı da Çanakkale’ye göndermişler ve kurtarıcıları Osmanlı’ya karşı düşman cephesinde fiilen savaşa girmişlerdir.

Bu savaş aslında bu nankörlerin devlet kurmalarına imkan verecek olan bir savaştır. Çanakkale’de Mehmetçiği doğrayan cephaneleri ve düşmanı besleyen ikmal maddelerini cephe içinde nakleden birlik, işte bu Siyonist askeri birliktir. Böylece tarihte bu onların fiilen girdikleri ilk savaş, nankörlük şahikası olan bu savaştır. 1916 yılında bu savaşın meyvesi olarak İngilizlerin Balfor Deklerasyonu’na “devlet kurma” emellerini yazdırmışlardır.  

İlan ettikleri devlet aslında kurtarıcıları olan Osmanlı toprağı içindedir. Katliama tabi tuttukları Filisitin’li Müslümanlar da Osmanlı torunlarıdır.

İsrailoğullarının sınırsız savaş suçları işleyerek katliama tabi tuttukları Osmanlı torunları içinden çıkmış ve bir Osmanlı İlim adamı ve kumandanı olan İzzettin el Kassam adına ve hatırasına kurulmuş bulunan direniş örgütü tugayları da Osmanlı ruhunu temsil etmektedirler. Çanakkale’de Mehmetçikler nasıl kıt imkanlarla ağır bedeller ödeyerek şahlanıp, Allah’ın yardımına müstehak olup destanlar yazdılarsa; inanıyoruz ki El Kassam Tugayları da bütün olumsuz şartlara rağmen ve ağır bedeller ödeyerek Allah’ın yardımını almaktadırlar.

İnançlı halkımız kendilerine dua ve yardımlarını gönderiyor, işin sonunda zafer kazanacaklarına inanıyor. İnşaallah İsra Suresi 7 ve 8 Ayetler onlar eliyle gerçekleşecektir.

Çanakkale zaferimize eş bir zafer kazanacaklardır inşallah.

Tarihin en büyük nankör ve ifsatçıları da hakettikleri dersi almış olacaklardır.

YA İLAHİ

Mücahitlere zafer kazandıracak

Ancak ve yalnız Sen’in nusretindir.

Ellerimizi açtık duadayız bak,

Nusret indir ya İlahi, nusret indir…

Ekrem Şama

...