Gazze’deki soykırıma rağmen İsrail ile sürdürülen ticaret konusunda yapılan resmi açıklamaları yine resmi veriler çürütüyor. Ticaret Bakanı’nın ‘Giderek azalıyor’ dediği ihracat martta 436 milyon dolara fırladı. Gazze’de soykırımın başladığı ekim ayından bu yana en yüksek ihracatın Türkiye’de seçimin olduğu ayda gerçekleşmiş olması dikkat çekti.

Gazze’de ekim ayından bu yana İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı 32 bini aştı. Güney Afrika Netanyahu yönetimine Uluslararası Adalet Divanı’nda dava açarken, Malezya limanlarını kapatırken Ankara’nın tepkisini söylem boyutunda tutup üstüne ticareti sürdürmesi kamuoyunda büyük rahatsızlık yarattı. Tepkiler artınca Ticaret Bakanı Bolat, kamunun bu süreçte olmadığını savundu, İsrail’le ticaretin de yüzde 33 daraldığını söyledi.

SEÇİMDE VERİLEN MESAJLARA RAĞMEN MARTTA PATLAMA OLDU

Karar'dan İbrahim Kahveci'nin haberine göre, Ancak Varlık Fonu bünyesindeki Eti Maden’in İsrail’de orduya da hizmet veren şirkete bor madeni sattığını belgeler ortaya koydu. ‘Gemiler azalıyor’ iddiasını da Ticaret Bakanlığı’nın verileri çürüttü. Buna göre Gazze’de saldırıların başladığı ekim ayından bu yana en yüksek ihracat geçen ay yapıldı. Ekimden sonra Türkiye’nin İsrail’e ihracatı aylık ortalama 373 milyon dolar seviyesindeyken martta bu rakam 436.9 milyon dolara yükseldi.

İnsanlık Sınavı: Netanyahu’nun Kabadayı Devlet’ Yönetimine Karşı En Ciddi Duruş Oldu İnsanlık Sınavı: Netanyahu’nun Kabadayı Devlet’ Yönetimine Karşı En Ciddi Duruş Oldu

sijofdfs.jpg

05kr04grafik1.jpg
05kr04grafik.jpg

Ticaret Bakanlığı verilerine göre, mart ayında İsrail’e olan ihracatımız 436,9 milyon dolara yükseldi.


Filistin’e saldırı sonrası İsrail’e ihracatımız aylık ortalama 373,6 milyon dolar seviyesindeydi. Şubat ayında 422,2 milyon dolara yükselen ihracatımız mart ayında saldırı sonrasının rekorunu kırarak 436,9 milyon dolara çıktı.

İsrail’e ihracatımız:

Eylül 2023’de 499,1 milyon dolardı.

Ekim 2023’de 347,9 milyon dolara geriledi

Kasım 2023’de ise 319,7 milyon dolar ile en düşük seviye görüldü.

Aralık ayında İsrail’e ihracatımız yeniden yüzde 35 artışla 429,2 milyon dolara geldi.


Ocak 2024’de 349,7 milyon dolar olan ihracat şubat ayında yeniden yüzde 20 artışla 422,2 milyon dolara ulaştı.

Ve Mart 2024 Türkiye’de yerel seçimlerin olduğu ay… İsrail’e olan ihracatımız 436,9 milyon dolara ulaşarak soykırım sonrası rekor kırdı.


***

Soykırım öncesi 6 ayda İsrail’e yapılan ihracatımız 2 milyar 784 milyon dolardan soykırım esnasında 2 milyar 305 milyon dolara düştü.

Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın “İsrail ile ticaret yüzde 33 daraldı” söylemine karşılık ticaretin 6 aylık daralmasının sadece yüzde 17,2 olduğu anlaşılıyor.


Kısacası İsrail ile ticaret ilk 2 ay hız kesmiş olmasına rağmen sonrasında giderek artan bir yükselişle seyrini devam ettiriyor.

Oysa Mart 2024 Yerel Seçimlerinde “Bize verilen oylara Gazzeliler sevinecek” diyordu AK Partili seçimliler.

Ve geldiğimiz nokta itibari ile Mart 2024’de soykırım esnasında İsrail’e olan ihracat rekor kırıyor.

Siyonist Müslümanlık!


FATURA ÇOK AMA ÇOK BÜYÜK OLACAK

Tam beklediğim gibi…

Yok yok seçimler değil, dış ticaret verileri.

İhracatımız aralık sonrası yenden 22 milyar doların üzerine çıktı. Böylece yıllık ihracatımız 257,8 milyar dolara düştü! Evet düştü, çünkü şubat ayında yıllık ihracatımız 258,7 milyar dolardı.

Ya ithalatımız!

İşte orada da rakamlar ilginç. Ağustos 2023 sonrası aylık ithalat yeniden ilk kez 30 milyar doların üzerine çıktı.

Ve böylece ne oldu?

12 aylık dış ticaret dengesi -92,2 milyar dolar


12 aylık altın ve enerji hariç dış ticaret dengesi -29,4 milyar dolar.

Buralarda aylık bozulmaya rağmen yıllık verilerde küçük iyileşmeler var. Lakin asıl madde: Tüketim malı ithalatı 4 milyar 636 milyon dolar…

Oysa ocak ve şubat aylarında tüketim malı ithalatı 3,3 milyar dolardı. Kısaca iyileşme olmadığı gibi, kötüleşme var.

Bu ne anlama geliyor?

Hemen eski yazılarımdan hatırlatayım: “AK Parti bir zenginler partisidir.” Hatta “açgözlü zenginler partisi” de diyebiliriz.

AK Parti ve Mehmet Şimşek KÖİ zenginlerinden kısıntıya gidemez. Onlar kazanmaya ve tüketmeye ettikçe tüketim malı ithalatı istenen seviyeye gerilemiyor.

O zaman ne olacak? Elbette dar gelirlinin boğazı daha fazla sıkılacak. Faiz artacak, zamlar yapılacak, vergi ve cezalar gelecek böylece faturayı dar gelirli ödeyecek.


Ama işin asıl pozisyonu şu: Kemer sıkma politikasında işini kaybedecekler listesinde de bu dar gelirliler yer alıyor.

Faiz artıyor ama tüketim malı ithalatı azalmıyorsa ben bundan korkarım. Hatta çok korkarım… 3-4 milyon kişi işin kaybedecek derken ne demek istediğimi şimdi anlatabildim mi?

Grafik aslında net gösteriyor: Onca faiz artırımına rağmen dış denge bırakın düzelmeyi, hala bozulmaya devam ediyor. Oysa tüketim malı ithalatı ile altın ve enerji hariç dış denge sıfırlanması gerekiyor. Şu anda bu makas 80 milyar dolar bozuk halde…
Durum ciddi…